Bu oyun yıllar geçse bile hayatımda oynadığım en iyi aksiyon oyunlarından biri olacak orası kesin. Grafikler desen çok iyi, taktik yapabilme özgürlüğü desen var. Bu oyun çok fazla oynanmak için yapılmış o bariz belli. Hikayesi bildiğin Resident Evil kalitesinde sığ ama sıkmıyor. Oyunun şöyle farklı bir tarafı var ki kesinlikle Resident Evil: 2,3,7 yada 8 gibi değil. Evet, Resident Evil oyunu oynuyorum hissini veriyor ama tam da vermiyor. Garip bir oyun bu Resident Evil 4. Oyun Korku-hayatta kalmadan çok aksiyon-hayatta kalma oyunu. Bu yönünü sevdim ama Resident Evil 2 Remake deki gibi; o diken üstünde tutan, eşyalarını idareli kullandığın ve bunun verdiği zevk ve hissi vermiyor bu oyun. Daha çok aksiyondan zevk alıyorsun bu oyunda. Oyun mükemmel bir remake ve kesinlikle bu oyunu satın alıp oynamanızı tavsiye ediyorum.
Oyun adında da olduğu gibi kısa olmasına rağmen çok iyi bir yolculuk hikayesi anlatıyor. Mekanikler basit ve oynanışı zevkli. Grafik tarzı çok tatlı ve her bir karesi duvar kağıdı yapmalık seviyesinde. Oyunun müzikleri az ama gayet iyi. Oyunu her insan evladının oynaması gerektiğini düşünüyorum ama kesinlikle gamepad ile oynayın. Oyun Steam de zaten indirimdeyken gayet uyguna geliyor, almanızı şiddetle öneriyorum.
Bu oyunu direkt Resident Evil 2 Remake ile kıyaslasam en doğrusu olur. 2. oyundaki mekan tasarımlarının mükemmeliği yok. Oyun mühimmat konusunda 2. oyuna nazaran çok fazla bonkör davranıyor ve bu çok puan kıran bir şey benim için. Oyunun Grafikleri 2. oyundan bir tık daha iyi ama animasyon ve motion capture olayı çok ama çok daha iyi, karakter mimikleri bu oyunda kotarılmış. Oyun çok kısa verilen parayı hak etmediğini söyleyebilirim. Nemesis, 2. oyundaki MR. X'e göre çok daha agresif ve illalah ettiren çok fazla küfür ettiğim bir karakter ve bazen delirtecek hareketleri oluyor. Onun dışında 2. oyundaki karakterler gibi çok sığ ve düz karakterler var bu oyunda da. Oyundaki dodge mekaniğine karşı nötrüm. oyunun hikayesi 2. oyundaki gibi kötü ve basit. Oyunu eğer Resident Evil seven biriyseniz oynamanızı öneriyorum, onun dışında almanızı önermem.
Bu oyunu zamanında bir kaç tane YouTube kanalından izlemiş ve oynanış ve hikaye olarak sığ ve ilk oyunun çokça gerisinde olduğunu düşünürdüm ama oyunu kendim bitirince fikirlerim büyük oranda değişti diyebilirim. Grafikleri ilk oyundaki gibi çıktığı yıla bakılırsa bana çok ileri seviyede ve özellikle bu oyun için geçerli bu dediklerim, oyunun renk paletine bayıldım. Oyunun hikayesini birkaç video izlemeden anlamak güç bu yüzden bu eksi bir puan benim için çünkü ilk oyunda bu yoktu. Oyun ilk oyun gibi çok fazla gerici bunun yanı sıra oyundaki ana sıkıntılardan biri ise oyuna ki villianların çok sıradan ve silik olması Marta (Axe Layd) hariç. Oyunu kesinlikle gerilim ve korku seven ve aynı zamanda Outlast oyununu oynamış ve beğenmiş herkese öneriyorum.
Ben bu oyundan çok fazla sıkıldım. Oyunun başından itibaren hiçbir şekilde beni kendine çekemedi. Oyunun tek iyi yanı müziklerinin iyi olması oyundan zevk aldığım yerler oldu ayrıca oyunun görsel tarzı ve grafikleri baya başarılı ama özellikle sonlara doğru bit artık dedirtti bana. Oyunu sırf ödüller aldığı için ve Steam incelemelerine güvenerek aldım ama beklediğimin karşılığını veremedi bana.
İlk olarak şunu söylemeliyim ki bu oyun hatta bu oyun serisi herkesin seveceği türde değil. Oyun bir korku oyunu değil yani korktuğun yerler var orası ayrı ama bir gerilim oyunu ve gerilimi sevenler için şiddetle önerilir bu oyun serisi. Oyunu ilk Leon ile 2.turda ise Claire ile oynadım. Oyun iki kısma ayırılıyor: Polis İstasyonu ile Kanalizasyon. Karakolda geçen bölüm daha iyi. Özellikle karakol olmak üzere oyunun en iyi yaptığı şey harita dizaynı. Harita konusunda her şey çok tıkırında ve mükemmel hazırlanmış. Vuruş hissi güzel, silah çeşitliliği iyi ve grafikler yılına göre gayet iyi. Oyunun bende sıkıntılı olan yanı Claire ile ikinci defa oyunu oynadığımızda, ilk oynadığımızdaki Leon ile yaklaşık %75 aynı şeyleri yapmamız ve yaşamamız. Bu olay beni biraz sıktı ama onun dışında çok keyif aldım oyundan. Oyundaki bütün karakterleri aşırı beğenemedim. Oyundaki en iyi karakterler Mr. X (Tyrant) ve Lickers ve ana karakterlerimizdi benim için.
Oyun kısaca Neil Druckmann'nın Abby aşkını anlatıyor. Sonunda o orospu çocuğunu öldüremedim ya sinirden elim ayağım titriyor. Joel adamdır. Ellie senin de kafanı sikiyim.
GTA V hakkında ne diyebilirim bilmiyorum. Oyundaki uçak, helikopter gibi hava araçlarını kullanmak benim için bir hayli zor ve sıkıcıydı. Oyundaki vuruş hissi gayet yerinde. Yan görevler RDR 2 ye kıyasla sıkıcı ben bütün yan görevleri yaptım ve yarısı benim için sıkıcıydı. Oyunun ana görevleri iyi ama bence bu oyunun ana vurucu yeri soyunlar. Soygunların hepsi çok zevkli ve heyecanlı diyebilirim. Oyundaki ana karakterler dışındaki karakterler bana silik ve sıkıcı geldi. Oyunun hikayesi sıradan ve hikaye anlatışı çok bölük pörçük halde. Oyunun sonunda ben C seçeneğini seçtim ve benim oynadığım son gayet iyiydi. Oyun 2013 oyunu olduğunu net hissettiriyor hatta bu yüzden oyunun %70 den sonrasında baya sıkıldım ve oyunu bitirmeye uğraştım. Oyunu oynayıp bitirdikten sonra şunu söyleyebilirim ki oyunun neden online versiyonunun çok fazla oynandığını anladım arkadaşlarınla birlikte soygun düzenlemek kulağa hoş geliyor.
Oyun gelecek temalı bir birinci şahıs aksiyon oyunu olmasına rağmen beni içine çekmeyi başardı. Oyunun başlarında biraz sıkılmış olsam da oyunun sonları gayet iyiydi. İki zaman dilimiyle oynadığımız bölüm ve Portal oyunu bulmacaları gibi zevkli bulmacalar gayet yaratıcı ve zevkliydi. Oyunda gayet akıcıydı yani hızlı bir şekilde bütün düşmanları öldürebilmek zevkliydi. Oyunun hikayesine gelirsek ortalama bir hikayesi vardı. Oyunun grafikleri gayet iyi ama müzik konusuna gelirsek oyunda akılda kalıcı bir soundtrack olamaması üzdü diyebilirim. Oyunu indirim dönemine alıp oynamanızı tavsiye ederim. Çıtır çerezlik güzel bir deneyim diyebilirim.
75 saatin sonunda bu başyapıtı bitirmiş durumdayım. Oyunda ana görev, bütün yan görevler, ödül avcısı ve birkaç efsanevi hayvan görevi yaptım. Oyun hakkındaki görüşlerim şu şekilde Grafik konusunda bu oyundan daha iyi bir yapım olduğunu görmedim. Animasyonlar mükemmel ve animasyon yapısı olarak bu oyunun kalitesinde birkaç tane daha oyun var. Oyunun başı yavaş açılıyor yorumlarına da şöyle bir örnek ile açıklayabilirim. Çok iyi bir film ilk 10-15 dakikasında izleyiciyi kendine çekemeyebilir veya etkilemeyebilir veya çok iyi bir dizi ilk bölümlerinde bunu yapamayabilir. Bu oyunda da o mevzu söz konusu bence. Zaten oyunda 6 bölüm ve 2 ek bölüm var. Oyun bana kalırsa 2. bölüme geçtiğin an ve seni dünyada açık bir şekilde gezmeye bıraktığı an, oyun nasıl bir şaheser oluğunu sana gösteriyor ve oyuncuyu içine çekmeyi başarıyor. Oyunda karakter gelişimi mükemmel seviyede ve çok iyi akılda kalıcı ve yaratıcı karakterlere sahip. Oyunun ortalarına doğru önemli bir olay oluyor ve bu olaydan sonra oyunun sonuna kadar oyun mükemmellik konusunda top seviyeye çıkıyor. Oyunun sonunda kontrol John'a geçtikten sonra John ile oynama isteğim gelmedi ve direkt farklı bir karakter ile oynadığımı hissettim. Oyunun müzikleri gayet iyi yaklaşık 5 tane mükemmel soundtrack var ve bazı soundtracklerin girdiği yerlerde insanı feci vuruyor. Oyunda tek sıkıntı bulduğum nokta John'un çiftliğini kurması için yaptığımız görev şeması biraz sıktı. Onun dışında oyun tamamen bir şaheser ve kesinlikle indirimde 15 doları hak eden mükemmel bir yapım.
Oyunu yeterince deneyim ettim ve yorumum şu ki oyun gayet zevkli. Oyuna yeni başlıyorsanız zorlanabilirsiniz çünkü köpek gibi oynayanlar var. Oyun çok iyi gözüktüğünü söyleyebilirim. Oyundaki silah çeşitliliği çok fazla ve vuruş hissi gayet iyi. Oynamanızı tavsiye ederim.
Mafia 2 oyununu severek oynadıysanız bu oyunu da gönül rahatlığıyla oynamanızı tavsiye ediyorum. Bence Mafia 2 ile aralarındaki temel fark bu oyunun çok daha fazla Lineer ilerlemesidir. Oyunda adamakıllı açık dünyada gezemiyorsunuz. Oyunun hikayesi ikinci oyundan daha iyi. İkinci oyunda çok fazla polis durduruyordu bu oyunda bunu çok ama çok azaltmışlar. Oyunun savaş mekanikleri Mafia 2'nin çok daha gelişmiş versiyonu. Oyunun grafikleri gayet iyi hele ki geceleri bu çok daha iyi gözler önüne seriliyor. Ara sahnelerde grafikler çok iyi gözüküyor. Oyunda ikinci oyuna nazaran çok daha az silah çeşitliliği var ve bu biraz canımı sıktı. Oyunun diğer bir canımı sıkan tarafı ise ikinci oyuna nazaran kolaylaştırılmış ve genel kitle de zorlanmadan oynayabilsin diye yapılmış gibi hissettirmesiydi. Araba sürmesi ikinci oyunda daha zevkliydi ama bu oyunda da aynı tadı veriyor. Oyunun sonu iyi bağlanıyor ve ağızda iyi bir tat bırakıyor diyebilirim. Oyunun müzikleri idare eder 1-2 tane müziği baya beğendiğimi söyleyebilirim.
Oyun saf bir First-Person Shooter oyunu. Oyunun hikayesi, geçtiği dönem ve alternatif evren mantığı gayet iyi. Oyunda tek eleştirebileceğim şey silah çeşitliliğinin az olması. Oyunda istediğiniz zaman gizli istediğiniz zaman sıka sıka gidebiliyorsunuz. Ben gizlilik oyunlarını çok sevdiğim için genellikle sessiz gittim. Oyundaki karakterler çok iyi. Ana karakter bana çok fazla İnglorious Bastard deki Aldo Raine'yi anımsattı. Oyundaki villianlar gayet iyi ve akılda kalıcı. Oyunu en zor modda oynadım, biraz çileliydi ama gayet zevkliydi. Oyunu kesinlikle indirimdeyken alıp deneyim etmenizi öneriyorum.
Diğer Medal of Honor oyununda olduğu gibi bu oyundan da tatmin olmuş bir şekilde ayrıldım. Oyunun hikayesi ilk oyun gibi kötü ve karakterler ilk oyundaki gibi silik. Oyundaki vuruş hissi çok iyi ve ilk oyundaki ve özellikle bu oyundaki savaş mekaniğini Metro 2033 ve Metro Last Light oyunlarındaki gibi gerçekçi bir çatışma hissi veriyor. Oyunda HS atmak çok zevkli ve her bir HS de bir ikon çıkıyor. (Bahsettiğim ikon Zula oyunundaki HS attığında çıkan ikonla birebir aynı. Zulayı yapanlar buradan çalmış belli.) İkon çıkma olayı biraz tilt etti. İlk oyunu ve bu oyunu gerçek savaş deneyimi için zor modda oynadım ve gayet tatmin oldum. Oyun zor modda oynadığımdan mı bilmiyorum düşmanlar yerlerinde durmayıp beni çevrelemeye ve arkalamaya çalıştı ve oyunun böyle zorlaması gayet keyifliydi. Son olarak önceki oyundan bariz farklardan bir ise oyunun müzikleriydi. Oyunun müziklerini Game of Thrones dizisinin müziklerini yapan kişi yapmış. İsmi Deploy olan soundtracki gayet beğendim.
Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim. Bu oyun çok fazla Modern Warfair çakması bir oyun. Oyun 2010 yılına göre ortalama grafikleri olan, hikaye yok denecek kadar silik ve kötü, vuruş hissi idare eder ama merminin sıktığın yere tam anlamıyla gitmediği, karakterlerinin aşırı silik olduğu, oyun sonu da idare eder biten ve genel anlamda muadillerine göre kötü bir oyun ama ben bu oyunu First-person Shooter açlığımı gidermek için oynadım ve zevk aldığımı söyleyebilirim ve ayrıca oyunda 1-2 bölümde çok fazla zevk aldığımı ve yapımcıların bu 1-2 bölüme özen gösterdikleri belli. Oyunda Modern Warfair 1 ve 2 deki ekstra yapılan helikopter ve keskin nişancı görevleri de var. Bunlar oyunun %20'lik bir kısmını oluşturuyor ve bu bölümlerde çok sıkıldım. Bu oyuna para vermenizi önermem çok merak ediyorsanız ucuza denk geldiğinde EA Play üyeliği alıp oradan oynamanızı tavsiye ediyorum.
Oyunu yaklaşık 6 saat oynadıktan sonra şunu söyleyebilirim ki oyun bir raddeden sonra sıkmaya başladı. Bir zaman sonra hep aynı şeyleri yapıyorsunuz. Eğer bu oyunu alırsanız ve beğenirseniz ancak o zaman ek paketini almanızı öneriyorum çünkü ben ek paketi oyunu tam olarak oynamadan aldım.
RPG/Aksiyon türündeki ilk deneyimim bu oyun oldu. Oyunun başından itibaren sanki o dünyadaymışım ve bir ödül avcısı gibi questlere gidiyomuşum gibi hissettim. Daha oyunun başında bir yan görev yapayım dedim bi tane dangeon temizledim ve bu yaklaşık 2 saatimi aldı. Oyunu modsuz deneyim etmek istedim ama oyunun asıl olayı modlarda diye biliyorum. Ben normalde çok buglu denen oyunlarda bile çok fazla bugla karşılaşmam ama bu oyunda baya bugla karşılaştım. Bug konusunda başınızın ağrımamasını istiyorsanız çok fazla quick save almanızı öneriyorum. Oyunu oynamadan bir tane bile olsa "Skyrim'e yeni başlayanlara öneriler" videosu izlemenizi öneriyorum. O videolar oyun zevkinizi arttıracaktır. Oyunu yaklaşık 10 saat oynamama rağmen daha önümde onlarca saat var gibi hissediyorum. Yan görevler ortalamanın üstünde ve yan görevlerde eğleneceğinizden eminim. Şuana kadar neredeyse hiç aynı yan görevi yeniden yapmadım. Farklı türde ve zengin çeşitlilikte yan görevler olması oyundan ve dünyasından kopmanızı engelliyor. Oyundaki diyaloglar sıkmıyor. Oyunun müzikleri de ortalamanın çok üstünde oyunda yaklaşık 5 tane mükemmel olan soundtrack var ve arkada bu soundtracklar çalıyor. Bence bu oyun sunduğu şeylerle yılına göre mükemmel bir iş çıkarmış.
Güzel bir amele simülasyonu oyunu. Simülatör oyunlarındaki bağımlılık olayı bu oyunda da var. Oyunda ilk başlarda senden talep edilen görevleri yapıyorsun. Bir raddeden sonra paran arttıkça birikmiş parala ev alıp, içini döşeyip o evi satıyorsun. Ev temizlemesi olsun diğer yapılacak işler olsun gayet zevkli. Simülasyon oyunlarından zevk alıyorsanız bu oyunu indirimdeyken almanızı öneriyorum.
Uzun bir zaman önce neredeyse bütün Batman oyunlarını Steam den satın aldım. İlk Batman oyunu olan Batman: Arkham Asylum oyununu oynayayım dedim. Oyunu yaklaşık 2.5 saat oynadım. Oyun bir raddeden sonra çok sıktı ve bende oyunu saldım. Sonrasında bir şans daha vereyim dedim ve ilk oynayışımda ne yaşadıysam hemen hemen aynısını yaşadım. Büyük ihtimalle Batman: Arkham City oyununu oynamadan önce bu oyunun hikayesini Youtube dan izleyeceğim.
Oyunu ilk defa oynadığımda dünyası beni pek içine çekememiş ve sıkılmıştım. Buna rağmen yaklaşık yarım saat oynayıp kapatmıştım. İnsanların bu oyuna karşı düşkünlükleri, bu oyunu çok sevmelerinden dolayı bir şans vereyim dedim ve yaklaşık 2 saat daha oynadım ve bu oyunun bana hitap etmediğini anladım. Rogue-like türünü sevmeme rağmen bu oyuna ısınamadım. Yine de bu oyuna bir şans verin derim...
İlk saatleri güzel (Hatta bu yüzden bu oyundan önceki oyunlarını da aldım.) ama bir raddeden sonra çok fazla tekrarlıyor. Hikaye desen kötü. Serious Sam hayranıysan ancak o zaman hikaye seni içine çeker. Oyunun %80 civarını bitirmişimdir ve sıkıntıdan bıraktım.
Oyunu yaklaşık 6 saat oynadıktan sonra şunu söyleyebilirim ki oyun bir raddeden sonra sıkmaya başladı. Bir zaman sonra hep aynı şeyleri yapıyorsunuz. Eğer bu oyunu alırsanız ve beğenirseniz ancak o zaman ek paketini almanızı öneriyorum çünkü ben ek paketi oyunu tam olarak oynamadan aldım.
Oyunu yaklaşık 5 saat oynadım. Grafikleri oyunun çıktığı yıla göre iyi. Oynanış olarak ortalama bir hırsızlık oyunu. Hikaye beni kendine çekemedi. Oynanış olarak da aman aman bir şey sunmadığı için sıkılıp bıraktım. Oyunu alıp oynamanızı önermiyorum.
Duyurusunu gördüğümde yeni bir Kingdom Rush oyunu geliyor diye baya sevinmiştim ama teaserini izlediğimde Kingdom Rush Vengeance daki o köklü grafik değişiminin aynen devam edeceğini gördüm ve biraz moralim bozuldu. Oyunu oynadım açıkçası diğerleri kadar iyi olmasa da iyi. Bir ruhsuzluk var oyunda sanki yapılmak için yapılmış gibi ve bu stüdyodan gittikçe dahada kötü oyunlar göreceğiz gibi geliyor.
Oyunun %60'ını bitirdim. Oyun gittikçe sıkmaya başlıyor. Hikaye seni içine çekemiyor. Vuruş hissi kötü ve merminin düşmana gittiğini anlayamıyorsun. Harita sistemi çok kötü nereye gideceğini bulamıyorsun.
Zamanında saatlerimi gömdüğüm bir oyun. Zaman geldikçe ve oyun zevkim de değişince bu oyun beni sıkmaya başladı. Eğer hiç oynamadıysanız oynamanızı tavsiye ederim. Benim için artık sıradan ve çok sıkıldığım bir oyun haline geldi. Belki sizin için böyle değildir...
Oyunu zamanında başarım kazanmak ve koleksiyon kartı düşürmek için almıştım. Şimdi bir bakayım dedim oyuna ve bu oyunun sadece bu sebepten alınmaması gerektiğini anladım. Aslında baktığında bomboş bir oyun gibi duruyor ama inanılmaz derecede sarıyor. Galiba diğer oyunlarında bozduğunu anlayana kadar diğer oyunlarını da alıp oynayacağım.
İlk 3-4 saat birazda olsa eğlendim ama sonrasında çok fazla sıkmaya başladı. Kendimi zorladım bitirmek için ama artık sıkıntıdan bayılacak duruma gelince saldım. Oyunun % 70'ini bitirmişimdir.
Black Mesa'da deneyim olarak ne yaşadıysam ona yakın bir deneyimdi. Oynarken çok fazla zevk alamadım. Black Mesa kadar sıkılmadım ama bazı sekanslarda sıktı. Oyunda havada uçan yaratık veya helikopterleri öldürmekte çok zorlandım. Hatta beni oyundan soğutan ana etmenlerden biri bu bölümleri geçememem oldu. Vuruş hissini hiç beğenmedim. Pompalı tüfek ve crossbow dışında vuruş hissi iyi olan silah yok. Diğer silahlar oyuncak tabanca ile sıkıyormuşum hissi verdi. Ana hikaye beni kendine çekemedi. Oyunda çok fazla beğendiğim yegane şeyse düşmanların çok fazla korkutucu olması, senin üzerine atlaması ve Oyundaki örümcekler bana çok korkutucu geldi.
Zaten ana oyunun hikayesi karmaşık değilmiş gibi bir de bu dlc kafamı allak bullak etti. İlk kısım sıkmıyor kendini oynatıyor. 2. kısımdaysa sıkıntıdan öldüm. Zar zor sonunu getirdim 2. kısmın.
Zaten ana oyunun hikayesi karmaşık değilmiş gibi bir de bu dlc kafamı allak bullak etti. İlk kısım sıkmıyor kendini oynatıyor. 2. kısımdaysa sıkıntıdan öldüm. Zar zor sonunu getirdim 2. kısmın.
Çok yaratıcı bir indie oyun. Başına oturdunuz mu saatlerinizi bu oyuna gömebilirsiniz. Campain modu zevkli ama artık oyunun çoklu oyunculu modu da var. Bu yüzden arkadaşlarınızla oynamak daha zevkli olacaktır.