JustWatch
X

dogukansapmz

  • Games 177
  • Movies 1
User Overview in Games
6.8 Avg. User score
User Score Distribution
positive
55 (31%)
mixed
115 (65%)
negative
7 (4%)
Highest User Score
Lowest User Score

Games Scores

Jan 2, 2026
Remnant: From the Ashes
5
User Score
dogukansapmz
Jan 2, 2026
Remnant; souls türüne adını altın harflerle yazdıracak kadar güzel bir oyun olmasa da bence türü sevenlerin oynamaktan oldukça keyif alacağı bir yapım. Zaten FPS türüyle souls'u birleştirmesinden ötürü oldukça kült bir yapım ve aynı zamanda bunu oldukça güzel temellerle yapıyor. Eksikleri oldukça belirgin olsa da hiçbiri oyunu çöpe atacak nedenler değil. Araya çerezlik konulacak bir souls-like olarak davranılırsa kimseyi üzmeyeceğini düşünüyorum. Sonuç ve Değerlendirme FPS türüyle souls türünün iyi bir entegrasyonu Kaliteli temeller Güzel bir lore ve dünya temeli Tekrara düşen aksiyon Basit harita tasarımı 🅑🅡🅞🅝🅩 İncelemenin tamamını okumak için= ****/id/dogukansapmz/recommended/617290?snr=1_5_9__402
PC
Oct 5, 2025
Rogue Legacy
6
User Score
dogukansapmz
Oct 5, 2025
Cellar Door Games’in web tabanlı küçük projelerden sonra yaptığı ilk büyük denemesi olan Rogue Legacy, rogue-lite türüne taze bir kimlik kazandıran, ölümü bile ödül haline getiren sade ama zekice tasarlanmış bir yapım. Her ölümden sonra soy ağacındaki yeni bir varisle devam etmek, oyuna benzersiz bir döngü kazandırıyor; bu sistemin getirdiği rastgele özellikler, her run’ı farklı bir deneyime dönüştürüyor. Rünlerle açılan çift zıplama, dash veya uçma gibi mekanikler oynanışa akıcılık katarken, sade ama dengeli dövüş sistemi öğrenmesi kolay, ustalaşması zor bir yapı kuruyor. Oyunun en iyi yaptığı şey hızlı tempolu ilerleyişi, kalıcı gelişim hissi ve her yeni karakterle gelen küçük mizahi dokunuşlar olurken; en zayıf yanları arasında tekrar eden görseller, sınırlı boss sayısı ve yer yer dengesiz zorluk bulunuyor. Basit ama samimi hikayesiyle retro atmosferini güzelce tamamlayan Rogue Legacy, rogue-lite türünü sevmeyenlerin bile denemesi gereken, kısa sürede bağlayıcı bir deneyim sunuyor.
PC
Oct 4, 2025
Metro Exodus: Enhanced Edition
7
User Score
dogukansapmz
Oct 4, 2025
Metro serisinin üçüncü oyunu olan Metro Exodus: Enhanced Edition, 4A Games’in karanlık tünellerden geniş **** uzanan büyük adımı. Serinin özgün atmosferini korurken yarı açık dünya yapısına geçiş yapan oyun, FPS, aksiyon ve hafif korku öğelerini ustalıkla harmanlıyor. Metro 2035’ten uyarlanan hikâyede Artyom, Moskova’nın zehirli kalıntılarından kaçarak yeni bir yaşam arayışına çıkıyor ve bu yolculuk boyunca her bölge, kendi küçük hikâyesini anlatan bağımsız bir maceraya dönüşüyor. Sessiz kahraman yaklaşımı atmosferi güçlendirse de, yoğun diyaloglara rağmen Artyom’un konuşmaması bazı anlarda kopukluk yaratabiliyor. Hikâye anlatımı güçlü, karakterler arasında en çok parlayan ise duygusal olarak derinlik kazandırılmış Anna. Oynanış tarafında, geliştirilmiş kontrol sistemi ve mini crafting mekanikleri ile silah modifikasyonları seriye yeni bir soluk getiriyor; her silahı farklı parçalardan özelleştirmek keşfi ve stratejiyi zenginleştiriyor. Bununla birlikte düşman çeşitliliği sınırlı, boss savaşları eksik ve yapay zeka yer yer dengesiz kalabiliyor. Görsel açıdan ise oyun adeta bir vitrin: ışıklandırmalar, çevre detayları ve atmosfer tasarımı olağanüstü. İngilizce seslendirme vasat olsa da çevreyle kurulan doğal etkileşimler ve sohbetler gerçekçilik hissini koruyor. The Two Colonels ve Sam’s Story adlı iki DLC, ana hikâyeyi tamamlayıcı güçlü içerikler sunarak evreni daha da genişletiyor. Kısacası Metro Exodus, serinin kapalı ve klostrofobik köklerinden uzaklaşsa da karakter odaklı anlatımı, gelişmiş oynanışı ve çarpıcı atmosferiyle hâlâ türünün en özel deneyimlerinden biri olmayı başarıyor.
PC
Aug 30, 2025
Assassin's Creed Unity
7
User Score
dogukansapmz
Aug 30, 2025
Giriş Ubisoft’un geliştirdiği, Assassin’s Creed Rogue’dan sonra çıkan Assassin’s Creed Unity, serinin klasik çizgisini koruyan ama bazı yeniliklerle farklılık yaratmaya çalışan bir yapım. Serinin ilk oyunlarını sevenler için nostalji etkisi yaratırken, yeni mekaniklerle farklı bir deneyim de sunuyor. Hikâye ve Atmosfer Ana karakterimiz Arno, babasıyla gittiği sarayda küçük bir kızla tanışır. Ancak kısa süre sonra babası suikaste uğrar. Kızın babası François de la Serre, Arno’yu yanına alır. Yıllar sonra Arno ve Elise arasında bir aşk doğar fakat Arno’nun dikkatsizliği sonucu François öldürülür ve suç Arno’nun üzerine atılır. Hapiste tanıştığı bir Assassin sayesinde örgüte katılır ve gerçek katilleri bulmaya koyulur. Unity, diğer oyunlardan farklı olarak sadece Templar–Assassin çatışmasını değil, Arno’nun kişisel hikâyesini de işler. Yine de Abstergo ve simülasyon unsurları serinin genel hikâyesine bağlı kalır. Bu kısımlar, önceki oyunlardaki sıkıcı yapısından kurtulmuş, daha eğlenceli ve kısa tutulmuş. Oyun, Fransız Devrimi döneminde Paris’te geçiyor. Tek şehir konsepti riskli olsa da Paris’in atmosferi detaylı işlenmiş. Tarihsel figürler, devrim olayları ve dönemin ruhu oldukça başarılı yansıtılmış. Karakterlerin yazımı da özenli; Arno ve Elise’in hikâyesi güçlü bir dramatik temel oluşturuyor. Oynanış Mekanikleri Unity, Assassin’s Creed’in bilindik parkur ve dövüş sistemine sahip olsa da bazı özellikler önceki oyunlara göre eksilmiş. Islık atma, hızlı tırmanma, düşmanı rehin alma gibi mekanikler kaldırılmış. Bunun yerine siper alma, eğilme ve yuvarlanma eklenmiş. Düşmanların parkur yapamaması da oynanışı farklılaştırıyor. Savaş sistemi klasik yapı üzerine kurulu: dört farklı silah tipi mevcut ve her birinin kendine has saldırı tarzı var. Yetenek ağacı eklenmiş olması oynanışa derinlik katıyor; yetenek puanlarını ana görevlerden ve co-op destekli yan görevlerden kazanıyoruz. Zırh ve silahlar menüden satın alınıyor, bu durum biraz “immersive”liği bozsa da geniş özelleştirme seçenekleri sunuyor. Zırh setleri farklı oyun tarzlarına avantaj sağlıyor: daha çok can, güçlü saldırı veya gizlilik gibi. Yan görev çeşitliliği dikkat çekici. Cinayet davaları, bulmacalar, investigation tarzı görevler ve co-op görevleri oyuna derinlik katıyor. Unity adını aldığı co-op görevlerinde özel sinematikler bulunuyor. Koleksiyon ögeleri de keşif unsurlarını destekliyor. Yapay zekâ ise zayıf. Düşmanlar kolayca kandırılabiliyor veya bazen gerçekçi olmayan şekilde fark ediyor. Düşman çeşitliliği az ve sadece can ile hasar değerleriyle güçleniyor. Buna rağmen yan görevlerin kalitesi seride öne çıkıyor; özellikle cinayet davaları küçük ama etkili hikâyeler barındırıyor. Bazı ana görevlerde ise “unique kill” adı verilen özel suikast yöntemleri bulunuyor. Hitman oyunlarını andıran bu tasarımlar, görevleri daha yaratıcı hale getiriyor. Örneğin bir görevde açtığınız erzak kasaları halkın üzerine atlamasına sebep oluyor ve size gizlice ilerlemek için fırsatlar yaratıyor. Teknik Durum ve Performans Unity’nin en büyük sıkıntısı optimizasyon. Özellikle bazı görevlerde ekran tamamen donup sistemi yeniden başlatmaya zorlayan hatalar mevcut. Bu durum birçok oyuncunun yaşadığı yaygın bir problem. Bunun dışında küçük buglarla nadiren karşılaşılsa da oyun teknik açıdan çok da pürüzsüz değil. Sonuç ve Değerlendirme Özel suikast sistemi Güçlü hikâye Yan görev çeşitliliği Yetenek ağacı ve özelleştirme seçenekleri Optimizasyon problemleri Yapay zekâ zayıflığı Önceki oyunlardan çıkarılan mekanikler Assassin’s Creed Unity, kusurlarına rağmen serinin en atmosferik oyunlarından biri. Paris’in devrim döneminde canlandırılması, karakterlerin dramatik hikâyesi ve yan görev kalitesiyle dikkat çekiyor. Teknik sorunlar olmasa çok daha iyi bir yapım olabilirdi. Yine de seriyi sevenler için deneyimlemeye değer. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 21, 2025
Bright Memory: Infinite
6
User Score
dogukansapmz
Aug 21, 2025
Giriş Tek kişilik bir stüdyo olan FYQD-Studio'nun yaptığı 'Bright Memory: Infinite' aynı yapımcının bu oyundan bir önceki yıl yaptığı 'teknoloji demosu' tadında olan 'Bright Memory'nin devam oyunu. Yapım ana karakterin kadın olduğu oldukça hızlı bir oynanışa sahip FPS aksiyon türünde. Oyunun hikayesi oldukça basit ve genel metinlerin aşırı önemi olmadığından ötürü Türkçe dil desteğinin yokluğu çok büyük bir problem değil. Hikâye ve Atmosfer 'SRO' adında bir organizasyona bağlı olan ana karakterimiz Shelia , organizasyon tarafından şehrin 20 kilometre dışında doğaüstü olaylar yaşanması öğrenmesi üzerine hemen oraya gider. Gittiğinde orada 'General Lin'in askerlerinin de oraya gittiğini görür. Bizim amacımız ise bu doğaüstü olayları engellemek ve General Lin'i durdurmak. Hikâye oldukça basit; zaten asıl amacı oynanışa bir arka plan sağlamak. Hikaye sinematikler ve genel askeri oyunlarda gördüğümüz radyoda birinin bize bilgi vermesi tarzında bize sunuluyor. Sinematikler oldukça havalı olsa da , hikayenin yavanlığından ötürü bu sinematiklerin hikayeye çok bir katkısı yok. Oyunun genel haritası tamamıyla lineer. Gizli alanlar tarzı bir olayı yok. Oynanış Mekanikleri Oynanış oldukça hızlı ve akıcı. Ama buna rağmen oldukça yeni oyuncu dostu ve basit olduğunu söyleyebilirim. Bu yüzden en iyi oyun deneyiminin en yüksek zorlukta alınacağını düşünüyorum. Oyunun genel mekanikleri klasik FPS shooter'lardan farklı. Ana mekanikler şu şekilde: Sahip olduğumuz 4 farklı silah tipi var. Her silahın kendisine özgü farklı bir tane daha mermi tipi var. Mesela tabancanın ucuna bombaatar takılı. Bu şekilde yani. Bunların dışında ana karakterimiz kılıç kullanıyor ve Star Wars'taki 'force' tarzında güçleri var. Bu iki özellik de oyunda ilerledikçe oldukça gelişiyor ve başlangıçtan çok farklı yerlere gidiyor. Aynı zamanda karakterimiz kılıcıyla 'parry' yapabiliyor ve aynı zamanda kısa dash'ler atabiliyor. Bu hızlı oynanışla birleşince oldukça eğlenceli anlar ortaya çıkarıyor. Oyunda ortalama 20 dakika süren bir gizlilik bölümü var. Ancak hem yapay zekânın zayıflığı hem de gereksizce elimizden silahların alınması bu kısmı sıkıcı kılıyor. Neyse ki kısa sürüyor. Oyunun oldukça basit bir gelişim ve yetenek ağacı sistemi var. Belirli düşmanları öldürdüğümüzde , kutulardan veya yerde bulduğumuz belirli bir statü var. Bu statü yetenek puanı olarak geçiyor. Bu yetenek puanlarıyla sahip olduğumuz yeteneğe yenilikler getiren ek özellikler açabiliyor veya bu özelliklerin temel istatistiklerini geliştirebiliyoruz. Ya da direk başlangıçta sahip olmadığımız yetenekleri açabiliyoruz. Oyunda 3-4 farklı boss savaşı bulunmakta. Bu boss'ların hepsi 'Çin Hanedanlığı' askeri tarzında boss'lar. Kaliteleri oldukça ortalama olsa da keyifli olduğunu söyleyebilirim. Ek Olarak Oyun çıkmadan önce bile sahip olduğu aşırı gerçekçi görselliği ile büyük olay olmuştu. Ve yapımcı şaşırtıcı bir şekilde tek başına bu görselliği 'Unreal Engine 4'ü sınırına kadar kullanıp önümüze çıkarmayı başarmış. Çevre tasarımları , karakter ve düşman modellemeleri dikkat edersek her ne kadar tekrar ediyor gibi görünse de oyunun kısalığı ve bu modellemelerin çok iyi durmasından ötürü bir eksi değil de artı olarak karşımıza çıkmakta. Vuruş hissiyatı harika. Her silahı sıktığında kendin sıkmış gibi oluyorsun resmen. Animasyonlar oldukça iyi. Silah sesleri falan çok iyi yapılmış. Futiristik ve gerçekçilik çok iyi verilmiş. Oyunun seslendirmeleri oldukça başarılı ama arka planda bizimle konuşan adam nedense bizimle hep tam savaşın ortasında konuşmaya başlıyor. Bundan dolayı bu diyaloglara odaklanmak oldukça zor. Teknik Durum ve Performans Oyun teknik olarak mükemmel denilebilir. Bir kere rastladığım sıkışma gibi minik hata dışında da hiçbir hatayla karşılaşmadım. Çok Oyunculu ve Ek İçerikler Ek içerik olarak , oyunda yaptığımız şeylere bağlı olarak kazanabildiğim ek kıyafet ve ekipman skin'leri falan bulunmakta. Oyunun cinsel içerik tag'ı da büyük ihtimal bu kıyafetlerden dolayı. Sonuç ve Değerlendirme Hızlı ve eğlenceli oynanış Süresine göre oldukça çeşitli oynanış Havalı sinematikler Keyifli boss savaşları Üst seviye grafikler Oyunun dengesizliklerinden kolayca faydalanabilmek Minik oyun hataları Oldukça basit hikaye Oyundaki her eksikliğe ve hataya rağmen bu oyunun tek kişinin yapmasına rağmen bu kadar yüksek kalitede olması oldukça etkileyici. Hem görsellik hem de oynanış oldukça iyi. İlk oyunun oldukça basit olmasından ötürü bu yapım için büyük umutlarım yoktu ama yapımcıya teşekkür etmek lazım çok iyi iş çıkarmış. Oldukça kısa bir yapım. Hızlı oynarsanız 2 saatte bitirebilirsiniz. Bu yüzden indirimde oyunu almanızı öneririm. Kısaca oyun oldukça başarılı. Öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 20, 2025
CrossCode
8
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş CrossCode, Radical Fish Games'in geliştirdiği ilk büyük ölçekli oyun projesi. Kendisini bir aksiyon-RPG olarak tanımlasa da bana göre aksiyon-macera yönü daha öne çıkıyor. Klasik bir MMO tarzında yapılandırılmış fakat arka planda anlatılan hikâyesiyle bu kalıbın dışına çıkmayı başarıyor. Hikâye ve Atmosfer CrossCode'un hikâyesi, bir karakterin savaşarak ulaştığı malikanede bir ölüm sahnesine tanıklık etmesiyle başlıyor. Ardından ana karakterimiz Lea uyanıyor ve kendini, nerede olduğunu bilmediği bir gemide, kafasında konuşan gizemli bir ses eşliğinde buluyor. Konuşamayan ve hafızası neredeyse silinmiş olan Lea’ya, bu ses gerçek bedeninin komada olduğunu ve bilincini bir oyun karakterine **** söylüyor. Bu ses Lea'ya oyunu oynarken anılarını hatırlayarak kendisini iyileştirebileceğimizi söylüyor. Bunlar olurken gemiye aniden bilmediğimiz bir kişi saldırıyor ve biz gemiden oyun dünyasına kaçmak zorunda kalıyoruz. Bunun sonucunda amacımız hem bize saldıran kişilerin gizemini çözmek hem de anılarımızı geri kazanmak. Hikayenin genel yapısı bu şekilde. Oyunun anlatımı iki düzlemde ilerliyor: bir yandan oyun dünyasında keşif yaparken karakterlerin arasında konuştuğu minik diyaloglar ve diğer yandan gerçek dünyadan gelen flashback’lerle hikâyenin arka planı yavaş yavaş açığa çıkıyor. Hikâyenin anlatımı başarılı, atmosferin içine çekiyor ve gizem öğesi sürekli merak uyandırıyor. Ancak seçimlere dayalı bir ilerleyiş sunmuyor; hikâye çizgisel ilerliyor. Yine de oyuncunun bazı hareketlerine göre değişen iki farklı sona sahip. Oyunda bizim yaşadığımız hikaye ilerlerken aynı anda oynadığımız oyunun içindeki hikayeye de tanık oluyoruz ve bu iki katmanlı hikâye yapısı ilgi çekici. Karakterler az ama öz; özellikle ana karakterler iyi yazılmış. NPC’lerle etkileşim klasik MMO tarzında: "Köpekler sorun çıkarıyor, gidip öldür." gibi basit görevler... Ancak oyun genelinde yer yer kahkaha attıran başarılı mizahi diyaloglar da mevcut. ️Oynanış Mekanikleri️ CrossCode'un kontrolleri akıcı ve öğrenmesi kolay. Ancak ustalaşması ciddi beceri istiyor. Kolay bir oyun değil. Özellikle dövüş mekanikleri soulslike esintileri taşıyor: dodge at, zayıf noktayı bul , doğru anı bekle, saldır şeklinde bir yapısı var. Oyunun temel oynanış sisteminde 4 ana mekanik bulunuyor: yakın dövüş, menzilli saldırı, kalkan ve kaçınma. Her biri farklı yeteneklerle desteklenmiş ve tek bir skill tree üzerinden geliştirme yapılabiliyor. Bu sayede oyuncuya kendi oyun stilini yaratma şansı tanınıyor. Ayrıca, oyunun ilerleyen safhalarında açılan 4 farklı element sayesinde hem savaşlarda hem de bulmacalarda mekaniksel çeşitlilik artıyor. Harita metroidvania tarzında bir yapıda. Aynı zamanda içinden çıkan ve ödüllendirdiği hissini veren chest'lerle birlikta bizi oldukça güzel bir şekilde keşfe itiyor. Zaten oyunun genel trade sistemi çok detaylı olduğundan bu keşifin önemi de artıyor. Bulmacalar oyun deneyiminin temel taşlarından biri. Zaten haritanın kendisi bir bulmaca gibi tasarlanmış. Özellikle zindanlardaki bulmacalar oldukça zorlayıcı ve düşündürücü. Yapay zekâ etkileyici. 120'den fazla düşman ve 30'dan fazla boss dövüşüyle çeşitlilik sağlanmış. Boss'ların kalitesi oldukça yüksek. Çok basit tasarımlara sahip olanlar olduğu gibi çok güzel tasarlanan boss'lar da var. Zorluk seviyesi dengeli ve bizim güçlenmemizle birlikte düşmanların da skill set'lerinin çeşitliliğinin artması sayesinde sürekli bir meydan okuma hissiyatı var. Görevler genel olarak MMO’lara benzer şekilde basit yapıda, ancak araya serpiştirilmiş mini oyunlar ve tekrar eden ama tutarlı görev döngüleri (örneğin bitki toplama görevleri) tempoyu koruyor. CrossCode türüne radikal bir yenilik getirmese de, detaylara verilen önem sayesinde oldukça tatmin edici bir deneyim sunuyor. ️Grafik ve Sanat Tasarımı ️ Pixel art tarzında hazırlanmış görseller gerçekten göz alıcı. Genel tasarım benim oldukça hoşuma gitti. Oyunun retro havasını başarıyla yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda modern bir estetikle harmanlanmış. Animasyonlar, çevresel efektler ve karakter tasarımları oldukça temiz ve tutarlı bir şekilde sunulmuş. Sonuç ve Değerlendirme Çeşitli ve derin oynanış mekanikleri Dengeli zorluk ve mekaniksel eğri Zengin düşman ve görev çeşitliliği Kaliteli müzikler ve atmosfer Güzel bir dünya Mizahi ve kendine özgü bir anlatım dili Zaman zaman tekrar hissi Bazen hissedilen sinir bozucu zorluk (özellike bulmacalarda) CrossCode, Metroidvania türünü sevenler, soulslike dövüş sistemlerine aşina olanlar ve zorlu ama ödüllendirici bir deneyim arayanlar için adeta biçilmiş kaftan. Uzun, dopdolu ve düşündürücü bir oyun arayanlar kesinlikle göz atmadan geçmemeli. "Underrated" bir elmas diyebiliriz. Bu fiyat aralığında böyle bir içerik sunan oyun çok az. Fiyatını fazlasıyla hak ediyor. Kolla oynamanızı da ayrıca tavsiye ederim. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Aug 20, 2025
Fez
7
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Fez; yapımcısı Phil Fish'in ilk ve son yapımı. Bağımsız oyun dünyasında ilk denemelerden ve çığır açan yapımlardan biri olan FEZ, geliştiricisi Phil Fish’in özellikle Twitter’daki tartışmaları ve sektörle yaşadığı çatışmalar nedeniyle devam oyunu göremediğimiz özel bir yapım(Olaylardan sonra Phil Fish sektörü bıraktı). 2013 gibi eski bir tarihte çıkan Fez; platform ve bulmaca türlerini oldukça güzel birleştiren cesur bir deneme. Oyun; Türkçe dil desteği içermemesine rağmen genel olarak çok nadir görülen aşırı basit 'tutorial' tarzı yazılar dışı yazı karşımıza çıkmadığından çok da eksikliği hissedilmiyor. Hikâye ve Atmosfer FEZ’de 2D bir dünyada yaşarken gökten gelen gizemli bir küple birlikte evrenin dört yönünü algılayabildiğimiz bir güce kavuşuyoruz. Bu küp bize 32 adet altın küpü toplamamızı söylüyor ve asıl yolculuğumuz başlıyor. Oyunun genel hattı böyle. Oyunun genel bir hikaye anlatımı yok. Sadece araya giren bir şeylerin döndüğünü ama neyin döndüğünü anlamadığın ara sahneler görüyorsun. Oyun 32 küple bitirilebiliyor ama oyundaki 64 küpün tamamını toplayıp bitirirsen farklı bir sona erişebiliyorsun. Yine de net bir hikâye çizgisi ya da açıklama olmadığı için bu sonlar anlatım açısından büyük fark yaratmıyor, daha çok sembolik bir anlam taşıyor. ️Oynanış Mekanikleri️ Oyunun kontrolleri yeterince akıcı. Ve genel oynanış kolay. Zaten genel oyun sadece tek bir mekanikten oluştuğundan ayrıca yeni oyuncu dostu. Anlattığım gibi genel mekaniğimiz küp şeklindeki haritada bu yüzleri çevirerek parkur ve bulmaca çözmemiz. Tek bir mekanik üzerine inşa edilmiş bu sistem, sadeliğine rağmen fazlasıyla yaratıcı şekilde kullanılıyor. Oyunun hem bulmacaları hem de platformu oldukça iyi yaptığını söyleyebilirim. Özellikle bu ikisini harmanladığı yerler de bulunmakta. Bulmacalar çok güzel ama aynı zamanda bazı bulmacalar oldukça derin ve çözüm için mors alfabesi, QR kodlar, dil çevirileri gibi dış kaynaklara başvurmayı gerektiriyor. Neyseki bunlar oyunu bitirmek için zorunlu değil ve çözümleri için yapılmış güzel rehberler mevcut. Dünya, oda kümeleriyle yapılandırılmış. Her bölge kendine özgü mini mekaniklere sahip ve bu çeşitlilik, oyunun kısa süresine rağmen tekrara düşmesini engelliyor. Ana mekanikle uyumlu olan bu yan fikirler, tempoyu dengede tutuyor. ️Grafik ve Sanat Tasarımı ️ FEZ’in pixel art tarzındaki görsel dünyası etkileyici. Haritalar hem zekice tasarlanmış hem de estetik açıdan doyurucu. Ufak detaylar —örneğin kelebeklerin uçuşu ya da uzun süre bekleyince karakterin yaptığı küçük animasyonlar— oyunun atmosferine sıcaklık katıyor. Genel sanat yönetimi tutarlı ve dikkat çekici. Ses ve Müzik Müzikler ve ses efektleri oldukça iyi. Güzel hava kattıkları aşikar olarak ortada. Bazı özel bölgelerin özel müzikleri falan da var ve bu durum ortama ruh katıyor. ️️Teknik Durum ve Performans️️ Bir iki kere çökme yaşadım ama oyunun yüklenme hızı çok hızlı olduğundan ciddi sorun yaşamadım. Bölümler arası yükleme süresi de var ama aynı şekilde oyun hızlı yüklendiğinden ciddi bir sorun olarak hissedilmiyor. Optimizasyon oldukça başarılı. Çok Oyunculu ve Ek İçerikler Herhangi bir çok oyunculu mod veya ek içerik bulunmamakta Sonuç ve Değerlendirme Özgün döndürme mekaniği Akıllıca ve hoş görünen harita tasarımı Güzel bulmaca ve platform ögeleri Müzikler Genel sanat tasarım tercihleri Oyunun arada crash vermesi (Bazı kişiler save dosyalarını kaybetmiş) Dış kaynaklardan araştırma gerektiren bulmaca tipleri Bu oyunun bulmaca&platform türünü seven herkese hitap ettiğini söyleyebilirim. Özellikle döndürme mekaniğiyle oynayanlara güzel anlar yaşatıyor. Fiyatı belki bir tık fazla kaçıyor olabilir ama indirimde alınabilir. PC Gamepass'te de bulunmakta , sahip olanlar alabilir. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 20, 2025
Salt and Sanctuary
8
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Salt and Sanctuary; Ska Studio'nun yaptığı, oyun dünyasının ilk büyük çaplı souls-like metroidvania yapımı. 2016 çıkış yapan bu yapım cidden bu 2 türü de kendi içinde çok iyi bir şekilde birleştirmiş. Sadece iki türü birleştirmekle kalmayıp aynı zamanda iki türün özelliklerini cidden aşırı üst seviyede yaparak başarısını ortaya koyuyor. Oyunun Türkçe dil desteğine sahip olması da ayrı şekilde güzel. Hikâye ve Atmosfer Krallıklar arasında savaşın neredeyse patlak vereceği kaotik bir dönemde , ortam biraz sakinleşsin ve barış yapılsın diye iki krallık evlilik yapmaya karar veriyor. Biz de diğer krallığa prensesi götüren ekibin bir parçasıyız. Gemiyle yolculuğumuzu yaparken gemi saldırıya uğruyor ve saldırı sırasında gemi batıyor. Bu olaylar sırasında bir şekilde bayılan biz de uyandığımızda kendimizi bir kıyıda buluyoruz. Amacımız prensesi bulmak ve her neredeysek buradan çıkmak. Temel hikaye örgüsü bu. Aslında çok güzel bir dünya yaratılmış. Şu an spoiler olacağından anlatmıyorum ama çok güzel bir lore yaratılmış. Hikaye anlatımı souls oyunlarının çoğunda olduğu gibi çevresel anlatım şeklinde ilerliyor. Yollarda ilerlerken gördüğüm şeyler , insanların anlattıkları falan bilmediğim olayları gün yüzüne çıkarıyor ve olaylara derinlik katıyor. Tabii ki de bu anlatım hikayenin çok büyük planda olduğu yapımlar kadar iyi olmasa da , aradığımız şeyi tamamiyle verdiğini düşünmekteyim. Oyunun iki sonu var. Ama bu olay gene her Souls oyununda olduğu gibi çok minik olayları yapıp yapmadığımıza göre değişen bir yapıda. Yani yapımı değil de varlığı tatmin edici son tarzlarından. ️Oynanış Mekanikleri️ Oyunun kontrolleri eski bir oyun olmasına rağmen oldukça akıcı ve genel oyun şeması kolay. Ama yeni başlayanlara çok yardımcı bir yapıda olduğunu söyleyemem. Bazı kendisine özgü mekanikleriyle Souls oyunlarından ayrılıyor ve bu durumun işimizi kolaylaştırmıyor. Oyunun genel zorluğu Souls oyunlarından biraz daha az olsa da kolay olduğu kesinlikle söylenemez. Hatta zor demek aşırıya kaçmaz. Silah çeşitliliği oldukça fazla. Ama genel olarak belirli bir sınıfa kısıtlı kaldığımızdan ve skill tree de kullandığımız puanları yeniden düzenleme mekaniği olmadığından direk başka bir sınıfa geçme durumunuz olmuyor. Mekanikler klasik souls mekanikleri zaten. Stamina kontrolü , dodge , parry , hafif atak , ağır atak falan. Oyunda çoğu Souls oyununda olan mezhep mekaniği var. Bu mezhepler bu oyunda diğer souls oyunlarına göre çok daha önemli yer tutuyor. Çünkü direk sağladıkları kaynaklar senin oyun tarzını etkiliyor. Mesela rahip sınıf büyülerini sadece bir mezhep veriyor kalan hiçbir mezhep sana bu büyüleri sağlamıyor gibi gibi. Aynı zamanda bu mezheplerin getiridiği çok güzel bir mekanik var. Oyunda sandıklardan falan belirli totemler buluyoruz. Bulduğumuz bu totemleri bulduğumuz checkpoint'lere yerleştirerek o checkpoint'in içerisine farklı özelliklere sahip dükkan tarzı yerler açabiliyoruz ve bu totemleri koymamız aynı zamanda totem koyduğumuz bölgelerde bize ek özellikler kazandırıyor. Mesela keşif totemi bize farklı checkpoint'ler arasında fast travel imkanı sunarken aynı zamanda koyduğumuz bölgede mob'lardan düşen itemların düşme oranını arttırıyor. Genel düşman ve boss yapay zekası oldukça kaliteli. Ama boss'ların kalitesi hakkında bunu söyleyebileceğimi sanmıyorum. Boyutu küçük boss'ların çoğu güzel fight'lar sağlarken boyutu büyük boss'ların çoğu genel mekaniksel kısıtlıklardan dolayı oldukça kolay boss'lara dönmüş. Bazı boss'lar ise zor olmasını sadece 1-2 bozuk harekete borçlu olduğundan bu konuda tam bir tutarlılık sağlanamamış. Zaten oyunda genel olarak boss'ların hasarının az olduğunu düşünüyorum. Ama aynı şekilde bazılarının belirli saldırıları var , bir kere vurduğunda kombo yapıp sana tek atabiliyor. Yani bu konuda minik sıkıntılar olduğunu söyleyebilirim. ️Grafik ve Sanat Tasarımı ️ Başta çok basit bir tasarıma sahip gibi görünse de aslında oldukça hoş bir yapısı var. Genel renk paletinin tercihinden dolayı zaten karanlık hava içimize işliyor. Çevre tasarımı da oldukça hoş. Her bölgenin birbirinden farklı yapısı oldukça belli oluyor. South Park misali karakter tasarımları insanı rahatsız edebilir cinsten ama ona da alışıyorsun. Animasyonların öyle aşırı mükemmel tarafları yok ; yeterli ve güzeller. Sonuç ve Değerlendirme Klasik mekaniklerin oyuna çok güzel entegre edilmiş olması Mezhep mekaniği Harita tasarımı Düşman çeşitliliğinin fazla olması Map'in olmaması Bazı boss tasarımlarının basit kaçması Oyun dünyasının ilk büyük çaplı souls-like metroidvaniası olan Salt and Sanctuary; bu türün ilki olmasına rağmen bazen nasıl bu kadar iyi olmasıyla insanı cidden şaşırtıyor. Her iki türün sevdalısını da kendisine çekebilecek bir yapım. Oyun beni o kadar içine çekti ki oynamaya başlamamın 3. gününün sabahı oyuna nokta koydum. Bayıldım. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Aug 20, 2025
Mark of the Ninja: Remastered
7
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
GirişKlei Entertainment'in orjinalini 2012 yılında çıkardığı Mark of the Ninja'nın Remastered hali. Remastered halinde genel bir oynanış farklılığı bulunmuyor. Grafik , sanat tasarımı değişiklikleri yapılmış ve genel yapımcı notlarının eklenmiş hali.Oyun saf bir gizlilik yapımı. Ve bu işi oldukça güzel bir yapan bir yapım. Zaten klasik yapımlardan biri. Türü sevenlerin kesinlikle oynaması gereken yaklaşık 8-10 saat süren bir yapım.Hikâye ve AtmosferOyun çok hızlı başlıyor. Ninja köyümüze silahlı adamlar saldırıyor ve kısaca amacımız bize saldıran kişilerden intikam almak. Bu intikamı almamıza yardımcı olması için bize güç vermesi karşılığında akli dengemizi yavaşça kötüleştiren bir damga yapılıyor. Biz de damga etkisini göstermeden intikamımızı almaya çalışıyoruz. Tarzında bir hikayesi var. Aslında oldukça klasik bir intikam hikayesi. Çok bir olayının olduğunu söyleyemeyeceğim.Hikaye anlatımı 2 şekilde yapılıyor. Bölüm bölüm ilerleyen oyunun bölümleri arasına giren ara sahnelerde ve aynı zamanda bize yetenek puanı da veren bulduğumuz parşomenlerden hikaye ve evren hakkında bilmemiz gerekenler bize anlatılıyor. Oldukça hoş bir anlatımı olduğunu söyleyebilirim. Parşomenler ortama güzel hava katıyor ve sinematiklerin animasyonu oldukça güzel.️Oynanış Mekanikleri️Oyunun kontrolleri oldukça akıcı , bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Genel oynanış ise oldukça kolay , yeni başlayanlara oldukça dost bir yapım. Zaten genel oyunun sadece 2-3 tuşla oynanması ne kadar basit kontrollere sahip olduğunu göstermekte.Dediğim gibi bu saf bir gizlilik oyunu. Bunun getirisi olaraktan da karakterimizin hiç düzgün saldırı şansı yok. Genel olarak gafil avlamalarla dönen bir saldırı şemamız var. Bu genel saldırı da oldukça güzel mini mekaniğe bağlanmış. Diğer oyunlarda olduğu gibi stealth yaparken sadece 1 tuşa basıp bekleme değil de hem tuşa basıp hem de oyunun gösterdiği yöne çekme tarzında bir mekanik tercih edilmiş. Bu quick time event gibi çıkan mekaniği yapıp yapamamana göre de adamı öldürmen sonucu adamın ses çıkarıp çıkarmaması belirlenmiş oluyor. Yani aslında güzel bir derinlik kattığı **** oyunda normal gizlilik oyununda olan şekilde genel stealth seti direk geliyor biz yetenek puanları ile saldırı seti alıyoruz olayı yok. Oyunun başında sadece arkadan adamları öldürebilirken daha sonra açtığımız yeteneklerle üstlerine zıplayarak öldürebilen , kapının arkasından öldürebilen , gizlenme yerinden öldürebilen birine dönüşüyoruz. Yani böyle kendi içinde bir karakter gelişme şeması yaratmış.Tabiki de sadece dümdüz arkaya geçip öldürme tarzında bir ilerleme şeması yok. Oyunda aynı zamanda karakterimiz yanında kullanabildiği "kunai" tarzı bıçağını ve bir tane yardımcı ekipman getirebiliyor. Bu 'kunai' düşmanları öldürmekte değil de daha çok ampülleri kırmak ya da düşmanları kendine çekme amacıyla falan kullanılıyor. Ve aynı zamanda yanımıza bir tane yardımcı ekipman alabiliyoruz. Bu ekipman yere atılıp düşmanları öldüren bir tuzak da olabilir ya da lazerlerin bizi görmesini engelleyen smoke bombası da ya da düşmanı sersemleten yere attığımız dikenlerde. Bunların arasından seçim bize bırakılmış. Ve tabiki de bu ekipmanları falan yetenek ağacında geliştirmek mümkün.Oyunda aynı zamanda bölümlerde edindiğimiz yeni mekanikleri kullandığımız çok zor olmayan ama çok da kolay olmayan tadımlık bulmacalar da mevcut. Çok güzel ve yerinde bulmacalar. Genel oyun akışının hızını ayarlamada güzel işe yarıyorlar. Oyun dediğim gibi bölüm bölüm ilerliyor ve her bölümün bize koyduğu challange'lar var. Mesela "Bu bölgede hiç görünmeden ilerle" ya da "Bu bölgede hiç ekipman kullanma" tarzında. Bunlar da gene genel akışın ilerlemesine güzel etkide bulunmuş. Düşman yapay zekası da yeterince iyi. Oyunda yaptığımız her hareketten ses çıkıyor. Düşmanların bu seslere ve durumlara verdiği tepkiler oldukça iyi.Genel harita dizaynı ve düşmanların yerleştirilme şekli çok iyi. Her bölüm aslında her gizlilik oyununda olması gereken durumun bulmaca gibi olması hissiyatını yaratıyor.️Ek Olarak️Oyunun görselliği çok güzel. Genel arkaplan tasarımlarına oldukça çalışıldığı belli. Genel çevre ve karakter tasarımları da oldukça iyi. Animasyonlarda bir problem yok. Hepsi hatasız çalışmakta. Işıklandırma bu oyun da ayrı bir önem kazanıyor çünkü genel bir oynanış faktörü olarak da iş görüyor. Genel olarak ses efektleri (silah sesleri , ortam sesleri vs.) oldukça güzel. Seslendirme az da olsa var. Mükemmel olduğu söylenilmese de düzgün kalitede olduğu söylenebilir.Sonuç ve DeğerlendirmeGenel tasarımın kalitesi (Sanat , grafik , harita)Oyunun istediğin tarzda stealt'e izin verecek yapıda olmasıOyun hikayesinin sadeliğiOyunun finaline ilerleme kararının basitliğiSaf gizlilik oyunlarının artık sektörde yok olmaya başladığı dönemlerden geçiyoruz. Eğer siz de gizlilik açlığı çekiyorsanız. Kesinlikle denemeniz gereken bir yapım.🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 20, 2025
Crash Bandicoot N. Sane Trilogy
5
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Crash Bandicoot; Playstation'ın Nintendo'nun Mario'suna alternatif olarak yaptırdığı platform oyunu. Oyun minik aksiyonun da karıştığı ama %90'ı platformdan oluşan bir yapım. Ve oldukça zor bir yapım. Sadece sabrı olanların girmesi gereken bir oyun. Bu paket Crash Bandicoot'un ilk 3 oyununun birleşitirilip önümüze sunduğu bir paket. Türkçe dil desteği yok ama oyunda zaten direk altyazı falan yok. Diller sadece menüyü değiştiriyor. Oyunun kendi minik ara sahneleri var ama özellikle anlattığı bir hikaye falan olmadığı için önemsiz. Hikâye ve Atmosfer Genel hikaye çok basit. **** Cortex diye bir kötü adamımız var. Bu adam kötülük yapıyor biz de onu durdurmaya çalışıyoruz. Böyle çok basit. Hikaye olmasa da her 3 oyun , birbirinin devamı. Oyun bölüm bölüm ilerleyen bir yapıda. Her bölümün tarzına göre kendine özel mekanikleri oluyor. Böylelikle oynanışı canlı tutmaya ve tekrarı azaltmaya çalışıyorlar. ️Oynanış Mekanikleri️ Genel oynanış çok basit. İlk oyunda karakterimiz sadece düz zıplıyor ve vuruyor. İkinci oyunda kayma ve eğilme mekanikleri geliyor. Üçüncü oyunda double jump ekleniyor. Yani kısaca genel kontrol ve mekanik şeması aşırı kolay. Zaten oyunun tercihi satış kitlesi çocuklar. Ama oyunun bu kadar kolay mekaniklere rağmen garip bir zorluğu var oyunun. Öyle garip bir zorluk ki yapamamanın tek suçlusu sensin. Adamlar zor yapmamış yani haritayı , sen beceremiyorsun. Ama bazı durumlarda iyi ayarlanmamış hitbox'ları ve oyunun 3D tasarımından ötürü bazı yerlere düzgünce atlayamadığını belirtmek gerek. Her üç oyunun da genel yapısı; belirli sayıda bölüm bitir , sonra bir tane boss'la savaş ve son boss'a kadar tekrar et tarzında. Boss'lar gene parkur ve bulmaca tarzında. Genel oynanış ise önümüze farklı hareket şemalarına sahip düşmanları direk geçmek ya da onlara vurarak etkisiz hale getirmek ve oyunun bize verdiği parkurları geçme üzerine. Yani celeste gibi %100 parkur da sayılmaz. Oyunun kendi içerisinde minik bir mizahi dili olduğunu belirtmeliyim. Mesela her bölüm sonunda bölümün içindeki kutulardan kırmadıklarınız üstünüze düşerek gösteriliyor. Ya da farklı düşmanlara ölmen durumunda farklı komik ölüm animasyonları falan ortaya çıkıyor. ️Ek Olarak️ Genel olarak oldukça tatlı bir görselliğe sahip. Kendine özel bir tarza sahip olduğu ortada. Karşımıza çıkan engellerin tasarımı bölgenin tarzına uygun güzelce değişiyor. Animasyon ve efektler hoş. Oyunun zaten güzel ve klasik bir müziği var. Genel olarak duruma uygun da farklı müzikler çalıyor. Gördüğümüz diğer ses efektleri falan da iyi. Seslendirme konusunda ama minik bir sıkıntı var. Ana kötü karakterler çizgi filmlerdeki gibi kötü karakter ses tonlarıyla konuştuğundan ve oyunda altyazı da olmadığından bizim gibi ana dili ingilizce olmayanlar için sıkıntılı seslendirmelere dönüşüyor. ️️Teknik Durum ve Performans️️ Teknik olarak oldukça iyi. Herhangi bir problem yaşamadım. Sonuç ve Değerlendirme Güzel bir platform oyunu Nostaljik deneyim için ideal Güzel bir zorluk Altyazı eksikliği İyi ayarlanmamış hitbox'lar 3D tasarımın bazı yerlerde durumu zorlaştırması. Oldukça eski bir Playstation oyununun biraz elden geçirilip önümüze sunulmuş versiyonu olduğundan daha önce Playstation'da oynayanlar için güzel bir nostaji ögesi. Aynı zamanda kaliteli bir platform oyunu. Bu nedenlerle oynamak isteyen herkesin sevebileceği bir yapım. Aynı zamanda güzel aile dostu bir tarzı var. 🅑🅡🅞🅝🅩
PC
Aug 20, 2025
Hob
4
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
GirişHob ; Torchlight'ın yapımcılarının elinden çıkmış yeni bir oyun. Tür olarak aksiyon&macera olarak kendini tanıtsa da ben yürüme simülasyonuna ucundan aksiyon eklenmiş bir yapım demeyi daha doğru buluyorum. Bu yüzden aksiyonu bol olan bir yapım arayanlara bu oyunu önermiyorum. Kendisiniden türkçe dil desteğine sahip ama oyunda herhangi bir konuşma olmadığından bir anlam yaratmıyor.Hikâye ve AtmosferAna karakterimizi goleme benzer bir yaratık bulunduğu odadan dışarıya çıkartıyor. Dışarı çıktığımızda etrafın oldukça miasma diyebileceğimiz kötücül , kirli bir şekilde kaplandığını görüyoruz. Amacımız bu kirliliği temizlemek.Hikayemizin 2 farklı sonu var ama yaptığımız eylemlere göre değiştirebildiğimiz tarzda değil. Oyun bize en sonda sadece seçenek veriyor ve biz de seçiyoruz. Ama seçtiğimiz sonlardan birinde oyun sonu boss'uyla savaşırken diğerinde savaşmıyoruz. Ama oyunu bitirdikten sonra oyun bizi direk sonun dibinde başlattığından diğer sona gidebilirsiniz , yani yanlış sonu seçtim diye endişelenmenize gerek yok.️Oynanış Mekanikleri️Souls'tan esinlenen bir aksiyon oyunu kontrollerine sahip bir yapım. Hafif atak , ağır atak , roll , dodge gibi mekanikler var. Bir de basılı tutarak güçlendirilmiş vuruşlar yapabildiğimiz bir saldırı şeklimiz var. Sorunumuz ise bu oyunun normal aksiyon oyunlarında olan tüm mekaniklere sahip olmasına rağmen bu mekaniklerin oldukça sığ olması ve üstüne üstlük bu mekanikleri destekleyecek düşman çeşitliliğine sahip olmaması.Sadece 4-5 tip düşman tipine sahip bir yapım. Ve genel tarz olarak bu düşmanların da çok az sayıda çıktığını söyleyebiliriz. Ama buna rağmen tekrar miktarı insanın canını sıkar derecede. Silah olarak da sadece kılıcımız var. Yani genel aksiyon tercihimiz de sıkıntılı. Belirli yetenekler alabiliyoruz ama aksiyon yetenekleri kullanmaya değmeyecek kadar sığ ve kötü yapılmış. Üstüne bu yetenek ve aksiyon seti aldığımız şeklinde sabit kalınca kalitesizliği özellikle hissediliyor.Genel harita dizaynı bulmaca gibi belirli şeyleri yaparak ilerlediğimiz ve belirli bölgeleri açarak ve bölgeleri birbirine ekleyerek ilerlemek tarzında. Metroidvania ögelerine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu olayın oluşu ve haritanın tarzını değiştirme olayı oldukça hoş ve güzel görünüyor. Sıkıntı ise bunu yaparken oynadığımız oyunun stilinde. Dediğim gibi bu oyunda bu bölgeleri açmak için bulmaca gibi şeyleri çözüyoruz. Ama bunlara bulmaca falan denmez. Çünkü tek yaptığımız oyunun bizim için önceden belirlediği tek ihtimalli aksiyonları yapmak. Şöyle bir örnek verebilirim: "Ortada bir kutu var ve bu kutuyu deliğe iktiriyorsun. Ama bu kutuyu iktirme olayının hiçbir zorluğu yok sadece iktiriyorsun. Ve iktirme yolu da dümdüz. O dümdüz yolda iktiriyorsun." İşte bu kadar basit bir oynanışa sahip. Hani aksiyon ağırlıklı bir yapım olsa kabul edersin bu durumu. Ama bu oyunda aksiyon oyunun sadece %20'lik kısmını kapsıyor ve kalan %80'in tamamı bu basit aksiyonları yaparak ilerlemek. Aynı zamanda aksiyonu da çok kötü olduğundan genel olarak oyunun %100'ü sınıfta kalıyor. Düşman ve savaşlardan bahsetmem gerekirse dediğim gibi düşman çeşitliliği oldukça az. Aynı zamanda bu düşmanların çok basit ve az sayıda skillset'leri var. Yapay zeka oldukça ortalama.Peki bu oyunun neyi var da inceleme puanları falan olarak bu kadar olumlu bir konumda duruyor. Bunun birkaç sebebi olabilir. İlk sebep , oyunun kolay bir aksiyonu ve güzel bir sanat tarzı olduğundan yeni ve deneyimsiz oyuncuları kendine çekmiş olabilir. Bir diğeri ise direk sanat tasarımını çok önemseyen kişiler tarafından bu kadar beğenilmiş olabilir. Bu ikinci tarafa hak veriyorum çünkü genel dünyası çok güzel. Çok gizemli bir his veriyor. Aynı zamanda bu yükselen bölgeler konsepti haritayı çok güzel birleştiriyor ve çok güzel bir harita tasarımı oluşturuyor.️Ek Olarak️Bu oyunun övmeye değer yaptığı tek şey görselliği ve sanat tasarımı olabilir. Gerek çevrenin , gerek karakterlerin , gerek animasyon ve efektlerin tasarımına alıştığında hepsinin ne kadar kaliteli ve iyi olduğu görülüyor.Oyunda müzik falan yok denilebilir. Ses efektleriyle ise oldukça ortalama ama geçer seviyede bir iş yapıldığını söyleyebiliriz.Sonuç ve DeğerlendirmeBölge yükselme mekaniğiSanat ve harita tasarımı ile bunun getirdiği keşifGenel aksiyonun kötülüğüDüşman çeşitliliği ve düşman skillset'lerin basitliğiGenel oynanışın sıkıcı olmasıYaptığımız bulmacaların çok basit ve sıradan olmasıKısaca bu oyun ya yeni oyunculara hitap ediyor ya da yürüme simülasyonlarından hoşnut olanlar ve sanat tasarımını oyunun çok önemli bir parçası olarak görenler tarafından sevilebilecek bir yapım. Bu bahsettiğim özellikler kişinin kendisine hitap etmiyorsa birine önermeyeceğim bir yapım. Ama oyunun sanatının mükemmel olduğunu tekrardan söylemek istiyorum.🅑🅞🅚
PC
Aug 20, 2025
The Case of the Golden Idol
8
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş The Case of the Golden Idol , 2022 yılında çıkan Balatro'nun da yayıncısı olan Playstack'in yayınladığı başarılı bir dedektiflik , gizem ve point&click oyunu. Serisinin ilk oyunu olmakla birlikte ikinci bir oyunu da bulunmakta. Aynı zamanda bu oyunun hikayesinin öncesini anlatan 2 farklı DLC'ye de sahip. Hikâye ve Atmosfer 18. yüzyılda karşımıza çıkan 12 tane cinayet ya da cinayetlerin davasını çözüyoruz. Ve bu cinayetlerin hepsi birbiriyle bağlantılı ve nedense hepsinde bir altın idol bulunmakta. Amacımız bu cinayetlerin hepsini çözmek , genel olarak altın idolü anlamak ve bu altın idole sahip kişilerin yaptıklarıyla yaptıklarının sonucunu görmek. Hikaye kendini sabit bir zaman diliminde insanların yaptıkları , konuştukları , üstlerinde olanlar , arka planda gördüklerimiz üzerinden anlatıyor. Yani ekranda yaptığımız ve gördüğümüz şeylerin hepsi oyunun bize anlattığı hikayenin bir parçası. Ve bu oldukça etkileyici. Oyunun mükemmel bir hikayesi var. Her şeyin böyle tak tak diye birbirine bağlanması ve aniden gelen plot twist'ler , verilen mesajlar falan mükemmel. Sadece 1 hikaye var. Bizim amacımız bu tek hikayeyi ortaya çıkarmak. 18. yüzyılda geçen bu hikayeler oldukça ağır , ve kaotik olarak işleniyorlar. Kafanda farklı farklı senaryolar kuruyorsun ama her şeyi birleştirince olan tek şeyi buluyorsun. Ve bulduktan sonra diyorsun ki "Vay be , böyle olmuş olması çok mantıklı". Her şey rayına oturuyor ve hikayemiz bir sonraki davayla devam ediyor. Tabi sadece bulunduğumuz davaların hikayesi değil genel hikaye de çok güzel yazılmış. Dümdüz bir dünyada kapalı cinayetleri araştırmıyoruz sadece. Oyun bize günümüzde de üzerine düşündüğümüz siyasi olaylara da gönderme ve atıfta bulunuyor. Başta sadece minik bir tek kişilik cinayeti çözerken sonrasında olayların ne kadar büyüdüğünü , koskoca bir ülkeyi ilgilendirdiğini ve hikayenin nasıl bittiğini en ön sıradan izliyorsun. ️Oynanış Mekanikleri️ Oyuna başladığında oyun bize iki oyun modu seçeneği sunuyor. Düz oyun modu ve point&click tarzında oyun modu. Genel oynanışlar aynı , sadece point/click modunda olayları düzgün sıraya koymamız için konuşmalardan ya da insanların üzerindeki kağıtlarda yazan kelimeler ve genel olarak araştırdığımız yerler işaretli olarak gelmiyor. Point/click modunda da bu işaretli şeyleri bulunca oynanış aynı oluyor. Yani aslında biraz daha uğraş isteyen oyuncular için yapılmış bir mod. Siz önerilenle devam edebilirsiniz. Genel oynanış dediğim gibi kelimeleri bulmakla başlıyor. Bu kelimeler birinin ismi , bir eşya ve ya bir yer olabilir. Bu kelimeleri bulduktan sonra oyunun bizi yönlendirdiği menüler amacıyla bu kelimeleri birleştirerek olayı tamamlamaya çalışıyoruz. Mesela bir menüde kimin kim olduğunu işaretlememizi istiyor. Oyun direk bunu bize söylemiyorr. Her bir işaretlememizi oyun içerisinde bize verilen minik ipuçlarıyla buluyoruz. Sonra mesela genel olarak ortamda olan mini olayları tam olarak bulmamız isteniyor. En son ve asıl yapmamız gereken ise ana olayı işaretlemek. Genel yapı şöyle oluyor. Menüyü açtığımızda önümüze " ....... , babasının vasiyetinde kendisine sadece ........ kaldığı için ...... ve ..... .........'ya emir vererek ...... .......'dan ......... ...........'yı almasını istedi" tarzında. Biz işte bu boşlukları bulduğumuz kelimelerle doldurarak hikayeyi açığa çıkarmaya çalışıyoruz.Aslında düşününce oldukça kolay gelse ve oynanışı oldukça kolay olsa da oyunda ilerlemek oldukça düşündürücü ve zaman harcatıcı. Bunları kötü anlamda söylemiyorum. Aslında bu kadar basit olayları bu kadar güzel bulmacalar şeklinde etrafa dağıtıp bulmamızı sağlamaları çok iyi. Oyunun ileri safhalarında oyun o kadar dikkat istiyor ki kenara kağıt kalem almadan halletmek oldukça zor. ️Ek Olarak️ Genel sanat tasarımı mükemmel. Kendisine has bir yaklaşımı olduğu oldukça belli. Geçtiği döneme oldukça yakışan bir tasarıma sahip. Ses ve müzikler oldukça güzel , kendileri ön plana çıkmıyor ama oldukça güzel eşlik ediyorlar. Oyun oldukça metin bazlı olsa da seslendirmeye sahip değil. Ama seslendirmenin olmaması bence bir artı. Ortama girmeyi daha iyi sağlıyor ve bizi daha çok düşünmeye yoruyor. ️️Teknik Durum ve Performans️️ Arada gelen minik takılmalar oldu. Ama bu takılmaların da genel olarak benden kaynaklı bir sorundan dolayı yaşandığını düşünmekteyim. Bunun dışında hiçbir sorun yok , optimizasyon oldukça iyi. Sonuç ve Değerlendirme Mükemmel hikaye Hİkayenin kompleks anlatısı ve güzel plot twist'ler Oynanışın kolaylığı ve bu kolaylığa rağmen derinliği Güzel sanat tasarımı Dedektiflik türünde çok fazla kabul gören yapım bulunmasa da bu oyun kabul gören az sayıdaki yapımdan biri. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Aug 20, 2025
Monster Sanctuary
7
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Bağımsız indie bir ekip olan 'moi rai games'in geliştirdiği ilk büyük çaplı oyun olan Monster Sanctuary, sıra tabanlı dövüş sistemini kullanan yaratık toplamanın ana mekaniklerden olduğu ve topladığımız yaratıkların özelliğiyle metroidvania olarak kendini sunan bir yapım. Hikâye ve Atmosfer Oyunumuz, modern dünyadan bilerek izole biçimde bırakılmış "Monster Sanctuary" denilen yerde geçiyor. 4 ana aile tarafından yönetilen bu yerde her ailenin kendisine özgü özel bir canavarı var. Bu ailelerden birini seçerek en büyük canavar terbiyecisi olma yolculuğumuza başlıyoruz. Ama sonrasında "Monster Sanctuary"nin simyacılarının tehtidi altında olduğunu öğreniyoruz ve onları durdurmaya çalışıyoruz. Genel hikayemiz bu. Pokemon oyunlarında olduğu gibi aslında çok basit bir hikayesi var. Sonradan 'Sanctuary'i kurtarmak gibi ağır bir temaya ilerlese de genel diyologlar , oyunun ağırlığı falan bu hikayeyi oldukça hafif bırakıyor. Oynamak için oynuyorsunuz yani. Genel dünyanın inşası oldukça başarılı diyebilirim. Kendi içerisinde tutarlılıklarını bozmuyorlar ve koydukları minik kurallara bağlı kalmaya devam ediyorlar. Kurallara bağlı kalmadıkları her yerde de bunu açıklıyorlar. Bu konuda oldukça başarılılar. Oyunun ek olarak zorunda tutmadığı gidebileceğin alanlarda var. Bu alanlar genel dünya hakkında bize oldukça bilgi vermekte. Kıssadan hisse dünyanın oldukça tutarlı olduğu , kendini ciddiye almaya çalışan ama çok da beceremeyen bir hikayeye sahip bir oyun diyebilirim. ️Oynanış Mekanikleri️ Oyun normal bir sıra tabanlı dövüş sistemine sahip. Bu savaşlar genellikle 3v3 oluyor. Boss'ların çoğunda ise 3v1 olarak savaşmaktayız. Canavarların savaş sonrası level atlıyor ve atladıkları levele göre yetenekler falan kazanıyorlar. Ama bunun genel sistemi diğer sıra tabanlı dövüş oyunlarında olduğundan farklı. Her canavarın kendine ait olan skill tree'leri var. Bu yetenek ağaçları sadece canavarın yeteneklerini seçmek gibi sığ işlemiyor. Direk genel pasif özelliklerine kadar karar verebildiğin ve çoğunluğu stat bonusu gibi basit yetenek ağacı özelliklerine kaçmayan her biri savaşın gidişatını etkileyecek yeteneklerle dolu yetenek ağaçları. Özellikle oyunun ileri kısımlarında bu genişleyen yetenek ağaçları ve sınırlı yetenek puanından dolayı bu taktiksel seçim olayı oldukça ilerliyor ve çok daha iyi hale geliyor. Ve bu taktiksel anlayışını değiştirecek aletlerin de var. Bazı 'item'lar sayesinde canavarların yetenek ağaçlarını sıfırlayıp baştan ayarlayabiliyorsun. Tabi ki de her istediğin an değiştirebilecek kadar bir özgürlük sunmasa da oyun istediğin an bu taktik değişikliğini yapmana fırsat tanımış. Üstelik istediğin an tekrardan istediğin canavarın aynısından yakalayabiliyorsun. Ve bu yakalaman sonucu canavar, kendi partinden sadece 2 level düşük gelerek oyunda istediğin zaman parti değişikliği yapmana olanak sağlıyor. Savaşlar dışındaki diğer mekanik çeşitlilik ise yakaladığımız canavarlar geliyor ki oyun bu yakalama işini metroidvania özelliğiyle oldukça iyi birleştiriyor. Yakaladığımız her canavarın belirli özelliği oluyor ve bu özellikler sayesinde oyunda ilerliyoruz ve genel olarak keşif yapabiliyoruz. Mesela bir canavar alev atma özelliğine sahip ve bunla alev kürelerini yakıp sandık açabiliyoruz , diğeri gizli duvarları kırabiliyor , diğeri sarmaşıkları kesebiliyor , vb. Bu büyük yetenek çeşitliliğini bu büyük canavar çeşitliğine dağıtınca oyun ortaya oldukça güzel bir metroidvania olup çıkıyor. Bu yapımın güzel yanı bu canavar çeşitliliğini iyi kullanabilmesi ve oyuncuya bu sistemi kıracak rahatlığı sağlamaması. Çünkü bu oyunda her canavar eşit derecede güçlü. Sadece genel skill set'leri , senin kullandığın taktik ve sahip oldukları elementlerle fark ediyorlar. Ve aynı zamanda oyunun ilerideki kısımlarında eklenen karanlık ya da aydınlığa değiştirme mekaniğinin verdiği bonuslarla. Yani kısaca tüm canavarlar eşit sadece onları iyi kullanmayı bilmen gerek. Sonuç ve Değerlendirme Canavar çeşitliliği Genel harita tasarımı Canavarların sahip olduğu yeteneklerin metroidvania tasarıma katkısı Keşif hissiyatının güzelliği Canavarların sahip olduğu kendilerine özel yetenek ağacının istenilen taktiksel düşünceni yapmana şans tanıması Ses ve müziklerin tekrarı ve basitliği Hikayenin basitliğine rağmen oyunun kendini ciddiye alma çabası Yaratık toplama türünün metroidvania'ya uyarlandığı mükemmel bir örnek. Sıra tabanlı dövüş sistemini sevmeyenlerin bile combat'ın derinliğinden dolayı sevebileceği bir yapım. Keşifin oyunda büyük bir yer tuttuğu ve bunun çok iyi verildiği ; keşifin sonucu ise gelişmeyi tamamiyle hissedebilidiğin bir yapım. Bence türü sevmeyen bile belirli bir süre şans tanımalı. Verdiği içeriğin kalitesi ve uzunluğundan dolayı indirimsiz bile alınmaya değer bir yapım. Kesinlikle öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 20, 2025
TOEM
6
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş TOEM: A photo Adventure, 'Something We Made' adlı indie ekibin geliştirdiği ilk büyük çaplı oyunları. TOEM ; puzzle ve bulmacanın oyunun ana ögeleri olduğu cozy games türüne girebilecek bir yapım. Genel olarak oldukça rahatlatıcı ve kolay oynanışa sahip olduğundan basitlik arayanlara oldukça uygun bir yapım. Bulmacalar görev usülü olduğundan ve görevler kelime oyunlarıyla dolu olduğundan , bulmacaları anlamamızı engellemeyen güzel bir Türkçe yamanın varlığı oldukça hoş. Hikâye ve Atmosfer Ana karakterimiz yatağından kalkıyor ve büyükannesinin yanına gidiyor. Büyükannesi ona yolculuğumuzun bugün başladığını söylüyor ve bize bir kamera veriyor. Yolculuğumuzun amacı ise TOEM'i bulmak. Genel hatlarla olay bu şekilde. Zaten bu oyunda önemli olan hikaye değilde yolculuk olduğundan hikayenin basitliği bir sorun teşkil etmiyor. Atmosfer ve dünya oldukça hoş yapılmış. 5(+1) farklı bölüm var ve hepsi tamamiyle farklı bir atmosferde geçiyor. Bu bölgelerde olanlar üzerinden ise kendimize bir şeyler katmaya çalışıyoruz. Oyun aynı zamanda oldukça tatlı bir mizahi tona da sahip. Bizi güldürmeye çalışan değil de gülümseten tarzda bir mizah. Oldukça hoş olduğunu söyleyebilirim. ️Oynanış Mekanikleri️ Oyunun genel mantığı basit. Sonraki bölgeye geçebilmek için her bölgede belirli sayıda görev tamamlamamız gerekiyor. Bu görevlerin hepsi ya fotoğraf üzerinden dönen bulmacalar ya da bulmacalar sonrasında bulduğumuz eşyaları getirme üzerine. Genel oynanış zaten çok basit olduğundan ve bu bulmacalar oldukça da kolay olduğundan oynanışın oldukça rahat olduğunu söyleyebilirim. Bulmacaların tarzı genellikle şöyle oluyor. Mesela bize birisi "Arkasından ışık çıkan bir böcek varmış. Bana onun fotoğrafını getirir misin?" tarzı görev veriyor. Amacımız ise o bölümde uğur böceği bulmak oluyor. Tabii ki de bu kadarla sınırlı görevler de yok , farklı görevlerde eklenmiş. Ama en iyisi bunu kendinizin deneyim etmesi bu yüzden anlatmıyorum. Oyun dediğim gibi bölgede belirli sayıda görev yapmamızı istiyor ama genel olarak bölgede istenilen görev sayısının 2 katı kadar görev oluyor. Oyundan daha güzel bir deneyim çıkarılması için görevlerin tümünün yapılmasını öneririm. ️Ek Olarak️ Oyunun tamamıyla elle çizilmiş bölümlerden oluşuyor olması ve bunu çok iyi yapmış olması oldukça mükemmel , oldukça stilize bir görünümleri var. Çevre tasarımları ve karakter tasarımları oldukça orijinal. Oyunun bölümlerinde farklı yerlerde kasetler buluyoruz ve bunların her biri arka planda oynaması için bize müzikler veriyor. Yani oyunu oynarken kendi müzik listemizi yapıyoruz diyebiliriz. Oldukça hoş bir eklenti. Üstüne üstlük müzikler de oldukça başarılı. ️️Teknik Durum ve Performans️️ Teknik olarak oldukça mükemmel olduğunu söyleyebilirim. Zaten gereksinimleri az bir oyun. Üstüne optimizasyonu da oldukça iyi. Kısaca ben herhangi bir sorun yaşamadım. Çok Oyunculu ve Ek İçerikler Oyunu bitirdiğimiz zaman ek olarak fazladan bir tane daha büyük çaplı bir bölüm ekleniyor. Bu bölüm ana oyunda olmayan farklı mekanikleri de içeriyor ve oldukça başarılı. Zaten paralı değil , yapımcının bize hediyesi olarak geliyor. Oynamanızı öneririm. Sonuç ve Değerlendirme Oldukça rahat ve cozy oynanış Bulmacalar oldukça eğlenceli Güzel müzikler Hoş sanatsal tasarım Güzel mizah Belki biraz daha fazla mekaniksel çeşitlilik ve bulmaca çeşitliliği olabilirmiş Oyunun gerçekten aşkla yapıldığı bariz. Zaten oyunda gördüğümüz yerlerin çoğunda yapımcıların varlığını hissedebiliyoruz. Hatta belirli bir yerde öğreniyoruz ki oyundaki bütün isimli hayvanlar aslında yapan ekibin kendi evcil hayvanları. Yani böyle ince detaylara da sahip. Kısaca değerlendirmem gerekirse oyunun boş zamanda rahatlamak için oynanabilecek güzel bir alternatif olduğu belli. Şahsen bunun gibi hoş bir deneyimi herkesin denemesini isterim. Öneriyorum. Ama bu yapımı kaliteli bir oyun oynamak için değil de hoş bir deneyim yaşamak amacıyla oynarsanız daha çok hoşunuza gideceğine inanıyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 20, 2025
Eldest Souls
5
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Fallen Flag Studio'nun ilk büyük yapımı olan Eldest Souls, souls-like mekaniklerini benimseyen ve sadece boss dövüşlerine odaklanan (boss-rush) oldukça zorlayıcı bir oyun. Zorluğu gerçekten sinir bozucu seviyelere ulaşabiliyor, bu yüzden bu tür oyunlardan keyif alanlara hitap ettiğini baştan belirtmek gerek. Oyunda çok az metin bulunuyor ancak bir "lore" (evren kurgusu) oluşturma çabası açıkça görülüyor. Ne yazık ki bu anlatım oldukça ağır bir dille yapıldığından, Türkçe dil desteğinin eksikliği ciddi bir dezavantaj yaratıyor. Hikâye ve Atmosfer "Old Ones" olarak adlandırılan tanrı benzeri varlıklar, insanlığı yok oluşun eşiğine getiriyor. İnsanlar, bu varlıkları öldüremeseler de son çare olarak onları bir kaleye mühürleyip burada savaş başlatıyor. Bu yaratıklara sadece obsidyenden yapılmış silahlar zarar verebiliyor. Ancak insanların elinde sadece ucunda küçük obsidyen parçaları olan mızraklar bulunuyor. İşte biz bu noktada devreye giriyoruz: Elimizde tamamen obsidyenden yapılmış dev bir kılıçla bu tanrısal varlıkları avlamak için yola çıkıyoruz. Hikâye sunumu, souls-like oyunlarda alışık olduğumuz şekilde ilerliyor: Açılış sinematiği, çevresel anlatım ve bazı NPC diyaloglarıyla şekilleniyor. Hikâye temel olarak sade olsa da, dünya inşasında belli bir özen var. Büyük savaşa dair kalıntılar ve küçük detaylarla atmosfer başarılı şekilde oluşturulmuş. Hatta NPC'ler arasında taraf seçimine göre değişen diyaloglar ve alternatif son cümleleri bile var. ️ Oynanış Mekanikleri ️ Oynanış, klasik souls-like temelleri üzerine kurulsa da kendine özgü bir mekanik barındırıyor. Tek bir saldırı tuşumuz var. Hafif saldırı için bir kez basıyoruz. Ağır saldırı için basılı tutuyoruz. Ağrı saldırı sonucu "berserk" moduna geçiyoruz. Bu modda düşmanlara daha fazla hasar veriyoruz ve hasar vermemiz sonucu kendi canımızı yenileyebiliyoruz. Oyunun tüm dengesi bu sistem üzerine kurulu. Ayrıca üç farklı yetenek ağacı mevcut: Dash (kaçış) , Berserk (saldırı) ,Counter (karşı saldırı). Toplamda 9 (+3 DLC) boss'tan her biri, bir yetenek puanı ve özel bir "öz" kazandırıyor. Kazandığımız bu yetenek puanlarını seçtiğimiz ve oynayış tarzımızı belirleyen bir yetenek ağacında harcayarak ilerliyoruz. Özleri ise istediğimiz yetenekle birleştirerek yeni pasif efektler elde edebiliyoruz. Örneğin: "Dash" ile eşleştirdiğimiz bir öz, başarılı bir kaçıştan sonra can veren kristaller düşürmenizi sağlayabiliyor. Üstelik yetenek ağacını istediğiniz zaman sıfırlayıp tekrar yapılandırabiliyorsunuz. Harita yapısı oldukça sade. Boss odaları dışında, genellikle boş ve işlevsiz koridorlarda dolaşıyoruz. Oyunda işe yarayan bazı item’lar haritaya serpiştirilmiş durumda, ancak ne işe yaradıkları çok net değil. Bazı özel eşyalar ilerleyiş için zorunlu olduğundan, rehber ya da wiki kullanımı neredeyse kaçınılmaz hale geliyor. Boss savaşları, oyunun en güçlü ve en zorlu kısmı. Her boss’un genellikle 6-7 farklı saldırısı var ve bu saldırıları bir arada kullanmaları savaşı kaotik hale getiriyor. Bazı boss'lar gerçekten dengesiz veya sinir bozucu olabiliyor. Ancak genel olarak yenildiğinizde bunun sebebi sizin hatanız oluyor; bu da tekrar denemeyi teşvik eden bir his yaratıyor. ️ Görsel ve İşitsel Tasarım ️ Ana karakterimizin modellemesini çok özgün bulmasam da boss tasarımları, çevre ve animasyonlar oldukça başarılı. Küçük bir eksiklik olarak, bazı animasyonlar (örneğin yürüme ile merdiven çıkma animasyonunun aynı olması gibi) göze batabiliyor. Ses efektleri gayet başarılı ancak müzikler genel olarak sönük kalıyor. Karakter seslendirmeleri ise yalnızca boğuk melodiler şeklinde verildiğinden, duygusal derinlik eksik kalmış diyebiliriz. ️️ Teknik Durum ve Performans ️️ Herhangi bir teknik problemle karşılaşmadım. Oyunun optimizasyonu oldukça başarılı. Ek İçerikler ve DLC Oyun, ücretsiz olarak sunulan 3 boss'luk bir DLC içeriyor. Bu boss’ların hikâyeye katkısı ve tasarımları oldukça başarılı. Ancak DLC'deki boss dövüşlerinin ana oyuna göre çok daha acımasız ve dengesiz olduğunu belirtmek isterim. Sonuç ve Değerlendirme Harika boss tasarımları Tatmin edici boss savaşları Yenilikçi ve mekaniksel olarak özgün dövüş sistemi Gelişim hissiyatını hissettirmesi Bazı boss savaşlarının gereksiz zorluğu Mekanik tekrarları Haritada keşfedilecek anlamlı içeriklerin eksikliği Eldest Souls, oynadığım en zor oyunlardan biri olabilir. Ancak bu zorluk, üstesinden gelindiğinde inanılmaz bir tatmin duygusu veriyor. Souls-like türünü ve zorlayıcı boss savaşlarını sevenler için kesinlikle öneririm. Ancak sabırsız oyuncular için büyük bir hayal kırıklığı olabilir. 🅑🅡🅞🅝🅩
PC
Aug 20, 2025
Pizza Tower
8
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Bağımsız bir ekip olan Tour De Pizza’nın ilk büyük projesi Pizza Tower, oldukça hızlı tempolu bir 2D platform oyunu. Platform türündeki diğer yapımlar arasında bile kendine özgü bir yer edinen Pizza Tower, yalnızca platform oyunu hayranlarını değil, her türden oyuncuyu kolayca kendine çekebilecek bir yapım. Oyunda Türkçe dil desteği yok ancak zaten metin miktarı yok denecek kadar az olduğundan bu bir sorun oluşturmuyor. Hikâye ve Atmosfer Peppino Spaghetti adındaki İtalyan restoran sahibi, borçları nedeniyle dükkanını kapatmak zorunda kalır. Bu borçları ödeyebilmek için ise Pizza Tower’a girer. Yani hikâye oldukça basit ve oyunun da hikâye anlatımına önem vermemesi, bunu bir sorun olmaktan çıkarıyor. Oyun yapısı şöyle ilerliyor: Her katta 4 bölüm bulunuyor. Bu bölümlerden kazandığınız paralarla bir boss odası satın alıyorsunuz. Boss’u yendiğinizde bir sonraki kata geçiyorsunuz. Döngü bu şekilde devam ediyor. İlk bakışta metroidvania havası verse de aslında oldukça bölüm bölüm lineer bir ilerleyişi var. ️Oynanış Mekanikleri️ Pizza Tower genel olarak basit ama akıcı bir oynanışa sahip. Bir saldırı tuşunuz, bir zıplama tuşunuz var. Zıplarken saldırı tuşuna basarsanız “slam attack”, yukarı doğru saldırı tuşuna basarsanız “jump attack” yapıyorsunuz. Oyunu özel kılan en önemli mekanik ise koşu tuşu. Bu sayede hızlanarak hem parkuru çok hızlı geçebiliyor hem de hızlanma ile gelen mini mekani̇kleri kullanarak basit kontrolleri çok daha çeşitli hâle getirebiliyorsunuz. Kısacası: Öğrenmesi kolay, ustalaşması zor. Savaş mekaniği de basit. Ana amaç hızlı ilerlemek olduğundan düşmanlar, neredeyse “yürüyen tuzak” gibi. Yeterli çeşitlilikleri var ve boss’lar dışında tüm düşmanlar tek vuruşta ölüyor, böylece tempoyu bozmuyorlar. Boss savaşları ise şaşırtıcı derecede başarılı. Her boss’un iki fazı var. İlk fazda 4-5 farklı saldırı kullanıyorlar, ikinci fazda ise hem bu saldırılar hızlanıyor hem de sahaya ekstra düşmanlar ekleniyor. Sonuç: kaotik ama keyifli dövüşler. Keşif elementleri üçe ayrılıyor: 10 dolar veren kafesler , üç gizli mini oda , önce anahtarını bulup ardından girebileceğiniz gizli oda. Kafesler ilerleme için zorunlu, diğerleri ise tamamlanma yüzdesini ve bölüm puanınızı artırıyor. Basit yapısına rağmen, sadece bu koşu mekaniğiyle bile oyunun bu kadar eğlenceli olması , sadece belirli bir şeyi güzel yapmanın bile bazen yeterli olacağına kanıt niteliğinde. ️Ek Olarak️ Oyun, elle çizilmiş hoş cartoon gibi bir sanat tarzına sahip. Mizahi tonu, karakter tasarımları ve bölüm dizaynıyla uyum içinde. Ortam tasarımları hem eğlenceli hem de tema ile bütünleşmiş. Müzikler ve ses efektleri beklentinin üzerinde. Her parça, oyunun enerjik temposuna uyum sağlıyor. Sesler ise hem mizahı hem de atmosferi destekleyici. ️️Teknik Durum ve Performans️️ Teknik açıdan kusursuz. Hiçbir hata, bug veya optimizasyon sorunu yaşamadım. Sonuç ve Değerlendirme Oldukça hızlı ve eğlenceli oynanış Kaliteli boss tasarımları Mükemmel sanat tarzı Güzel mizah Harika ses ve müzikler Pizza Tower, türündeki çoğu oyundan ayrılarak herkesin ilgisini çekebilecek bir yapım. Zorluğu aşırı değil ama kolay da sayılmaz. Bundan rahatsız olanlar uzak durabilir. Ancak farklı ve enerjik bir deneyim arayan herkesin denemesi gereken bir oyun. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Aug 20, 2025
The Messenger
9
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş Devolver çatısı altındaki bağımsız stüdyo Sabotage’ın ilk oyunu olan The Messenger, 8-bit , 16-bit retro tarzında ninja temalı bir platform oyunu. Özellikle Celeste tarzı zorlu platform oyunlarını sevenlerin ilgisini çekebilecek bir yapım. Hikâye ve Atmosfer Ninja köyümüzde sakin bir gün geçirirken şeytanlar saldırıya geçer. Tam her şey bitecek derken, Batının Kahramanı ortaya çıkar ve saldırıyı durdurur. Ardından bize bir parşömen vererek bunu dağın tepesindeki Üç Bilge’ye ulaştırmamızı, dünyanın kaderinin buna bağlı olduğunu söyler. Biz de bu yolculuğa çıkarız. Kısaca bu şekilde , oldukça basit görünen bir hikayesi var. Oyun, başlangıç , final ve arada görünen minik sinematikler dışında hikâyeyi pek doğrudan anlatmasa da çevresel detaylarla derinleşen, özenle kurgulanmış bir yapıya sahip. Klasik bir kahramanlık hikâyesi gibi görünse de, aslında çok daha farklı , şaşırtıcı ve derin bir yöne evriliyor. Oyunda bir “sahte son” bulunuyor. Gerçek sona ulaşmak için tüm collectible’ları toplamak gerekiyor. Ancak bu, diğer oyunlarda olduğu gibi sadece küçük bir ek sahneyle bitmiyor; oyunun içinde mantıklı bir şekilde açıklanıyor ve tatmin edici bir şekilde işleniyor. Bu yüzden 'sahte son' ve 'gerçek son' olarak 2 farklı sonun varlığı bu oyun içerisinde oldukça mantıklı bir hale açılıyor. Harita tasarımı, başlangıçta lineer tarzda olsa da oyunun ilerleyen kısımlarında metroidvania tarzına dönüşüyor. Başlangıçta geçtiğimiz her yerden yeni bölgeler açılınca sanki yeni bir oyunu oynuyormuşsunuz hissi veriyor. ️Oynanış Mekanikleri️ Oyuna başladığında oldukça basit bir side scroller aksiyon platform oynadığınızı hissettiren bir oynanışa sahip oyun. Genel olarak mekaniksel derinliği oldukça sıradan oynanışı basit bir yapım gibi. Bu açıdan oyunun oldukça basit ve öğrenmesi kolay bir oynanışı olduğunu söyleyebiliriz. Ama oyunun ikinci yarısından sonra , oyunun mekaniklerinin zirve noktasına çıkmasıyla birlikte oldukça Celeste seviyesinde kaliteye sahip bir platform oyunu oynadığınızı hissediyorsunuz. Yani kolay başlayan ama mekaniksel olarak fazla gelişen bir yapısı olduğu söylenebilir. Başta dediğim gibi oyunun gerçek sonuna ulaşmak için belirli şeyleri toplamamız gerekiyor. Bu toplama işlemi ise Celeste'teki özel bölgeler ve çilekler mantığında. Normal oyundaki platform oldukça ortalama zorlukta iken bu toplamamız gereken item'ları almak için yapmamız gereken platformlar oldukça zor ve oyunun mekaniksel derinliğini uç noktalara kadar kullanacak şekilde dizayn edilmiş. Harita tasarımı başta oldukça sade , sadece aralarda gizli odalar bulduğun gizli odalarla ilerlerken belirli bir dönüm noktasından sonra metroidvania'ya dönen bir yapıya evriliyor ve oyunda daha önce gittiğiniz her bölgeden yepyeni bölgeler ortaya çıkıyor. Düşman çeşitliliği az ama yerinde. Gereksiz sayıda düşman yerine, platform tasarımını öne çıkaran bir denge tercih edilmiş. Her bölgenin kendine özgü teması var ve çoğu bölümün sonunda kaliteli, çok aşamalı boss dövüşleri bulunuyor. Bu boss'ların kalitesinin oldukça üst seviyede olduğunu söyleyebilirim. Hepsi genel olarak 2 ya da 3 faza sahip şekilde tasarlanmış ve birbirinden tamamıyla farklı tarzda boss'lar. ️Ek Olarak️ Oyun kendine özgü çok güzel bir sanat tasarımı kullanmış. Oyunun başında oynadığımız karakter ile oyun 8-bit eski tarzda ilerlerken belirli bir dönüm noktasından sonra oyun karakteri 16-bit tarzla değişen bir şekilde tasarlanmış. Böylelikle çok güzel bir görüntü çeşitliliği ve kendine haslık yaratılmış. Zaten retro havasını oldukça benimseyen bir yapı olduğundan animasyonlar ve genel tasarım oldukça buna bağlı kalmış ama aynı zamanda modernliği de hala kendinde barındırmakta. Müziklerin oldukça kaliteli olduğunu söyleyebilirim. Her bölgeye özel birden fazla müzik bestesinin yapıldığı ve hepsinin belirli bir kalite seviyesinin üstünde olduğunu söyleyebilirim. Oyunun en iyi yaptığı şeylerden biri mizah. Mizah ise oyunun en güçlü yanlarından biri. Dördüncü duvarı sık sık kıran, absürt ve kendini ciddiye almayan bir anlatımı var. Cidden çok özel bir yapım. Çok Oyunculu ve Ek İçerikler Oyun bittikten sonra bedava olacak şekilde 3 boss dövüşünün ve 2 farklı bölgenin eklendiği bir DLC'ye sahip. Bu DLC genel olarak oyunun yaptığı seviyede bir kaliteyi korurken aynı zamanda kendine özgü ana oyunda hiç görmediğimiz çok mükemmel mekaniksel değişiklikler de getirmiş. Sonuç ve Değerlendirme Oyunun son yarısının aşırı üst seviye olması Güzel evrimleşen bir platform Oldukça fazla karakter gelişimi Kaliteli müzikler Oldukça komik ve kaliteli mizah Oyunun ilk yarısının oldukça ortalama kalması Oyunun metroidvania'ya dönmesinden sonra önceden geçtiğimiz yerleri tekrar tekrar dolanma gereksinimi The Messenger, Celeste seviyesinde kaliteli bir platform deneyimi sunarken, kendine has mizahı , mekanikleri ve sürprizleriyle öne çıkıyor. Oynayan herkesi memnun edecek özel bir yapım. Kesinlikle tavsiye ederim. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Aug 20, 2025
Furi
7
User Score
dogukansapmz
Aug 20, 2025
Giriş The Game Bakers stüdyosunun çıkardığı ilk büyük çaplı oyun olan Furi, oldukça zorlayıcı bir bullet hell ve boss-rush oyunu. Diyaloglar bulunsa da, hikâye derinliği çok fazla olmadığı için Türkçe dil desteğinin eksikliğini hissetmedim. Yine de oyunun anlatım tarzı zaman zaman felsefi ve kafa karıştırıcı olabiliyor. Hikâye ve Atmosfer Hikâye aslında oldukça basit: Kendimizi bilinmeyen bir yerde esir olarak buluyoruz. Gizemli bir figür bizi kurtarıyor ve kaçmamız gerektiğini söylüyor. Ancak bizim bilmediğimiz bir sebepten ötürü, kaçmamızı istemeyen güçlü düşmanlar var. Yani hem kaçmaya çalışıyor, hem de neden kaçmamamız gerektiğini öğrenmeye çalışıyoruz. Anlatım tarzı kesinlikle havalı. Boss odalarına girmeden ve çıktıktan sonra yürüdüğümüz sekanslarda gizemli monologlar duyuyoruz. Ayrıca boss’lar da bize parçalı bilgiler veriyor, fakat hiçbir şey tam olarak açıklığa kavuşmuyor. Ortamı saran bir gizem perdesi var.O yunda gizli bir son bulunuyor. Eğer bu sona oyunun ortalarında ulaşırsanız, sonraki boss’ları görebilmek için baştan başlamanız gerekiyor. Ayrıca “credits” ekranından sonra, gerçek finali getiren ekstra bir boss savaşı mevcut. Bunlara dikkat etmenizi öneririm. Karakterlerin belirli özellikleri olsa da, oyun hikâye ve karakter derinliği açısından oyun basit kalıyor. Yine de atmosferin gizemli havası bunu bir nebze dengeliyor. Oynanış Mekanikleri Furi’nin oynanışı ustalaşması zaman alan ama özü aslında basit olan bir yapıya sahip. Oyun 3 temel mekanik üzerine kurulmuş: Uzak saldırı (ranged attack) , yakın saldırı (melee attack) , parry (savunma ve karşı hamle). Boss savaşlarının mantığı, düşmanın canını bu saldırılarla tüketmek ve ardından düello tarzındaki fazı geçerek savaşı bitirmek. Oyun başından sonuna kadar aynı mekaniklerle ilerliyor; herhangi bir skill tree veya karakter gelişimi yok. Fakat oynanış zaten yeterince eğlenceli olduğu için bu eksiklik hissedilmiyor. Oyun lineer bir yapıya sahip. Tek yaptığımız şey bir boss arenasından diğerine yürümek; keşif mekaniği **** boss’un en az 4–5 fazı var. Fazlar arasında çok büyük farklar olmasa da, savaş sonlarına doğru zorluk ciddi biçimde artıyor. Bullet hell teması gereği benzerlikler olsa da, boss çeşitliliği tatmin edici düzeyde ve özgün hissettiriyor. ️ Ek Olarak ️ Oyunun görselliği ve cyberpunk esintili tasarımı ilk bakışta dikkat çekiyor. Çevre tasarımları sade ama kötü değil. Bazı küçük animasyon hataları olsa da genel olarak görsellik güçlü. Ara sahneler özenle hazırlanmış; adeta zihninizde canlandırdığınız o “havalı dövüş” anlarını ekrana taşıyor. Boss odasına girerken ve çıkarken yaşanan yürüyüş sekansları atmosferi güçlendiriyor. Ancak kamera açıları sık değiştiğinden bu bölümlerde yürümek zorlaşabiliyor. Bu yüzden en iyi deneyim için otomatik yürümeyi açmak mantıklı. Müzikler ise başlı başına bir artı. Her biri savaşın tansiyonunu katlayan, atmosferi 2–3 kat güçlendiren parçalar. Oyunun en güçlü yönlerinden biri kesinlikle soundtrack. ️️ Teknik Durum ve Performans ️️ Teknik olarak kusursuz çalışıyor. Hiçbir problem yaşamadım. Ek İçerikler Finalden sonra açılan ek bir boss bulunuyor. Bu savaşa ana menüden ulaşabiliyorsunuz. Sonuç ve Değerlendirme Mükemmel boss dövüşleri Tatmin edici çeşitlilik Çok eğlenceli çekirdek oynanış Harika müzikler Estetik açıdan havalı sahneler Hikaye ve karakter gelişimi sınırlı Furi, kendisine en yakın örneklerden Metal Gear Rising gibi oldukça özel bir oyun. Boss-rush türünü sevenler, zor oyunlardan keyif alanlar ve Sekiro tarzı parry mekaniğini merkezine alan yapımları sevenler için biçilmiş kaftan. Sırf savaşların “cool” atmosferi için bile denemeye değer. Kesinlikle öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
May 31, 2025
Sniper: Ghost Warrior 3
5
User Score
dogukansapmz
May 31, 2025
Sniper Elite serisi gibi genel mantığın keskin nişancılık ve aksiyon olduğu ama diğer oyunlarının aksine açık dünyanın da bulunduğu bir yapım bu. Genel olarak Far Cry'ın izinden gitmeye çalışan bir yapım ama onun kadar da türü ayarlayamadığı için eksikleri de oldukça su yüzeyinde. Ama genel olarak Far Cry tarzı yapımları ya da direk sniper oyunlarını sevenlerin bakabileceği bir yapım. Oyun hikaye anlatımına kasıyor gibi gözükse de çok güzel bir hikayeye sahip değil ve hikaye genel olarak diğer bu tarz oyunlarda olduğu gibi radyoda diğer insanlarla konuşarak ilerliyor. Zaten askeriz. Bir görev esnasında bir pusuya düşüyoruz. Kardeşimiz esir alınıyor. Araya timeskip giriyor. Kardeşimizi ararken aynı zamanda hükümetin bize verdiği bir görev olan 'Ayrılıkçılar' adında bir ekibi de yok etmeye çalıyoruz. Arada bazı olaylar oluyor falan filan. Genel hikayenin yapısı böyle. Aşırı derin değil ama rahatsız edecek kadar yavan da değil. İdeal yani. Hikaye başta dediğim gibi genel olarak görevlerin başlarında ve sonlarında olan radyo'larla ilerliyor. Kontroller klasik. Yeni bir şey katmıyorlar. Genel silahımız beklenildiği gibi sniper'ımız ama yan olarak 1 tüfek 1 tabanca ve bomba gibi yan ekipman hakkımız var. oyun bizi sadece keskin nişancı olmaya zorlamıyor. Ama bence deneyimin iyiliği için en iyisi keskin nişancı gibi oynamak. Oyunda minik bir yetenek ağacı var. Bu ağaç 3'e ayrılmış. Keskin nişancı , gizlilik ve savaş olarak. Bu 3 başlıkta yaptığın şeye göre puan alarak onla ilgili yetenek açabiliyorsun. Bu yetenekler oyunu tamamiyle yenilemese hiç olmamasından iyi. Oyun sadece görevlerin gerekliliklerini tamamladığınında checkpoint alıyor. Kendin de kayıt alamıyorsun. Bu yüzden bazen aşırı çaban boşa gidebiliyor.3 farklı ayrı map'imiz var. Hepsi minik Far Cry map'leri gibi. İçleri outpost'larla , düz köylerle , araştırılacak yerlerle dolu. Ama açık dünya olmasına rağmen bu türün nimetlerinden yararlanmıyor. Oyunda Far Cry'da olduğu gibi araba combat'ı gibi bir şey yok ya da yolda şansına düşmanlar falan karşına çıkmıyor. Hatta Far Cry gibi outpost'u ele geçirdiğinde senin falan da olmuyor. Yapımcı bu durumda haritanın çok boş kalacağını düşünmüş olacak ki oyunu kapatıp açtığında ya da haritayı yenilediğinde outpost'lar baştan resetleniyor. Bu durum da o ilerleme hissiyatını biraz azaltıyor. Ya oyunda o kadar çok silah var ama düşman hep AK kullanıyor. İşte böyle böyle küçük eksiklerin ya da hataların sayısı oyunun kalitesini toplanarak oldukça düşürüyor. Yapay zeka iyi olmasa da sıçıyor da değil. Özellikle oyunu benim de kesinlikle genel deneyimin artması için önerdiğim 'zor' zorluk seviyesinde oynadığınızda gerçekten güzel düşmanlar olarak karşımıza çıkıyorlar. Özellikle yakın savaşta oldukça cezalandırıcı oluyorlar ve uzaktan sadece sniper kullandığımızda etrafı daha iyi görüp bizi daha taktiksel davranmaya zorluyorlar. Oyunda genel olarak bir tekrara düşme sorunu var. Yani oynayanların çoğunun sıkılıp sadece ana hikayeden gideceğinden neredeyse adım gibi eminim. Üstelik türe yeni bir şey falan da katmıyor. Grafikler oldukça gerçekçi işlenilmiş. Neden bilmiyorum ama bana oldukça başarılı gelen grafiklere sahipler. Ama komik olan diğer oyunlarda olanın tam tersin ara sahnelerin grafiklerinin oyunun kendi grafiklerinden kötü olması. Bazı asset'lerin de tekrar tekrar kullanıldığını söylemeden de geçemeyeceğim. Genel düşman modelleri güzel olsa da sayıları az. Genel animasyon kalitesi oldukça ortalama ve bazen direk animasyon bugları falan olabiliyor. Oyunun ana ekran müziği güzel , ondan başka aklımda kalan 1 tane bile ses yok. Silah sesleri iyi. Ana karakterimizin seslendirmesi bence geçer not alıyor ama diğer tüm karakterlerin bazen çok kötü seslendirdiğini falan görebiliyoruz. Özellikle düz mob'larda falan bu çok belli oluyor. Oyunda minik sıkışma bug'ları falan olabiliyor. Ama optimizasyon oldukça iyi. Yükleme süreleri çok uzun. Oyuna ilk girerken , harita değiştirirken falan 1-2 dk öylece yüklenmesini bekliyorsun. Bu dönemde bunun kabul edilmesi biraz zor. Oyunun genel artıları ve eksileri= Aradığını oldukça veriyor Oyunun keskin nişancı olarak oynaman için fırsatları sana vermesi (gerek zorluk gerek harita tasarımı olarak) Bullet cam (klasik , oynama amacımız zaten bu) İyi kullanılmayan bir açık dünya Ortalama hikaye Tekrar eden içerikler Genel olarak düz aksiyon , keskin nişancı oyunu canı çekenler bu oyuna bir şans verebilir. Kesinlikle kötü bir oyun değil ama iyi de değil. Zorluk yüksek olunca ve ana karakterin gerçekte yapacağı gibi oynayınca oyun daha da bir zevkli oluyor. Ve ben bu zevki aldım. Bu fiyata çok daha iyi alternatifler bulunabilir. Özellikle oyun dünyasına ya da türe yabancıysanız yerine Far Cry falan alınabilir. Bence bu oyuna nostalji veya türde başka oyun kalmaması durumunda girilmeli. 🅑🅡🅞🅝🅩
PC
May 18, 2025
Dishonored: Death of the Outsider
5
User Score
dogukansapmz
May 18, 2025
Dishonored: Death of the Outsider ; serinin hikayesini belirli bir açıdan noktalayan Dishonored serisinin son oyunu. Dishonored 2'yi yapan ekibin elinden çıkma bir yapım ki zaten neredeyse Dishnored 2'nin aynısı. Oyun önceki yapımlar gibi istersen stealth istersen bodoslama gidebildiğin first person aksiyon oyunu. Oyunu türkçe oynamak isteyenler oyunun kendi türkçe dil desteği olmamasına rağmen internetten bedavaya türkçe yama bulabilir. İlk 2 oyunda gördüğümüz karakterlerden biri olan Billie Lurk ilk oyunda ihanet ettiği suikast ekibinin başı olan Daud'la tekrar buluşmak için onu aramaya başlar. Billie Lurk bir şekilde Daud'u bulur. Sonra Billie Lurk tarafından kurtarılan Daud son bir görev için yardımını ister. Bu görev serinin ana tanrısı olan ve ilk 2 oyunda Emily ve Corvo'ya güçlerini veren Outsider'ı öldürmektir. Kısaca oyunun adından anlaşılan bir hikayesi var. Adı çok kendinden emin ama adının ağırlığını veren bir hikayesi yok. Bu yapımın öncekilerden büyük bir farkı var. İlk 2 oyunda ana karakterlerimiz çok zor bir durumdaydı ve etrafta aranan kişilerdi. Herkes onlar hakkında konuşuyordu. Yani etrafta gezinirken sizin hakkınızdaki konuşmaları duyup öyle havaya girebiliyordunuz. Ama bunda böyle değil. Hikaye direk Outsider hakkında. Biz sadece o hikayeyi sona ulaştırmaya çalışan kişiyiz. Herkes Outsider'ı arıyor ama etrafta posterlerimiz olmasına rağmen kimse bizi bilmiyor. Bundan dolayı genel anlatımın ve havaya sokmanın ilk 2 oyuna göre sade kaldığını belirtmek isterim.Önceki oyunlardaki gibi her karakterde olmasa da çoğu karakteri öldürüp öldürmemek gibi bir seçenek bize verilmiş , yani tamamiyle bunun üzerinden gidebiliyoruz. Ama bu seçimimiz finali ya da final sonrasında olan sinematiği falan değiştirmiyorlar. Oyunun 2 finali var ve bu finali nasıl ilerlerseniz ilerleyin sadece sondaki tek kararınız belirliyor. Bu durum da Dishonored'ı Dishonored yapan o havayı zayıflatıyor.Evren , dünya , karakterler falan gene mükemmel yazılmış. Ana karakterimiz iyi işlenmiş. Düşmanların sadece seni engellemek için değil de kendi amaçları var hissiyatı güzel verilmiş. Kontroller oldukça akıcı ve doğal. Önceki oyunları oynayan kişilerin hiç zorlanmayacağı şekilde. Oyun mekanikleri Dishonored 2'yle neredeyse aynı. Ana karakterimiz önceki oyunlarda olan klasik hareket yeteneğine , etraftaki düşmanlarla malzemeleri görmeye yarayan sense yeteneğine ve bu oyuna özel eklenen yüz değiştirme yeteneğine sahip. Bir de önceki oyunlarda kalbi kullanarak minik bilgiler alma yeteneğini bu oyunda farelere konuşmaya çevirmişler. Bunun dışında yeni gelen 2 bomba (bayıltıcı ve magnet gibi bir şey) ve silah yeteneği falan var ama oyunun kalanı genel yapı olarak aynı. Açık dünya keşfi oldukça hoş.Önceki oyunlarda olduğu gibi normalde gitmene gerek olmayan yerlere gitmen oyun tarafından ya görevinde önemli bir şeyi ortaya çıkarmana ya da çok güzel özelliğe sahip bir kemik tılsımı almana yardımcı olabiliyor. Oyun kısıtlı açık dünya yapısına sahip. Stealth'i tamamiyle destekleyen bir harita tasarımı var. Zaten Dishonored serisinin en iyi yanlarından biri bu. Düşman çeşitliliği oldukça az ama zaten çok fark ettirmiyor. Boss dövüşü falan yok. Yapay zeka çok kötü değil hatta yüksek zorluk seviyelerinde çok zorlayıcı olabiliyorlar ama mesela belirli kemik tılsımları düşmanların görüşünü azaltıyor, o zaman diplerinde bile zor görüyorlar. Yani tam iyi dengelenememiş **** görevler oldukça başarılı. Önceki oyunlardaki gibi elimizden tutup 'Şurada şunu yap' demiyor da 'Bak böyle bir adam var buralarda takılıyor. Onu bul. Şuraya bedenini getir.' şeklinde hiç marker olmadan falan yapıyor. Bazıları için bu durum sinir bozucu olabilir ama bence keşifi oldukça güzel şekilde ön plana çıkaran bir eklenti olmuş. Önceki oyunda olan yetenek ağacı sistemi falan bu oyunda yok. Oyun boyu sabit takılıyorsun , sadece belirli artılar ve eksiler veren kemik tılsımların var. Görsellik oldukça güzel , zaten direk ikinci oyunun grafikler kullanılmış. Dishonored evreninin o kendine orijinal ve distopik dünyasını güzel sunmuşlar. Her zamanki gibi etraf kilise , kültler , yozlaşmış soylular ve ölülerle dolu. Çevre tasarımı öncekilerde olduğu gibi çok güzel. Animasyonlar ikinci oyunla neredeyse aynı. Oyunun genel artıları ve eksileriHarita tasarımıGüzel atmosferiSerinin lore'u hakkında yenilikler sunmasıOyunun plot'una etkimizin az olması (Gerek öldürüp öldürmemek gerek final)Çeşitlilik önceki oyuna göre azZaten bence seriyi seven kişinin zaten bu oyunu oynamalı. Dishonored zaten oyun dünyasında çok özel bir yere sahip , yararlanabilen herkes bu nimetten yararlanmalı.Zaten DLC planlanıp oyuna döndürüldüğünü düşündüğüm bir yapım. Seriye güzel bir ekleme olsada yenileme değil. Hikayeyi ve dünyayı iyi sonlandırıyor. Kısacası bu yapım üzmüyor ama güldürmüyorda.🅑🅡🅞🅝🅩
PC
May 10, 2025
Metal Gear Rising: Revengeance
9
User Score
dogukansapmz
May 10, 2025
2014 yılında çıkan oyunumuz Hack&Slash türünde. Türünün getirdiği tüm özelliklere sahipken kendi eklediği de oldukça şeye sahip. Bu oyunu alacak kişi oyundan erkeklik beklemeli. Baya baya erkeklik. Çünkü bu oyun cidden her erkeğin kafasındaki o 'male fantasy'nin vücut bulmuş hali. Küçükken elindeki oyuncaklarla yaptığın tüm senaryolar bu oyunda önünde canlanıyor. Oyun için internette oldukça kaliteli bedava türkçe yama bulabilirsiniz.Genel hikayesi şu. Pakistan'da büyük bir iç savaş var. Biz de paralı asker gruplarından birinin parçasıyız ve Pakistan başbakanının direk altında çalışarak ülkedeki iç savaşı durdurmaya çalışıyoruz. Hatta neredeyse başarılı oluyoruz. Ama sonrasında savaşın devam etmesini isteyen bir Hikaye genel olarak sinematik ara sahneler sonrasında arena kapışması tarzında klasik bir hack&slash gibi ilerliyor. Ama sinetamikler mükemmel. En kaliteli aksiyon filmi karografilerini aratmayacak güzel kapışmalar izletiyor bize. Bu aksiyonu verirken aynı zamanda arka plandan baya gözümüze sokarak siyasi ve felsefi eleştiriler de yapıyor. Sadece aksiyon değil yani. Oyun RPG değil. Zaten de tarz olarak o yönden gidecek bir yapısı da yok. Oyun karakterlerinin hepsi birbirinden daha akılda kalıcı. Zaten düzgün diyalog kurabildiğin herkes genelde karşına boss olarak çıkıyor. Boss'ların hepsinin arkasında yazılmış mükemmel karakter ve diyaloglar var. Oynadığım en güzel antagonist karakterler bu oyunda. Bütün boss'lar Far Cry 3 ''Vaas'' kalitesinde antagonistler. Oyun kontrolleri oldukça akıcı. Oyundaki ana silahın kılıcın. Her şeyi kılıcınla yapıyorsun. Direk savaşarak kombo yapabiliyorsun ya da zamanı yavaşlatıp düşmanları parçalarına da ayırabiliyorsun ya da Ninja modu denilen etrafta hızlıca koşup parkur yapabildiğin modda üstüne gelen mermileri falan kesiyorsun. Yani çok havalı şeyler yapabiliyorsun. Ama diğer Hack&Slash'ler gibi sadece kombo yapayım seviyesinde bir rahatlığı yok. Parry üzerine kurulmuş bir oynanışı var ve bu mekanik biraz uzmanlaşma gerektiriyor. Dümdüz tuşla yaptığımız parry gibi de değil. For Honor'daki yönüne göre parry yapma şeklinde. Tabiki de ondan daha kolay ama gene de alışmak lazım. Genel savaş mekaniği light ve heavy ataklardan oluşsa da satın alarak açtığın saldırı kombinasyonları oyun süresinde oldukça yeterli olacak seviyede bir aksiyon çeşitliliği getirmiş. Boss'ların kullandığı silahları da alabildiğimiz bir sistem de var.Yapay zeka ve zorluk oldukça yerinde. Zaten oyun uzmanlık gerektiren tarzda olduğu için Dark Souls tarzında bir zorluğu var. Ne yapacağını bilmeyince aşırı zor ama anladığında çok tadında bir zorluk şeklinde. Sadece aksiyon olmasına rağmen bence oldukça replayable bir oyun. Oyun Hack&Slash türünün özelliklerini kendinde barındırırken kendi de oldukça şey ekliyor. Uzuvların kesilme mekaniği oldukça güzel işlenilmiş. Mesela bir robotun hep soluna vuruyorsun ve en sonda solu zayıf hale geliyor. Sonra orayı kesiyorsun ve robot ayaksız kaldığından yere düşüyor. Ve direk böyle bitmiyor. Kestiğin uzuva göre düşmanın davranışı ve saldırı stili'de değişiyor. Genel görsel kalitesi olarak mükemmel olmasada karakterlerin tasarımları falan mükemmel ve akılda kalıcı. Oyun futuristik bir bakış açısına sahip. Aynı mob'ların hep aynı modellemeleri var ama oyun süresinden ötürü öyle göze batmıyor. Kaos olmasına rağmen mükemmel bir optimizasyona sahip. Oyun müzikleri çok iyi. Boss'larda seni havaya sokuyor. Seslendirme mükemmel denebilir , karakterlerin bu kadar akılda kalıcı olmasında büyük katkıları var. Teknik olarak mükemmel denebilir. Karşıma herhangi bir bug veya crush falan çıkmadı. 3060ti ile max grafiklerde hiçbir sıkıntı olmadan oynanabilir düzeyde. Oyunun genel artıları ve eksileri=Mükemmel sinematiklerMükemmel aksiyonPeak male contentMüthiş boss'lar (Hem genel karakter olarak hem de boss fight'ları olarak)Güzel müziklerGüzel dövüş sistemiÖğrenmenin zor olması ve sana birinin öğretmemesiOyun mekaniklerinin açık olarak ne olduğunun ve nasıl yapıldığının söylenmemesiBence bu oyun bütün erkeklere hitap ediyor. Cidden çok özel bir deneyim. Cidden Kojima özel bir adam. Bu oyunu Hack&Slash türünden nefret etmeyen herkese öneriyorum.Oyun mükemmel olsa da Türkiye'de hayatta kalmak sıkıntı. Oyun süresi de kısa olduğundan ötürü düz fiyatıyla alınmasını önermiyorum. Bence alacaksanız indirimi bekleyin. Bu oyun Xbox game pass ya da PS+'ta yok , bunu **** oyuna girmeden önce genel olarak son bos olan Senator Armstrong'un büyük bir meme olmasından ötürü sadece meme oyunu olacağını sanıyordum ve beklentim çok yoktu. Ama Kojima beni tekrar yüzüstü bırakmadı. Ve yaşadığım en güzel oyun deneyimlerinden birini yaşattı. Uzun zamandır %100 olarak pozitif duygularla oynadığım hiç sıkıcı bulmadığım bir oyun oynamamıştım. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Mar 28, 2025
Deus Ex: Mankind Divided
8
User Score
dogukansapmz
Mar 28, 2025
Mükemmel bir yapım. Gerek dünyası gerek hikayesi gerek oynanışı. Klasik bir kahraman hikayesi değil bu hikaye. Çok kompleks içerikler barındıran. Cyberpunk olmasına rağmen günümüz dünyasından tamamiyle beslenen bir hikaye. Bu hikayenin üstüne bir de yaptıkları harita tasarımıyla istediğin oyun tarzına göre seçebildiğin birbirinden tamamiyle farklı 10'dan fazla yetenekte eklenince resmen yediğin en güzel tatlıya dönüyor bir oyun. Grafikleri çok güzel. Sanat tasarımı olarak da işi çok iyi beceriyor. O havalı neon olmayan cyberpunk temasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Oyun rpg elementlerini yapabileceği neredeyse en iyi şekilde yapıyor. Her seçimin oyunun sonunu tamamiyle yeniden yaratmasa da yaptığın seçimler oynanış tarzını değiştirebiliyor. Sadece diplomasiyle hiç kan dökmeden bitirebildiğin gibi belirli şeyler karşılığında sana o istediğini yapabilmeni sağlayabiliyor. Ya da normalde orada olmayan ama etrafı araştırıp belirli bir bilgiyi edindikten sonra bu bilgileri seçiminde kullanıp konuşurken baskın ve yönlendiren taraf olabilliyorsun. Seçim falan demişken hikayeden az biraz bahsetmem gerekirse. Önceki oyunda olduğu gibi sıkıntılı bir oluşumun peşinden koşuyoruz gene. Ama geçen oyunun sonunda olanlardan ötürü dünya karışık. Bizim gibi robot (augmented) kişilere büyük bir ırkçılık dönüyor. O kadar ırkçılık ki bindiğimiz trenler bile farklı. (Bir kere yanlışlıkla onların trene binince polis kesti beni falan -güzel bir detay bu arada-) Böyle kaotik bir dünya işte. Ve sadece arkaplan setting'i olarak kalmıyor bu olaylar. Direk bunun içinde ilerliyor hikaye. Tek sorun oyunun sonu. Böyle boss'u kesiyorsun. Dİyorsun ki bunu kestim şimdi bu bana bir bilgi verecek ve bende gidip ana kötü grubun peşine düşeceğim. Sonra tak diye oyun bitiyor. Böyle ortada kalıyorsun. Kesinlikle yarım kalmış bir yapım. Genel oynanış olarak ise çok fazla gözükmese de oynanış tarzını değiştiren oldukça fazla düşmanla silah tipi , tarzı var. Yani mesele normal düşmanın kaskı yokken uzaktan bayıltıcı ok ata ata ilerleyebilirken sadece kask takınca bunu yapamaz oluyorsun gibi. Burada yazınca oldukça basit gelsede oyunda aslında oldukça kaliteli ve çeşitli bir sistem olduğunu söyleyebilirim. Bunun dışında önceki oyunu gibi resmen bir stealt harikası. Oyun haritası öyle tasarlanmış ki sahip olduğun her yeteneğin kendine ait parlama yeri var. Bazen o kadar parlayabiliyor ki o yetenek sende varsa 30dk'lık kısmı bile tak diye geçebiliyorsun. Stealt'in tek sorunu bu kadar mükemmel harita tasarımı ve oynanışın seviyesine denk gelemeyen yapay zeka. Adamı yanına getiriyorsun hızlıca bayıltıyorsun , sonra diğerini yanına çağırıyorsun onu bayıltıyorsun gibi gibi. Yani istersen suistimal edebileceğin bir yapay zeka. Seslendirmeler güzel. Özellikle belirli sahnelerde , bölümlerin başlarında ve sonlarında giren ara sahnelerin kalitesi oldukça iyi. Oyunun önceki oyunundan farklı olarak eklediği skill'ler oldukça güzel. DLC'leri mükemmel. Bir tanesi çok kaliteli ve her birinde 1 tane görev olmak üzere 3 farklı DLC'ye sahip. Bunlar oyun içi DLC'ler değil , menüden ayrı girdiğin böyle hikaye için sana fazladan bilgi veren kısımlar. Bir de breach adında bir oyun modu var ama daha onu deneyimleme fırsatı bulamadım. ,Şu ana kadar yalayıp yutsam da tabiki de bazı eksikler var. Mesela oyunun kötü bir optimizasyonu var. Normal çok yüksek ayarlarda rahat rahat takılırken aniden bir fps düşüşü oluyor oyun crush yiyor. Özellikle ilk defa gördüğün sinematiklerin hepsinde atıyor. Bunun çözümü için de genel grafik kalitesini indirmen gerekiyor. Bir kere gerçek zamanlı sinematiklerden birinde konuştuğum kişinin içinden geçen başka bir npc olmuştu mesela. Ya da girdiğin vent gibi yerler yada direk kaldırım falan gibi yüksekliklerde bazen karakter yürümüyor. Lan 2-3cm yüksek yere zıplayarak çıkmak zorunda kalıyorum. Başka karşılaştığım problem ise alt+tab yaptıktan sonra kapanmayan menü bug'u oldu. Alt+tab yapınca çözülen bir problem olsa da ne gerek var yani dimi.Kısaca Deus Ex: Mankind Divided eksikleri olsa da mükemmele yakın bir yapım. Özellikle ilk oyunun gameplay'ini 5-10dk kadar izleyince kendisine iyi seviye atlattığını görüyoruz. Şu an bu oyunun IP'sine sahip olana firma yüzünden geleceği belirsiz olsa da bu seriden çıkan sonraki oyunun tamamiyle büyük bir klasik olacağını tahmin ediyorum. Kesinlikle öneriyorum.🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Mar 12, 2025
High on Life
5
User Score
dogukansapmz
Mar 12, 2025
High On Life mizah üzerine kurulmuş bir oyun. Zaten yapımcılarının Rick and Morty seslendirmenleri olmasından bunu anlayabiliyoruz. Absürt mizahı ve üst düzey seslendirmeyi kaldırıp bu oyuna normal bir shooter olarak baktığımız anda bu oyun ortalamanın baya altında bir shooter'a dönüyor. Genel hikaye ise insanları uyuşturucu olarak kullanan bir uzay karteli dünyayı istila edip insanları köleleştiriyor. Biz de bu kartelin üst merci'lerini yenerek karteli bitirmeye çalışıyoruz. Genel hikaye oldukça basit. Ama zaten olay o değil. O kadar saçma şeyler oluyor ki. Mesela oyun bana hiç yoktan uzaylı striptiz kulübünde 15 saat diye bir başarım verdi sırf orada gözüksün diye ki oyunda striptiz kulübü yok random yani. Ya da bir yerde bir adamın tuvalete gitmesi gerekti diye ona mobil borulu puzzle oyunları gibi bir minigame ile borusunu kanalizasyona bağladım. Kanalizasyonun sonunda ise adamın sıçtığını yiyen başka bir adam vardı. Bu oyun böyle bir oyun. Bunu bilerek giriş yapın buraya. Oyun oynanış zamanına göre oldukça az aksiyon content'ine sahip. Öyleki normalde bunun gibi arena shooter tarzında oyunlarda oyunu bitirdiğimizde genellikle 0'dan 9'a kadar tüm numaralarda bir silahımız olur. Bunda ise sadece 4 silahımız var (1 tane de var ama onu saymıyorum). 1 düz tabanca , 1 pompalı , 1 cs'den cz gibi bir şey bir bombası atara benzeyen ama hiç benzemeyen bir silah var. Oyuna sadece tabancayla başlıyorsun ve bundan sonra başka silah alabilmen oldukça uzun sürüyor , 2 saat tabancayla oynuyorsun sadece. Bu her silahın kendine özgü minik yetenekleri var. Savaşta kullanabilsen de asıl parladıkları alanlar oyundaki platform sekansları ve mini puzzle çözücüler olarak. Mesela bir silah zamanı yavaşlatabiliyor. Bu silahla rakibe sıkabiliyorsun ya da dönen bir fanı yavaşlatıp geçilebilir hale getirebiliyorsun gibi.Genel olarak böyle. Bu yapım konuşan silahların olduğu , 4. duvarı sürekli kıran , absürt mizaha sahip , below average shooter mekaniklere sahip olan bir oyun. Ama kendine çok has. Bu mizah tarzını sevenlere öneriyorum. 🅑🅡🅞🅝🅩
PC
Mar 6, 2025
Dishonored 2
7
User Score
dogukansapmz
Mar 6, 2025
İlk oyundan sonra geçen hikayemizde en sonda kurtarılan Emily Kaldwin babasının da yardımıyla tahtın başına geçmiştir ve büyümüştür. Günümüze gelene kadar da imparatorluğun efsanevi koruyucususu Corvo Attano tarafından eğitim alarak o da kaliteli bir ablamıza dönüşmüştür. Günler böyle geçerken bir gün önceki oyunun DLC'lerinde karşımıza çıkan cadıların kraliçesi tarzı bir şeyi olan Dellilah Copperspoon ablamız tahtı kendine alarak imparatorluktaki büyük tabakadaki insanlarla isyan düzenleyerek önceki kraliçenin ölüm yıl dönümünde sarayı basmıştır ve tahtı ele geçirmiştir. Bunu yaparken bize oyun Emily ya da Corvo'dan birini seçerek onun yerine oynamamızı istiyor. Diğer kişiyi ise Dellilah taşa çeviriyor. Amacımız ise anladığınız gibi tahtı geri alıp taşa dönen kişiyi kurtarmak ve Dellilah'a istediğimiz sonu vermek. Hikaye kısaca bu. Oynanış olarak ise genel yapıda çok bir atılım yok. Özellikle Corvo olarak oynadığımızda öncekiyle aynı yetenek ağacını kullanıyoruz ama Emily olarak oynarsak yetenek ağacı tamamı ile değişiyor. Genel olarak aynı tarzda özelliklere sahip ama daha çok zeka ve yetenek gerektiren halleri diyebilirim. O yönden güzel olmuş. Yeni düşman tarzı desen öyle yeni bir şey yok. Yani var ama aman aman yenilik değil. Önceki oyunun DLC'sisindeki cadılardan var. Önceki oyundaki uzun bacaklıları kaldırıp yerine alt metni güzel yaratılmış insansız robotlar koymuşlar. Dishonored serisinin asıl olayı olan sana verdiği özgürlük aynı şekilde devam ediyor. Oyun gene sana belirli bir yere gitmek için birden fazla yol verirken aynı zamanda sonunun yaptıklarına göre değiştiği seçimler sunuyor. Sadece sona etki etmesi yerine yaptıklarının sonraki bölümde karşına NPC konuşmaları olarak gelmesi bir ayrı hoşuna gidiyor. Yani hikaye çok üst seviye olmasa da işlenme tarzı ve karşına çıkan şeyler sana güzel bir hissiyat veriyor. Ama şöyle bir sorun da var ki DLC'yi oynamayan kişilerin çok eksik noktalarının kalacağı bir hikaye gibi hissettiriyor. Bir de direk DLC'yi işlemeleri bir tık ucuz bir işmiş gibi hissettiriyor. Bunun dışında oyunda karaborsa mekaniği var ki bir yandan market işlevi görebilirken aynı zamanda onu sana soyabilme şansı veriyor ki bunu yapmak için yapman gereken bulmacalar farklı bir mekanik gibi olmuş güzel olmuş. Ya da normal oyunda görmemize rağmen çok işlenmeyen karşıt grup manyağı da önümüze oldukça güzel sunuluyor. Tabi bu DLC'de de vardı ama neyse.Kısacası ilk oyundan kötü bir yanı yok. Ama aşırı iyi bir yanı da yok. Özellikle DLC içeriklerinin kullanılması bir tık kolaya kaçılmış gibi gösteriyor. Önceki gibi oyunun lore'u her yerde yazı olarak karşımıza çıkabiliyor ki bu kenar köşeyi aramayı seven kişilere güzel bir özellik. Gene aşırı katil gibi hayalinde olabilecek her şekilde rakibini öldürebilirken aynı zamanda hiç kimseye görünmeden full stealt'te ilerleyebiliyorsun. Oynayış tarzına bağlı olarak 9 saatte de bitirebileceğin 25 saatte de bitirebileceğin mükemmel bir deneyim. Bence ilk oyununun seviyesine gelemese de oldukça kaliteli ve üst seviye bir yapım. Kesinlikle öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Feb 28, 2025
Spelunky
6
User Score
dogukansapmz
Feb 28, 2025
Bu oyun zor. Aşırı zor. Bence souls oyunları bunun yanında çok kolay kalıyor. Peki neden bu kadar zor? Bunun ilk sebebi oyunun rogue like olması ve kısa olması. Rogue like olsa da türünün mekaniklerinin çoğunu almamış. Gelişme diye bir olay yok. Gelişen tek şey sensin. Oyun sadece 3 stage'den oluşan map'i bitirdiğinde sana kısa yol açıyor. Oyun aslında aşırı sade ve basit. Genel olarak koşma , zıplama , vurma , bomba atma , ip atma şeklinde 5 mekanikten ilerleyen bir yapısı var. Ama bu durum bir sorun yaratmıyor çünkü zaten oyunda ilerlememizi sağlayan bu kadar basit mekanikleri bir usta gibi kullanmakta yatıyor. Tabi sadece mekanikleri yalayıp yutmakla olacak bir oyun değil. O kadar oyun sizi kendine küfrettiriyor ki anlayamam. Hep değişen map'ler ve bu maplerde çoğunun size tek attığı tuzaklar. Hiç beklemediğin bir anda tak diye ölmen. Sadece kendi kendine senden uzakta takılan mob'un tuzağa yakalanıp vücudunun sana uçması , sana uçan vücudun sana çarptıktan sonra seni uçurup dikenli tuzağın üstüne düşmen ve normalde 4 olan canını yaptığın ek şeylerle 7-8'e çıkarmana rağmen ne olduğunu anlamadan tek falan yemen. İşte böyle şeylerle dolu spelunky. Tabi sadece tuzak değil sana işkence çektiren. Düşman çeşitliliği ve her birinin birbirinden sinir bozucu mekanikleri. Ama diyorsun bunları görüp ya abi safe oynayayım yavaş yavaş gideyim sonra sana böyle yapınca sana tek atan ölümsüz hayalet çıkarıyor oyun. Oradan ayrı bir dert. Kısacası zor abi oyun. Ama öyle zor ki ya kaderin sana yaşattığına üzülüyorsun ya da bahtı sikik piyade gibi yaşadığın olayın saçmalığına. Yani oyun ne kadar zor olsada diyorsun ki ''Lan olum az kaldı yapacaktım şu salaklığı yapmasaydım.'' İmkansız zorluk değil yani hissettiriyor oyun sana **** oyunu bitirip kafana yazsan saygı duyacak oldukça fazla insan olacağına eminim. Ve bunu yapmak için sana gerekenler siniri kaldıracak bir bünye ve ya siniri kaldıramazsa bile evde silahının falan olmaması. Bir de sabır. Zoru sevenleri ya da minik bir kafa değişikliği isteyenlere öneriyorum 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Feb 16, 2025
Crypt of the NecroDancer
7
User Score
dogukansapmz
Feb 16, 2025
Crypt of the Necrodancer bir rogue-like oyun olmasına rağmen rakiplerinden oldukça sıyrılarak önümüze orjinal bir iş koymayı başarıyor. Oyunun genel yapısı her bölümün kendisine özel şarkısının ritmiyle hareket etmek. Bu oyunun direk core mekaniği çünkü rakiplerimiz de aynı ritimle hareket ediyor ve biz ritimi kaçırırsak onlar ilerleyebiliyor. Bizim ritmi kaçırdığımız durumlarda kendi saldırı hakkımızı kaybediyor bazen de durduğumuz özel bloklara göre hasar alabiliyoruz. Oyunda 15 tane oynanabilir karakter var ve bu karakterler düz skin'ler değiller de oynanabilir oyun mod'ları gibiler. Mesela birinde sadece bomba kullanabilirken bir diğerinde hiç para almadan oyunu bitirmeye çalışıyorsunuz. Oyunda 10'larca farklı mob var. Aynı zamanda 7-8 tane miniboss tipi düşman ve 5-6 tane ana boss tipi düşman var. Bu mob'ların ve miniboss'ların aynı zamanda farklı skin'li halleriyle de karşılaşıyoruz ki normalde bu durum diğer tipteki oyunlarda çok göze çarpmasına rağmen bu oyunda düşmanların bu skin değişimiyle ayrı mini mekanikler kazanması ve bir yandan güçlenmesi oyuna çok çeşitlilik katıyor. Mesela 1 cana sahip kalkanlı iskelete 1 vuran bir silahla vurduğumuzda direk kalkanı düşerken 2 canlı kalkanlı iskelete vurduğumuzda kalkanı yerinde kalıyor , onun kalkanını düşürmek için yandan vurmamız gerekiyor. Sadece mob çeşitliliği değil aynı zamanda en dış tabakası dışında tamamiyle kırılabilir haritadan oluşan bu oyunda aynı zamanda etraftaki blokların da belirli item'larla kırılıp bazılarının kırılmaması , çeşitli tuzaklar , 6-7 tane silah tipi ve bu silah tiplerinin de 4-5 tane tarzı var. 10'larca büyü var. Bunların dışında kafana , göğsüne taktığın zırhların ve taktığın kolyeyle yüzüklerin de her birinin ayrı özelliklerinin olması tamamiyle oynanışı değiştiriyor. Özellikle oldukça cezalandırıcı bir gameplay'e sahip olduğundan item'larınızı tam potansiyeli kullanmak zorundasınız. Aynı zamanda bu sahip olduğumuz item'ları kullanmak için sadece ''q'' ya da ''g'' ye basmak gibi değil de ''aşağı ok+üste ok'' şeklinde olmasından ötürü o hızlı aksiyonun varlığından ötürü elinin ayağını dolaşması , yanlış item'ı kullanmak gibi durumlar oldukça zevkli bir oynanış ortaya tutuyor. Oyunun genel rogue-like elementlerini de güzel kullanıyor. Klasik bir şekilde run'dan kazandığımız para birimiyle kalıcı upgrade'ler , sonraki oyunda karşımıza çıkabilecek silahlar , zırhlar satın alabiliyoruz. Genel oynanış dışında arka planda bir hikaye de ilerliyor ama çok da iyi değil zaten ana odak da bu değil. Hikaye ilerledikçe yeni oynanabilir karakterler açılıyor ki bu da ana oyunun setting'inden sıkıldığında minik bir rahatlama hissi veriyor. Rogue-like oyunlardan artık sıkılsam da türün diğer örneklerinden kendini tamamen ayırmasından ötürü oynanış sürem boyunca bana oldukça güzel eşlik etti. Türün sevenine kesinlikle öneriyorum , sevmeyenine de kesinlikle denemesini istiyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Feb 9, 2025
Mafia: Definitive Edition
8
User Score
dogukansapmz
Feb 9, 2025
Mafia oyun dünyasında sesi oldukça duyulan bir seri. Zamanında yaptığı işler ve sinematografik anlatısından , verdiği hissiyat tarafından çoğu kişinin favori oyunu. Ben ilk oyunu oynamadım. Ama söyleyebilirim ki bu oyun bana o zaman orjinal Mafia'yı oynayan kişilerle aynı hisleri yaşamama sebep oldu. Mafia görünenin aksine aslında açık dünya değil lineer bir aksiyon oyunu olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar GTA oyunlarındaki gibi güzel bir ortam tasarlanmış olsa da bu ortamın asıl amacı bizim oyunun içine girmemiz ve az biraz oyunu uzatıp hikayenin o aradaki konuşmalarla az biraz akmasını sağlamaları. Yani başka bir amacı yok. Zaten içinde başka yapılır etkinlik yok sadece araba sürüyoruz. Oyunun aksiyonu desen aslında siper al doğru anı kolla adamı vur tarzında ilerliyor. Böyle diyince aslında çok klasik , orta ölçekli bir aksiyon oyunu gibi duruyor. Ama mafia bu kadar basit bir yapım değil. Onu diğer yapımlardan ayıran yanları var. Mafia diğer yapımlardan ilk olarak bir simülasyon tarzıyla ayrılıyor. Bu oyunda hız yaparsan polisler sana ceza kesiyor ve az biraz dikkatsiz olduğun anda aşırı kırılgan olduğundan ölebiliyorsun. Özellikle oyunu size oynamanızı önerdiğim klasik zorluk modunda oynarsanız. Oyunun aldığı checkpoint'lerde o checkpoint'i aldığında sizde olan can ve merminizle giriyorsunuz ve bu size ayrı bir dikkat hissi veriyor. Sadece minicik canla alınan o checkpoint'ten dolayı ayağına çarpan bir mermiyle bile ölebilecek duruma geliyorsun. Zaten bu oyunun düşmanları öyle mermi kaçıran tarzda değiller. O yüzden ayrı bir zor bu durum. Ya da mesela sokakta bir arabaya çarptığında etraftaki insanlar polisi arayıp seni hemen aranan durumuna düşürebiliyorlar. Bunun gibi olaylar var. Mafia'nın öne çıkmasını sağlayan bir diğer özelliği ise o mükemmel hikaye anlatımı i hikayede yaşamanızı sağlaması ve çok güzel seslendirmeler. Sanki godfather'dan hallice bir filmi oynuyor gibiyim yani. Hikaye de bazı hızlı işlenen ve hızlı biten yerler ya da arada sadece varlığını öğrendiğin ama önünde görmediğin durumlar yaşansa da çok da güzel kopukluk olmayan bir hikayesi var. Kısacası Mafia yapmak istediğini ve ne olduğunu bilen bunları da mükemmel yapan bir yapım. Ama bazı eksiklikleri var. Bunlardan dikkatimi çekenlerden birisi yakın dövüş mekanikleri. O kadar basit ve kötü ki. Oyunda çok az yakın dövüş sahneleri olabilir ama bu kaliteye yakışmıyor. Bir diğer sorun ve şahsen beni en üzen sorun ise oyunda checkpoint'e döndükten sonra etraftaki polisleri yok olması. Mesela oyunun bir kısmında bir yerden kaçmam gerekiyor her tarafta polis dolu. Etrafımda 15-20 polis var. Bir kısmını temizleyip ölüyorum ve son checkpoint'ten başlıyorum. Sonra bi bakıyorum ki etrafta sadece 2-3 polis var. Bu bütün havayı bozuyor. Özellikle trafik kısımlarında bu olunca çok daha kötü. Kaçıyorsun polisten arkandan seni 2-3 polis arabası kovalıyor , yaklalanıp ölüyorsun. Sonra oyun seni tak diye gitmen gereken yerin arka sokağından başlatıyor ve bütün hava kayboluyor. Kısaca Mafia oyun dünyasında isminin hakkını veren bir yapım. Şahsen ben seni ortama salan oyunlardan çok her zaman böyle lineer yapımlardan hoşlanmışımdır. Üstüne bu işi Mafia gibi biri yapında tadından yenmedi. Favori oyunlarımdan biri haline geldi. Kesinlikle öneriyorum. Bunu herkesin deneyim etmesi gerek. O zorluğuyla ünlü yarış görevini de 12. denememde falan geçtim kendimden memnunum.🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Feb 5, 2025
The Ascent
5
User Score
dogukansapmz
Feb 5, 2025
The Ascent cyberpunk temalı bir evrende diablo tarzı oynanışa sahip hikayeli bir shooter oyunu. Oyunda bir şirketin kölesi olup üstteki elemanların sözlerini dinleye dinleye borcumuzu ödeyip özgürlüğümüzü almaya çalışıyor. Tabi aynı zamanda akıp giden bir hikayenin içine dalıyoruz. The Ascent oldukça uzun olan ve genel olarak yazı temelli bir hikaye veriyor. Arada bir minik sinematikler girse de o evrene tam girmeden yazıları tam okumadan hikayesine giremeyeceğiniz bir oyun. Yani demek istediğim türkçe yamaya ihtiyacınız var. 1 tane paralı kaliteli 1 tane de kalitesiz makine çeviri var internette. O yandan biraz sıkıntı. The Ascent oldukça fazla silah tercihine sahip. 1 tanesini hiç görememekle beraber 4 farklı özellikte mermi kullanan 10'larca silah var. Genel olarak çoğu minik farklar dışı aynı hissettirse de genede oldukça çeşide sahip. Karakterimizin genel yapı olarak 4 parça armor'u , 2 pasif skill'i , 2 aktif skill'i , 1 tane ekipmanı ve 2 silahı var. Oyunda her birinden 10'larca var ve biz kendi isteğimize göre kendi karakterimizi şekillendiriyoruz. Bu konuda oyun oldukça çeşitli. Ama her konuda böyle çeşitli değil. Mesela düşman sayısı oldukça fazla olmasına rağmen ne yazık ki bence yeterli değil. Bİr tık daha fazla olması lazımdı. Ve ya başka bir örnek olarak , oyunun genel olarak güzel bir sanat tasarımına sahip olmasına rağmen hatta nötr takıldığımız şehirler oldukça mükemmel tasarlanmış olmasına rağmen normalde dolaştığımız bölgeler oldukça tekrar eder tarzda inşa edilmiş. Bunların dışında oyunun ara sıra crash vermesi gibi , arada karakterin takılması , karakterin normal zamanda çok yavaş olması gibi minik dertleri var. Ama genel olarak oynayanı üzmeyen üstüne mutlu şekilde vedalayan bir yapısı var. Türünü sevenlere öneriyorum 🅑🅡🅞🅝🅩
PC
Jan 14, 2025
Mirror's Edge
6
User Score
dogukansapmz
Jan 14, 2025
Mirror's Edge parkurun çoğunlukla ön planda olduğu biraz aksiyon ve nereye gideceğini bulman gerektiğinden birazcık da bulmaca içeren bir yapım. Oyunun ana mekaniği olan parkur oldukça iyi kotarılmış. O hayallerinde kurduğun şuraya koşayım buraya koşayım hissiyatı oldukça güzel. Platform oyunları gibi sadece şuraya atla buraya atla gibi değil minik minik mekaniklerle güzel bir oynanış yapılmış. Oyun oldukça iyi sinematik bir oynanışa sahip. Özellikle sen koşarken arkandan Hollywood filmleri gibi seni vuramayan ama sağına soluna sıkıp sinematik bir sahne yaratan durumlar dolu. Güzel kısacası. Genel yapı seni hikayeye göre bir chapter'a atıyor açık dünya gibi gözüksede oldukça koridor şeklinde bir yapıda parkurlar yapıp en sona gelmeye çalışıyorsun. Bunlar olurken aynı zamanda hikaye de akıyor. Hikayesi bence oldukça güzel. Aşırı mükemmel , çığır açıcı bir hikaye değil ama güzel. Biz o zamanki baştaki büyük adamlara göre anarşist isyancı bir ekibin parçasıyız. Biz onları onlar bizi tokatlamaya çalışıyor. Bu baştaki büyük adamlar onların düşüncelerine uymayan bir başkan adayını öldürüp suçu bir polis kıza atıyor. Bu kızda bizim kardeşimiz. Bizim amacımız ise olayı çözüp kardeşimizi suçsuz hale getirmek. Yani tatlı bir hikayeye sahip. Chapter'ların arasında giren çizim tarzında ara sahnelere de sahip. Ara sahneler güzel ama nedense karakterimiz aşırı çirkin yani bu tarzının nedenini anlıyorum ama aynı tarzda daha güzel bir ana karakter olabilirdi, neyse. Oyunun dünyası çok stabil. Sadece 3 renk var ve her yerde aynı şeyler karşına çıkıp duruyor. Baya ruhsuz bir dünyaya sahip. Bu bir tasarım tercihi onu anlıyorum ve oyun kısa olduğundan aşırı bir problem değil ama genede daha iyi olabilirdi. Bunun dışında oyundaki aksiyon oldukça kötü. Sadece kaçmıyoruz oyun bazen bizi savaşmaya da zorluyor. Genel tarz yumruklarla dövüşüp adamda olan kısa bir anı yakalayıp orada counter atmak ve silahını almak üzerine. O silahı kullanıp minik aksiyonlara girebiliyoruz ama silahla aksiyon yumrukla aksiyondan çok kat daha kötü. Seslendirmeler güzel. Finalin epikliği oldukça az ama hikayeyi güzelce bitiriyor. Kısacası parkur oyunlarının oldukça güzel örneklerinden biri hızlı tempodaki oyunları , sinematik oyunları ya da parkur oyunlarını seviyorsanız , kaçırmayın. Ben öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Jan 10, 2025
The Talos Principle
6
User Score
dogukansapmz
Jan 10, 2025
Talos Principle tamamiyle bir bulmaca oyunu. Sahip olduğu 5-6 temel mekanik üzerine kurulmuş bir bulmaca odaları temasında bir oyun. Bir odada sadece 1 mekanikle birinde 4 mekanikle oynuyorsunuz. Ama bu düz mantık misali ne kadar çok mekanik o kadar zor gibi bir durum yaratmıyor. Oyunun kendi içerisinde o kadar güzel mikro mekaniklere sahip ki sanki 20-25 mekanikle oynuyorsun oyunu. Oldukça fazla neredeyse birbirinden tamamen farklı -ileriki aşamalarda minik puzzle tarzının tekrarını görebiliyorsun ama olacak o kadar- 120 puzzle'a sahip bir yapım. Bunlardan bazıları özellikle çok ince düşünce gerektirirken bazıları da "S*ktir bunları çözen de insan" dedirtecek seviyede puzzle'lar. Özellikle oyunda olan birkaç sondan bazılarını yapmak için gerekli olan yıldızları alma yöntemi oyundaki ana mekanik olan odaları tamamiyle silip atıyor tüm harita bazında sizi oldukça aykırı düşünmeye zorluyor. Sonlar demişken oyunun 3-5 farklı sonu var. Ama şimdi düşünüyorsun "Abi bu puzzle oyunu farklı son ne alaka" diye. İşte burada oyunun ikinci ana olayı geliyor. Felsefe. Çok felsefik biri olmadığım ve bu tarz şeylere kafa yoran biri olmadığımdan aşırı giremedim olaylara ama ama düşüncelerinizin sınandığı olaylar oynayanları bekliyor. Fikrimi belirtecek yetkim olmasa da oynayan kişiler bu oyunun felsefesini oldukça etkili bulmuş.Kısaca vizelerimden sonra bu oyunu oynamak bir tık yanlış yer yanlış zaman durumu yaşatsa da bulmacaların yarattığı o kaliteli zamandan keyif aldım. Öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Nov 24, 2024
BioShock Infinite
8
User Score
dogukansapmz
Nov 24, 2024
Bioshock narrative'in ön planda olduğu aksiyon oyunu diyince akla gelen ilk serilerden biri. Bu serinin son çıkan oyunu olan Bioshock İnfinite'te de bu hikaye unsuru gene ön planda. Ama ilk 2 oyundan farklı bir şey var. Bu sefer havadaki bir şehirdeyiz , denizin altında değil. Bu aslında benim çok hoşlaşmadığım bir durum. Bioshock'un verdiği o karanlık temayı seviyordum ben. Neyse genel özelliklerine geçersem. Gameplay aşırı değişmemiş olsa da belirli değişiklikler yapılmış. Diğer oyunda hatırlamadığım yeni 1-2 yetenek , çok fazla yeni silah , yeni bir dünya olduğundan yeni düşmanlar(aşırı yeni değiller ama sonuçta temeli belli) ve skill ağacı sistemi. Önceki oyunlarda silah ve özelliklerimizi geliştirebiliyorduk. Bu oyunda bunları yaparken aynı zamanda 4 şekilde kısma ayrılmış bize seçtiğimiz pasif özellikleri kazandıran bir sisteme sahip. Silah çeşitliliği aşırı fazla (12 tane falan galiba) ve o kadar da birbirine benzeyen silah yok , iyi tasarlanmış yani. Bir de kancamız var demirlerde ilerlememizi sağlayan , bir yerelere tutunmamızı sağlayan falan. Hİkayesi ise Booker DeWitt adında bir abimiz kumar borcuna girince California adındaki uçan şehre gidip bir kızı getirmemizi anlatıyor. Tabi başta çok basitmiş gibi gözüken bu hikaye ileride o kadar çok dallanıp budaklanıyor ki ilginiz hiç kaybolmuyor. Önceki oyunların aksine bu sefer hikaye arkaplan'da kasetlerden işlemiyor yani. Gene kasetler var ama önünüzde olan biten size bilmeniz gereken her şeyi veriyor. Hikayenin tek kahramanı dediğim gibi biz değiliz. **** kız da var. Bu kız neredeyse tüm oyun yanımızda. Bİz savaşırken bize mermi,can atıyor ve alternatif dünyalardan eşya getirip kullandırabiliyor. Mesela bu dünyada bi alanda taret yok ama başkasında var onu getirip bize taret companion'ı sağlıyor gibi bir sistem. Ama tek olayı bu değil. Bu kız gereksiz tatlı. Oyun yarı açık dünya tasarlanmış. Sana mesela 2'li bir kavşak veriyor bir koridor hikaye bir koridor keyfine göre gelişmek için falan gidebileceğin şekilde. Mesela gidiyorsun bu yerlerden birine etrafı loot'larken kız düz durmuyor. Duvara falan yaslanıyor. Oturuyor falan. Çok iyi tasarlanmış yapay zekası , oyuna güzel bir hava katıyor. Müzik ve sesler de çok iyi oyunda . Nasıl buna izinleri var bilmesem de çok klasik olan müzikleri kullanarak oldukça güzel bir ambians yaratmayı başarmış yapımcı. Kötü yanlarına gelirsek düşman yapay zekası bazen patlıyabiliyor. Her mob'un bir nöbet rotası vardır ya oyunlarda o falan bozuluyor. Ya da bazı durumlarda sıkışıp bug'da kalabiliyorsun. Yani böyle üzücü durumlara sahip ne kadar mükemmele yakın bir deneyim olsa da. DLC'leri de bitirdim. Onlarda kısa olsalarda birbirinden güzel deneyimler. DLC 2 episode şeklinde. Bu episode'larda ilk 2 oyundaki Rapture'a geri dönüyoruz. İlk episode'da ana oyuna benzer bir gameplay ile ilerlerken. İkinci episode'da Elizabeth(yanımızdaki kız) oluyoruz ve daha stealth ağırlıklı tamamiyle farklı bir gameplay görüyoruz. Sırasıyla 2 ve 3 saat süren bu bölümler ne kadar kısa olsa da ana oyunda açıklanmayan şeyleri ya da dünya hakkında bilmediklerimizi bize gösteriyor.Bioshock İnfinite insanların çoğuna göre Bİoshock serisinin en iyi oyunudur. Benim için ilk oyunun yeri çok ayrı ama bu da çok güzel olduğundan hangisinden daha çok hoşlandığımdan emin olamadığımı belirtmem lazım. Bu yüzden bu kararı seriyi oynayan ve bu incelemeyi okuyanlar karar versin. Ben bu oyunu kesinlikle öneriyorum.
PC
Nov 23, 2024
Inscryption
8
User Score
dogukansapmz
Nov 23, 2024
Inscryption bir kart oyunu. Ama çok geniş bir kart oyunu. Genel gameplay olarak senin 4 kartlık yerin adamın 4 kartlık yerinin olduğu , her kartın canı ile hasarı ve bazılarının da özelliği olduğu (sadece havadan vuruyor , 1 hasar kesin blokluyor falan filan) sonrasında bu parametrelere göre savaştıkları bir oyun. Tabi bunları yaparken arka plandan da ürkütücü bir hikayeyi vermeyi ihmal etmiyor. Oyuna ilk başladığınızda oyun kurallarının ve özelliklerinin olduğu bir kitabı alıyorsunuz ve bu kitabı karıştırırken 30'dan fazla özelliği görünce bu durum gözünüzü korkutuyor. Ama aslında o kadar karışık değil. Karışık ama o kadar değil. Oyun genel bir harita üzerinden ilerleyerek devam ediyor , Slay the Spire gibi. Bir harita üzerinden ilerle , dükkana gir , kart güçlendirme yeri bul , oyunun kendine özgü (en azından ben daha önce görmedim bunu) totem mekanını bul , boss'la savaş ve tekrarla. Böyle bir yapım. Aynı zamanda bunları yaparken oyun oynadığın masadan kalk ve odadaki puzzle'ları çözmeye çalış , nerede olduğunu ve niçin orada olduğunu bulmaya çalış. Her şeyi yaptın. Karşına çıkan 3 boss'u da yendin. Ama oyun bitmedi. Tak diye yeni bir setting ile oyun değiştiriyorsun. Gene temelinde aynı ama oldukça farklı bir oyuna. Uğraştın onu da yendin git 3. kısma. Gene temeli aynı olmasına rağmen farklı mekanikler , farklı grafikler ve farklı gameplay'in olduğu yere. Kısacası Inscryption oldukça aşkla tasarlanmış. Türünün her olanağını kullanmış bir yapım. Müzik ve sesler oldukça hoş. Puzzle'lar güzel. Sanat tasarımı çok iyi. Oyun dediğim gibi üç sahneden oluşuyor. İlk sahne oynayan herkesi kendinden geçiren mükemmel hazırlanmış ve sunulmuş. İkinci ve üçüncü sahneler ilki kadar etkileyici olmasa da oldukça iyiler. Oyunu yeterince övdüm. Zaten bu oyundan bahsedip kötü diyeni de zor görürsünüz. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Nov 3, 2024
Death Stranding: Director's Cut
8
User Score
dogukansapmz
Nov 3, 2024
Death Stranding normal bir oyun değil. Oyunu oynamaya başladığın an yüzüne vuruyor bu olay. Çok yeni bir tecrübe edineceksin bunu oynayınca bunu anlıyorsun. Ama burada iyi ve ya kötü demiyorum. Yeni diyorum. Çünkü Death Stranding oldukça övülebileceği gibi oldukça yere de vurulabilecek bir oyun. Bu yapan adam eksantrik bir adam. Kendisi aslında film sektörüne giremediğinden oyun sektörüne girmiş birisi. Bunu da oynarken anlıyorsunuz. Doğru olmayabilir tam olarak ama bildiğim kadarıyla oyunda 7 saat sinematik var. Öyle üzerine sinematik kasılmış bir oyun. Kojima reis ,yapan eleman, öyle mükemmel bir dünya kurmuş ki sanki yüzüklerin efendisi serisini mini bir hali gibi bir kalitede kurmuş. Öyle üstüne uğraşılmış bir dünya. Aşırı orjinal bir tasarım ve kadar basit olsa da oldukça orjinal bir gameplay. Death Stranding bir kargo simülasyonu. Tek yaptığınız size verilen A noktasındaki kargoyu B noktasına taşımak. Ama bu oyunda yurt içi kargo değiliz. Dünyadaki en önemli meslek bu kargoculuk. Ama biz bu kargocuların arasında bile daha önemliyiz. Amacımız teröristler tarafından ele geçirilen Amerika başkanının kızını bulmak. Post apocalyptic bir dünyada geçen bu oyunda kenarda köşede sığınaklarda bulunan hayatta kalanları bir ağa bağlamak. Genel plan bu şekilde. Bi tık karışık olabilir ama dediğim gibi bu içerisinde 7 saat sinematik içeren 14 chapter'lık bir oyun.Genel gameplay'ine geçersek oyunun temel mekaniği kargolar. Yapanlar çok güzel bir fizik yapmış oyuna. Farklı büyüklükteki , şekillerdeki ve ağırlıklardaki kargolarını ağırlık merkezine göre ayarlayarak dengede kalmaya çalışıyorsun. Mesela sadece koluna bağlıyorsun bir kargoyu sağ tarafa düşmeye başlıyorsun falan. İşte ikinci ana mekaniğimiz de burada devreye giriyor. Dengede durmak. Mesela sağa doğru dengen kaybedilmişken klavyede sol tıka gamepad'de LT'ye basıyorsun. Oynadığın tüm oyun bu 2 mekanik üzerinden işliyor. Tabi minimum 50 saat süren bir oyun böyle devam etmez. Çok farklı yenilikler geliyor zaman geçtikçe. Destek kıyafeti, eldivenler, backpack kişiselleştirme, araçlar falan filan. Bir de bu oyunun çıkışında reklamının bunun üzerinden yapıldığı bir sistem var. Sistemi kısaca anlatmam gerekirse souls oyunlarında yerde gördüğün yazıların daha gelişmiş hali gibi bir şey. Biri dünyada bir yapı yapıyor. Bu yapı köprü olsun, batarya olsun, depo olsun ve ya arabayı kenara koyuyor falan. Bu oynayan herkesin dünyasında görünür oluyor. Yani tek kişi oynadığın bu dünyada çok kişinin emeğinin bulunduğu bir deneyim yaşıyorsun. Oyunda aksiyondan bahsetmem gerekirse çok zor zorluğunda oynamadığın sürece oldukça kolay. Farklı düşman tipleri falan var ama oyunun genel yapısı aksiyon olmadığı için bunlar çok çeşitli değiller. Eşgalleri havalı olan ama içi boş boos savaşları var. Bir de erkek adamların kafa sallayacağı bir alpha male boss savaşı var ki oldukça iyi. Ama dediğim gibi bu oyunun genel yapısı kargo taşımak , aksiyon değil. Bunlardan başka oyunda mükemmel müzikler var. Yapımcının kendi dinlediği müziklerden seçmeler bunlar. Böyle uzun dere tepe gittiğin bir yolculuğun sonunda uzaktan gireceğin şehri görüyorsun. Zaten yaklaşmışsın artık bi tehtit yok. Oyun bir giriyor müziği. Aman allahım orgasm hissi tak diye. Mükemmel bir hissiyat. Onun dışında dediğim gibi bana göre mükemmel bir hikaye. Finali yarıda kalmış değil. Yani ikinci oyunu şuan yapılıyor olsa da bu hikaye bu oyunda son buluyor. Bir de mükemmel olan bir iki detay var oyunda etrafta bahsinin geçtiğini görmediğim. Yaşayan bir dünya var oyunda. Mesela bi çifti birleştiriyorsun görev gereği. Bİrleştirdin senin işin bitti ama sonrasında sana eposta atıyorlar kavga etmişler kadın anasının evine gitmiş falan. Böyle minik ama güzel eklentiler var.Kısacası bu oyun oldukça kendine has bir deneyim. Herkese hitap etmeyen bir tat. Biri aşırı özel birisi için aşırı kötü anılar bırakacak bir yapım. Benim için özel bir oyundu. Hatta genel oynama stilim olan oyunun tüm content'ini yeme stilimi kullanmadan sadece hikayeden gitseydim hayatımda oynadığım en iyi oyunlardan birini oynamış olacağımdan neredeyse eminim. Ben kesinlikle öneriyorum alın ****= Oyunun ilk 3 chapter'ı oldukça yavaş ilerliyor. Zaten tutorial gibi mekanlar bunlar. Ama oldukça uzunlar. Sana oyun herhangi bir araç falan da vermiyor o yüzden 3 saat 10 saat gibi geliyor. Size tavsiyem bu kısımları olabildiğince hızlı bir şekilde bitirin. Yan şeylere takılmayın. Direk oyunun sizden istediğini yapın. Sonrasında keyfinize bakın. Bu benim size nihai tavsiyemdir. Oyunda sonradan açılan fast travel var o yüzden sorun etmeyin🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Oct 5, 2024
Kena: Bridge of Spirits
6
User Score
dogukansapmz
Oct 5, 2024
Kena: Brige of Spirits arena arena ilerleyip önüne sunulan düşmanları kestiğin sık sık karşına boss çıkan God of War tarzında bir oynanışa sahip. Şimdi arena arena diyorum ama oyun klasik arena tarzı ilerleyen oyunlar gibi lineer değil. Yarı açık bir dünyası var. Genel olarak dünyada kazanabileceğin çok şey yok ama yine de insanı keşfetmeye itiyor etrafın tatlı havası. Aksiyon oyunda oldukça sade. Düz 3-4 vuruşlu kombo yapabildiğimiz hafif saldırı , basılı tutarak daha fazla vurduğumuz ağır saldırı , yanda yardımcı olsun diye ok ve bomba özelliklerimiz ve son olarak iyi zamanlamayla açarak parry de yapabildiğin kalkanımız. Şimdi böyle yazınca üst üste fazla gibi gelsede aslında sadece ana silahımızı kullanmamız ve saldırı şeması oldukça basit ve tekrar edici olduğundan bir tık sorun yaratabiliyor. Oyun başında çıkan arena kısmında 10 tane A canavarı varsa oyun sonunda çıkan 10 canavarın 5'i A canavarı 5'i değişiyor. Kısacası üşman çeşitliliği olsa da sadece aralara serpiştirildiğinden minik bir tekrara düşme hissediyorsun. Bu bir indie yapım. Ama indie olmasına rağmen oldukça rafine bir yapım. Basit olsada yaptığı şeyi oldukça hoş ve güzel yapıyor. Gerek gameplay , gerek harita tasarımı ya da çok güzel duran sanat tasarımı insanın hoşuna gidiyor. Hikaye oldukça sade. Aslında kendi hikayeni değilde başkalarının hikayelerini yaşıyorsun oyunda. O yüzden "Ooo güzel hoş olmuş" desende senin üzerinde bir ağırlığı olmuyor hikayenin. Kena'da 4 zorluk var. Şahsen ben zoru oynadım ve bana oldukça güzel bir tecrübe yaşattı. Özellikle kapıştığım bazı boss'lar souls oyunlarını aratmadı bana. Oyunda zor olmayan parkur ve puzzle'lar var ama üzerine konuşulacak kadar derin değiller. Müzikler oldukça hoş. Atmosferi yansıtmakta oldukça başarılılar.Kısacası bu oyun dark souls tarzının basit bir god of war mekaniğiyle birleştirilmiş. Disney filminden çıkma aşırı kaliteli bir animasyonla önümüze sunulmuş hali. Oldukça sade ama bir o kadar da güzel. Öneriyorum.🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Sep 21, 2024
Watch Dogs
8
User Score
dogukansapmz
Sep 21, 2024
Watch Dogs ilk çıkacağı zamanda özellikle trailer'larında gösterilen grafikleriyle aşırı hype yaratmıştı. Ama oyun çıktığında gösterilen grafiklerin gerçek olmadığı öğrenilince (ki aşırı bir fark var) , oyun oldukça fazla nefrete maruz kalmıştı. İsterseniz vadedilen grafiklere bakabilirsiniz ama ben bunu çok önemli bulmuyorum. Oyunda grafik kötü olmadığı sürece benim için o kadar önemli değil. Bundan dolayı sanat tasarımında genel olarak map , görev dizaynı vb. etkenler üzerinden değerlendiriyorum. Watch Dogs'a girmenle beraber oyunun sana sinematik olarak oldukça orjinal epik bir hikaye vereceğini fark ediyorsun ki oyun başında bir stadyumu hack'leyerek tamamiyle karanlık altına alıyoruz. Neyse bu epikliği bitirdikten sonra tak diye önüne bir araba veriliyor ki o zaman tam tersi bir duyguya kapılıyorsun. "Ya bu kadar kötü araba sürme mekaniği olan açık dünya GTA benzeri oyun sarar mı?" diye. Bir şekilde sarıyor. Oyunda yeğenimizin ölümüne sebep olan elamanları arayıp onlardan intikam almaya çalışıyoruz. Çok basit bir hikaye gibi gözükse de oynadığım oyunlar arasında hikayeyi en iyi sunun oyunlardan biriydi. Sanki televizyonda TV'de ilk diye çıkan bir aksiyon filminin içindeymişsin gibi. Kısacası insanlar hikayeyi çok jenerik bulsa da ben sunumu ile oldukça ilgi çekici buldum. Oyunun diğer detaylarına gelirsek. sürüş mekaniği dediğim gibi çok iyi değil , map oldukça büyük , genel aksiyon olarak diğer rakiplerinden farklı tarafı yok. Görev dizaynlarına gelirsek gene Ubisoft Ubisoft'luğu konuşturmuş ve klasik AC , Far Cry yan görevlerini eklemiş. Gelen konvoyu patlat , outpost ele geçir , kule aç gibi. Bunları duyup hemen üzülmeyelim çünkü oyunun genel mekaniği olan kamera hack'leme sayesinde bu tür yan görevler genel aksiyon oyunu tarzından tamamiyle uzaklaşıyor. Oyuna yerleştirilmiş şalter kutuları , elektrik kaynakları vb. yerlerle birlikte bazen outpost'un içine bile girmeden temizleyebiliyorsunuz. Ki bu da o klasik Far Cry deneyimi olan susturuculu silah al uzaktan sık gibi sıkıcı bir deneyimin yerine olaya daha çok plan yapma , bulmaca gibi detaylar katarak bu sıkıcı döngünün oldukça kafa yorduğun eğlenceli görevlere dönmesine yarıyor. Bunun aynısnı yollarda da var ki araba kovalamacası gibi durumlarda , yerden barikat çıkarma , trafik ışıklarının hepsini yeşil yaparak kaza çıkarma , yerden diken çıkarma , su borusu patlatma gibi şeyler yaparak oyunda olmayan araba aksiyonunu farklı bir noktaya taşıyor. Bu durumun tek sıkıntısı bu araba combat'ı için anlattığım mekaniklerin hepsinin tek bir tuşla olması ve oyunun sanki Assassin Creed oyunlarında parry yapıyormuş gibi senin önüne çıkardığı simgeyle "Şimdi bas adam etkisiz hale gelsin." diye gösterince bu ayrı ayrı tasarlanmış mekaniklerin hepsi sanki aynı mekanikmiş gibi hissettiriyor ve çok iyi düşünülmüş şeyler olsa da bir süre sonra artık eğlencesini yitiriyor. Watch Dogs'un AC oyunlarının aksine oldukça düşünülmüş bir yapım olduğunu kesinlikle söyleyebilirim. Hacker olduğumuzdan telefonla üstüne geldiğimiz kişilerin profilleri önümüze çıkıyor ve her biri ayrı isimlere , eşgallere ve mesleklere sahip kişiler. Bazen telefon konuşmalarına denk geliyorsun bazen mesajlaşmalarına. Genel oynanışına bunlar etki etmemesine rağmen bu kadar uğraşılması seni karakterinin moduna oldukça iyi sokuyor. Özellikle bu devirdiğim 30 saatte büyük ihtimal bu profillerden 1000'lerce gördüm ama hiç tekrarlıyor gibi hissetmedim. Kesinlikle ediyordur ama bunu hissettirmemesi ki özellikle önemsiz bir eklentide bunun üzerine uğraşıldığını gösteriyor. Mesela oyunda 15-20 kere falan tam rakamdan emin değilim , insanların ev kameralarını hack'leyip özel hayatlarını inceliyoruz. O kadar güzel yazılmış ki her bir hackleme insana bu sefer ne pislik yapacak sıradaki adam diye düşündürtüyor bizi. Bug oyunda yok denilebilir. Ana görevde bir tane oyun kıran bug'la karşılaştım ama internetten bulduğum çözümle halledebildim. Onun dışında karşıma hiçbir bug çıkmadı. Ses ve müzikler oldukça iyi. Mükemmel değil ama iyi. Seslendirmeler çok güzel. Özellikle internette gördüğüm karakterlerin ruhu yok yorumlarına tamamiyle katılmamama neden olacak seviyede. En azından ana 6-7 karakter için geçerli bu dediğim. Görev sayısı oldukça fazla. Ana olarak 4 bölüme ayrılmış 30'a yakın görev oynuyoruz. Genel olarak hikayede amaçladığım her şeyi yapsakta aşırı epic bir finale sahip olmayan bir yapım Watch Dogs.Kısacası Watch Dogs klasik Ubisoft formülünün GTA benzeri açık dünyaya uyarlanmış hali. Tek farkı ana mekaniği olan hack'lemenin bu ödev hissiyatı veren Ubisoft görev yapısını değiştirip artık oynamak isteyeceğin bir hale getirmesi. Ben kim ne derse desin çok beğendim bu yapımı. Açık dünya aksiyon sevenlere kesinlikle öneriyorum.🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Sep 9, 2024
Blasphemous
7
User Score
dogukansapmz
Sep 9, 2024
Blasphemous , souls tarzı metroidvania'ların en ünlü örneklerinden biri. Diğer souls oyunları gibi hikayeyi arkaplanda tutup gizli gizli vererek göz önüne daha çok oynanışını çıkarıyor. Ama her ne kadar hikayesi ön planda olmasa bile dünyası çok orjinal bir şekilde tasarlanmış. O oynadığımız karanlık dünyayı olanlardan ve hatta oyunun tarzına uyan müthiş sinematiklerinden anlıyoruz. Oyun yapı olarak oldukça iyi tasarlanmış. Gerek harita dizaynı ya da direk odaların tasarımı olarak oldukça iyi. Oyun bize 4 farklı gelişme ekranı vermiş. Pasif özellikler koyabildiğimiz bir tesbih ekranı , oyuna ayrı mekanik ekleyen kutsal eşya ekranı , kullanabileceğimiz büyülerin ekranı ve genel skill tree ekranı. Bu ekranların içeriklerinin her birini map'e dağılmış şekilde, gerek kenar köşe odalarda , gerek sandıklardan ya da duvarı kırarak girebildiğimiz gizli odalarda buluyoruz. Her bu geliştirmelerin ayrı bir mekanik şeklinde ilerlemesi hem de oyunun bizi bu aranan şeyleri bulmaya teşvik etmesi bizi oyunda tutuyor ve keşif hissini arttırıyor.. Aynı zamanda oyunun kendisinden zor olan ayrı zamana karşı parkur gibi challange'larla oyun temposunu ayarlamamıza izin veriyor. Çoğu souls oyunlarında olduğu gibi oldukça fazla boss'a sahip ve bu boss'ların hepsi zorunlu olarak öldürülmek zorunda değil. Bu da oyunda kendi özgürlüğümüzün artmasına yarıyor. Oyun kendi içinde dönen mini-quest'lere de sahip. Bunlar hem oyun evreninin içerisine girmemizi sağlarken görev karşılığı alacağımız ödüllerle keşif hissini arttırıyor. Düşman çeşitliliği oyunun boyutuna göre oldukça iyi. Zorluk da ideal. Boss tekrarı çok yok. Benzetiyor olmanıza rağmen hepsinin farklı olduğunu hissediyorsunuz. Müzikler oldukça güzel. Şaheser değiller ama güzeller.Kısacası oyun bu şekilde. Diğer souls-like'lara göre iyi olmasının nedeni. Yaptığı şeyleri çok iyi yapması. Yani oyun akıyor. Türü sevenlere kesin öneririm.🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Sep 9, 2024
Death's Door
5
User Score
dogukansapmz
Sep 9, 2024
Death's Door bir souls-like metroidvania oyunu. Oyunun en güçlü yanı sanat tasarımı. Gerçekten sadece bakarak bile insanı almaya iten bir görselliğe sahip. Ama onun dışında yaptıklarını çok iyi yapsa da yaptığı şeyler çok az. Düşman çeşitliği , boss çeşitliliği , skill çeşitliliği falan filan diye liste akar gider. Stat geliştirme olayı da direk bir şeyin daha iyi yapılması. Hasar geliştirme , dash uzaklığı gibi. Yetenek geliştirmeleri için minik boss'lar yapmışlar ama hepsi birbirinin yandan yemiş hali. Oyun her canavarın tek bar hasar vurduğu ve 4-6 arasında can barına sahip bir şekilde. Parry mekaniği yok. Dash üzerine kurulmuş bir yapısı var. Genel olarak orjinal ama küçük bir evrenin üzerine kurulmuş. Genel olarak 3 saatte yakın bir sürede biten ve en sonunda genel ana boss'lara sahip olan 3 farklı bölgeye ayrılmış. Bunları istediğimiz sırada yapabiliyor gibi gösterse de aslında bizi belirli bir sıraya zorunlu tutuyor. Yani oyun oldukça lineer bir yapıda. Çoğu kişi map eksikliğinden bahsetse de bence o kadar problem değil. Türe alışık insanlar sorun çıkarmaz. Map'in kenar köşelerine dağıttığı gizli yerlerle az da olsa keşif hissi yaratsa da etkileri aşırı belli değil. Ses ve müzikler oldukça hoş(karakter sesleri olmasa da).Kısacası oldukça vasat bir yapım.kötü desen değil iyi desen değil. Bundan dolayı genel olarak sanat tasarımını zorunlu tutanlar ve ya türün sevenleri alsın. Öneriyorum.🅑🅡🅞🅝🅩
PC
Sep 9, 2024
Hue
5
User Score
dogukansapmz
Sep 9, 2024
Hue , oyundaki karakterimizin ismi. Hue'nin dünyası renklerin olmadığı bir dünya. Hue'nin annesi bir araştırmacı ve renkleri buluyor. Ama bir şekilde gözle görülmeyen renk spektrumunda kayboluyor. Amacımız annemizi bulmak. Oyun çoğunlukla puzzle üzerine odaklanan bir bulmaca-platform oyunu. Oyunumuzun tek bir mekaniği var , arkaplanın rengini değiştirmek. Mesela odada olan pembe kutuyu görünce arkaplanı pembe yaparsak kutu arkaplanda kayboluyor ve o yok gibi ilerleyebiliyoruz. Tabiki renk değişince geri geliyor. İşte bu oyun sadece bir mekaniğin üzerine kurulmuş olsa da yaptığı işi çok iyi kotarıyor. Genel olarak oyun ortalama 3 saatlik bir oynanış süresine sahip. Zamanına yetecek içeriği de **** bulmaca oyunu olarak oyun yapabileceğini yapmış. Bulmaca türünün ağa babalarındansanız ya da zamanında verilince oyunu bedavaya aldıysanız oynamanızı öneririm.🅑🅡🅞🅝🅩
PlayStation 4
Aug 8, 2024
To the Moon
7
User Score
dogukansapmz
Aug 8, 2024
To The Moon bize ölmek üzere olan bir adamın son dileğini yerine getirmeye çalışan doktorları anlatıyor. Bu doktorlar adamın anılarında takılıyor ve olanlar oluyor. Oyun genel olarak Point&Click tarzında ilerliyor. Özellikle bizim üzerimizden dönen çok bir şey yok. Belirli yerlere tıklıyoruz oyun zaten kendi akıyor. Oyun akış hızını mükemmel ayarlıyor. Kendi içinde bir mizahıyla , arada bir çıkardığı minik bulmacalarla , müzikle , olan olaylarla falan. Oyun akıp gidiyor. Hikaye müziklerin de etkisiyle beraber gözümüzden yaş akıtmayı da eksik etmiyor. Oyun pixel art tarzında. Daha önce çok pixel art tarzında oyun oynadım ama bu direk film tarzında olduğundan mıdır bilmiyorum ama oldukça güzel detaylar keşfettim pixel art olmasına rağmen. Yani baya uğraşılmış. Oynamayı kesinlikle öneriyorum. Bence bir hikayeli oyun klasiği. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Aug 6, 2024
Half-Life: Blue Shift
5
User Score
dogukansapmz
Aug 6, 2024
Half-Life:Opposing Force'da olduğu gibi bu oyunda da Lambda kompleksinde hayatta kalan diğer kişilerden biri olan güvenlik Calhoun abimizin tarafındaki hikayeyi görüyoruz. Bu oyun da hikayede eksik kalan parçaları bize gösterme peşinde. Genel olarak oyun öncekiyle aynı. Farklı yanları boss'a sahip olmaması , bulmacasının az olması ve kısa olması. Aynı zamanada bitme zamanı kısa olduğundan sahip olduğumuz silahlar vs. bu oyunda oldukça az. Opposing Force'da söylediğim gibi bu oyun da zorda oldukça zor. Kendisine güvenen oynasın.İlk Opposing Force'a göre oldukça yavan kalmış bir yapım. Hikayeye minik artılar eklemesi dışında çok fazla bir olayı yok. Seriyi sevenler oynayabilir ama onun dışında gerek zamanının yüzümüze vurmasından gerek fiyatından düz FPS arayıp Half-Life adı yüzünden buraya gelenler oynamasın.🅑🅡🅞🅝🅩
PC
Aug 1, 2024
Half-Life: Opposing Force
7
User Score
dogukansapmz
Aug 1, 2024
Half-Life: Opposing Force Half-Life 1'den 1 yıl sonra çıkmış sıradaki oyunu. Oyunda Black Mesa'da sorunlar olduğunun fark edilmesi üzerine olay yerine gönderilen bir askeri oynuyoruz. Olaylar da bir şekilde gelişiyor. Half-Life'ın orjinal hali değil de Black Mesa'yı oynadığımdan çok emin değilim ama gerek grafik gerek mekanik aşırı bir farklılık olduğunu düşünmüyorum. Half-Life: Opposing Force diğer oyun serilerinin yan oyunlarından tamamiyle farklı bir yönde ilerliyor ve ana oyunda olan şeyleri başka bir karakter üzerinden oynuyoruz. Bu hikaye anlatım tarzı oldukça hoş. Çünkü bazen ana oyunda gördüğün bir şeyin nedenini burada görürken bazen de burada gördüğün bir şeyin nedenini ana oyunda görüyorsun. Bu şekilde Half-Life evreni kendi içerisinde bir derinlik kazanıyor. Gördüğün her şey anlamlı hale geliyor. Yani kısacası ördüğün anlamsız düğümler bu anlatım tarzıyla birlikte kaliteli bir örgü olmaya başlıyor. Haritanın bazı yerleri ana oyunla kesişiyor ama yapımcılar tembellik yapıp haritaları tamamıyla çalmamış. Yeni yerler de eklenmiş. Bu şekilde aynı oyunu oynuyormuşsun hissiyatını vermiyor. Oyunda gene oldukça fazla silah türü var. 2 tabanca , 1 pompalı , 1 tüfek , bazuka ,3 patlayıcı , ışın silahı tarzı bir şey , sniper , machine gun ve 1-2 tane şey daha. Yani oldukça dolu. Çok uzun bir yapım olmadığından oldukça yeterli. Oyun saf aksiyon bir yapım değil. Tam olarak bulmca demesek de bulmacamtırak şeylere sahip. Zaten genel bir yönlendirme sana verilmediği için yapman gereken her şeyi kendin buluyorsun ki bu zaten başlı başına bir bulmaca. Genel olarak bu şekilde.Oyunu oynamak için önerim ağır oyuncuyum diyorsan max zorlukta oynaman. Ama düşmanlar süngere dönüşüyor ve mermiler oldukça az çıkıyor. Mermilerin azlığı zorluğa bağlı mıdır emin değilim ama bu şekilde. Ama diğer yandan bu olay sadece 1 silahla oyunu bitirmene engel oluyor ve elindeki her silahı kullanmaya seni **** şahsen oynamanızı öneriyorum. Özellikle Half-Life serisinin hikayesine az da olsa ilgi ve merak duyuyorsanız oldukça hoşunuza gidecek. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Jul 31, 2024
Far Cry Primal
7
User Score
dogukansapmz
Jul 31, 2024
Far Cry Primal seriyi milattan önce 10000'e döndüren bir yapım. Oyunda Oros adında bir mekanda her zamanki gibi ezilen tarafta olan bir abiyi oynuyoruz. Ama Ubisoft bu oyunda diğerlerinde olduğu gibi derin bir hikaye temeli falan oluşturmaya çalışmamış. Bir abla geliyor ya biz kötüyüz yardım et bizde ediyoruz. İleride çok bir şey de olmuyor. Tek yaptığımız düşmanları kesip kendi tarafımızı güçlendirmek. Tamam diğerlerinde de aynı değil miydi diyebilirsiniz de. Bunda bir sonuca bağlanmıyor oyun. Hatta finali bile yok diyebiliriz oyuna. Oyunda olacak oluyor ve bitti deniyor. Ne mesaj ne bi olay hiçbir şey yok. Neyse hikayesi zaten tırt bir yapım. Bunu geçip 1-2 yenilikten bahsedeyim. Bu oyun genel olarak belirli quest'lerle köyümüze aldığımız 6-7 adam üzerinden dönüyor. Bu adamların her birinin kendi uzmanlaştığı alanlar var. Bu adamların görevlerini yapıp kaldıkları mekanı upgrade ettiğimizde bunların skill'lerini kendilerine özgü skill tree'lerinde açıyoruz. Ve dediğim gibi bu oyunda köy geliştirme mantığı var. AC: Black Flag tarzında yeterli materyali bulup geliştirme tarzında.Genel görev düzeni olarak klasik Far Cry oyun tarzındalar. Rehine kurtar , izleri takip et şunu bul , hayvan öldür , düşmanın base'ini dağıt , outpost ve bonfire ele geçir falan filan. Gene kişilerden aldığın biraz daha hikayeye oturtulmuş halleri de var ama sonuç olarak hepsi bu tarzda. Oyunu oynayanların çoğu bu oyunun serinin en kötülerinden hatta en kötüsü olduğunu falan düşünür. Sebep olarak da genel olarak map'in Far Cry 4'ten alıntı olması ve silah çeşitliliğinin kısır olması falan derler. Ama şahsen bunlar bu oyunu oldukça kendine has kılan şeyler. Diğer tüm Far Cry oyunlarında genel olarak oyun susturuculu silah almana kadar seni kafa yormaya zorlar. Özellikle de sniper olanını aldım mı artık anasının şeyinden sıka sıka her yeri ele geçir. Ama bu öyle değil. Elinde sopa , yay , mızrak , bomba ve baykuşun var. Oyunu aşırı cheese'leme yapmadığın sürece bu silah çeşitliliğinin kısırlığı oyuna asıl olayını kazandırmış. Mekanları ele geçirmek artık daha zor ve bundan dolayı oyun bizi düşünmeye ve elimizdeki her mekaniği kullanmaya itiyor. Diğer Far Cry'ların aksine. Başka bahsedebileceğim bir şey oyundaki hayvan mekaniği. 5-6 Çeşit hayvan eğitiyoruz. Çeşitlerin kendi arasında normal-nadir şeklinde çeşitleri var. Hayvan türlerinin her biri kendine ait özelliğe sahip. Aynı türler aralarında nadirliklerine göre yeni özellikler ve fazladan stat puanları kazanıyorlar. Oyunda 3 tane özel eğitebileceğimiz yetkili hayvan var. Bu 3'ü kendine ait quest'lere sahip ve boss dövüşleri şeklinde oluyor. Onun dışında oyunda 16 campfire , 16 outpost var. 2 büyük kale kumandanı 2 tane de ana boss şeklinde 4 tane de insan boss'u var. Boss diyorum ama özel yanları yok. Aynı mob'ların fazla canlı halleri işte.Oyunda genel ulaşım binebildiğimiz hayvanlarla sağlanıyor. Müzikler ortama havayı veriyor.Kısacası oyun bu şekilde. Bazılarına göre bu oldukça mükemmel bir Far Cry oyunu iken bazıları için oldukça kötü bir yapım ki çoğunluk bu tarafta. Oynayanlara tavsiyem bu oyunu max zorlukta oynamanız. Diğer türlü oyun oldukça kolay kaçıyor , gelişme hissiyatı alınmıyor ve karakterimiz süngere dönüşüyor. Kim ne derse desin. En ucu ya da diğer en ucu. Bu bir Ubisoft oyunu. Ne bok olduğu belli. Hiçbir zaman en iyi ya da en kötü olmayacak ama kendi içerisinde bir standart tutturacak. Ben size öneriyorum. Oldukça kaliteli bir yapım. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Jul 26, 2024
Heavy Rain
8
User Score
dogukansapmz
Jul 26, 2024
Heavy Rain interaktif hikaye oyunlarının en büyük temsilcilerinden biri olan Quantic Dream'in oyunu. Heavy Rain'in genel temelinde herhangi bir aksiyon anında quick-time event şeklinde önümüze gelen tuşlara basmak ve kalan normal-sakin kısımda yürüme simülasyonu şeklinde rpg elementleriyle birlikte soru cevap yapmak bununla birlikte hikayeyi öğrenmek yatıyor. Heavy Rain quick-time event mekaniğini ustaca halletmiş olsa da(şu yavaşça çekmemiz gereken bazıları beni sinirden kafama sıkmaya zorluyordu ama) normal zamanda yürüme mekaniğini oldukça kötü halletmiş. Bu oyunun eskiliğinden mi tarzından mı bilmiyorum ama yürümek oyunda oldukça hantal. Genel mekanikleri geçersek ve Heavy Rain'in asıl olayından bahsetmemiz gerekirse bu oyun mükemmel bir hikaye anlatıyor. Metin çok güzel yazılmış. Yapmamız gereken seçimler çok iyi önümüze sunulmuş. Bazıları kötü olsa da çoğu konuşan karakter çok iyi seslendirilmiş. Özellikle oyunda asıl oynadığımız 4 ana karakter çok iyi seslendirmeye sahip. Yaptığımız seçimlerin bu oyuna etkisi oyunu tamamiyle etkiliyor. Sadece son değişiyor tarzı bir etki değil bunlar. Seçimi kötü yaparsanız bazen bazı bölümler direk oynanılmaz hale gelirken bazen de ileride yapacağınız görevlerde olacakları kötü şekilde etkiliyor. İyi yaparsanız da tam tersi. Arkaplan sesleri çok ustaca kullanılmış. Olanların gerginliğini üstünüzde hissediyorsunuz. Hikaye bir başyapıt. Sadece genel bir şekilde anlatmam gerekirse çocuğumuzu bir şekilde origami'lerle kafayı bozmuş bir psikopat kaçırıyor. Bizde çocuğumuzu bulmaya çalışıyoruz , bu şekilde. Basit gözüksede oldukça karışık ve mükemmel yazılmış bir senaryo.Belki bu firmanın yaptığı en başarılı oyun. Bu oyun türünün çok bir örneği yok. Hatta oyun olup olmadığı bile tartışılabilir. Ama bu girdiğim şey tam ne bilmesemde oldukça kaliteli ve mükemmel olduğunu biliyorum.🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Jul 19, 2024
DOOM
7
User Score
dogukansapmz
Jul 19, 2024
Doom(2016) arena tarzı FPS aksiyonun atalarından geliyor. Oyunun amacı bir mini arena'ya giriyorsun canavarların hepsini öldürüyorsun yoluna devam ediyorsun döngüsüne kurulu. Bunu yapan bir oyunun gereklilikleri vardır. Ya oldukça sürükleyici ve kaliteli bir hikaye ya da çok güzel bir oynanış döngüsü. Doom hikaye üzerinden çok öne çıkmayan sadece arka planda ses olsun diye açılan dizi kalitesinde bir hikayeye sahip olmasına rağmen oynanış döngüsü konusunda Doom kaliteli bir iş çıkarmış. Diğer rakiplerinin aksine getirdiği minik mekaniklerle , kaliteli bir gelişme ekranıyla birlikte sizi sıkmadan devam ediyor oyun. Oyunda 11 silah , 3 bomba çeşidi var. Silahlar geliştirilebiliyor ve belirli kendine özgü özellikler kazanıyor. Mesela makineli tüfeğine ya mini roketler takabiliyorsun ya da dürbün tarzı. Bunu her silahta yapabilmek ve oyun ortasında bunları değiştirebilmek kaliteli bir taktiksellik yaratıyor oyuna. Bundan başka olarak bölümlerde bazen gizlenmiş bazen açıkta olacak şekilde verilen geliştirme araçları var. Bunların bazıları silahına yeni özellik katarken bazısı karakterinin genel stat'larını yükseltiyor. Bazısı da giydiğin kıyafeti geliştirip sana yeni pasif özellikler ekliyor. Bunun üzerine oyunun içinde bulunan rünler var. Bunları oyunun sana verdiği mini game'lerle birlikte kazanıp 10'a yakın rün arasından oyun tarzımıza göre istediğimizi seçiyoruz ve bu da oyuna taktiksellik ve daha fazla oynanabilirlik katıyor. Map'ler oldukça iyi tasarlanmış şahsen o kadar tekrar edilesi hissettirmedi bana. Buradan da eksi yok oyunda. Ama bana göre bu oyunda bir eksi varsa o da canavar çeşitliliği. Hani oyun 4-6 saat bandında olsa bu hiç dikkatini çekmez hatta çeşitlilikten dolayı tebrik edersin ama oyun +10 saat olunca göze çarpmaya başlıyor bu konu. Başlarda çok güzel ilerlerken oyunun yarısından sonra artık yeni tarzda düşmanlar vermek yerine aynı düşmanın şöylelisi böylelisi diyerek biraz ucuz bir iş çıkarıyor bence. Oyunda 3 tane boss var. Oyunun ilerleme temposunu değiştirerek ve biraz sizi rahatlatıp yavaşlatarak bence boss'ların varlığı oyunu pozitif etkiliyor. Ama bir önce bitirdiğim oyunun Dark Souls olmasından mıdır bilmem ama bence bu boss'lar oldukça zayıf kalmış. Güç olarak değil de tasarım olarak. Daha epic dövüşler tasarlanabilirdi. Kısaca bu boss'lar 2 ay sonra bir daha hatırlanmayacak boss'lar. Başka söyleyecebileceğim şeyler şunlar olabilir: Oyundaki tüm mob'lar belirli bir seviyede canını kaybettikten sonra belirli bir stun durumuna giriyor ve bu durumda siz onlara istediğiniz bitiriş hareketini çekebiliyorsunuz. Bu kısmı oldukça iyi halletmişler çünkü bazı düşmanların o kadar fazla fatality'si var ki arkadan sağ ayakta başka bir şey önden sağ elden başka bir şey falan filan 4-5 farklı bitiriş hareketine sahip. Birde oldukça etkileyici ve size sokan müzikleri var oyunun bu konuda hakkını yemek istemem. Doom türünü sevenin kesinlikle bayılarak oynayacağı , türle ilgelenmeyen insanların bile dikkatini çekebileceği ve mutlu ayrılabileceği bir yapım. İsminin ağırlığını hakeden bir yapım. Öneriyorum. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Jul 15, 2024
Dark Souls II
9
User Score
dogukansapmz
Jul 15, 2024
Zaten şuraya gelen birisi Dark Souls u bilmeden gelmemiştir. O yüzden oyunun zorluğunu felan geçiyorum. Dark Souls 2 mükemmel bir yapım. Verilen emek oynanırken hissediliyor. Oyunun geçtiği her minimap'in ayrı bir oyun çıkaracak kadar düşman çeşitliliği var. Boss'lar zaten cabası. DLC'lerle birlikte 41 DLC'siz 32 boss'a sahip bir yapım. Silah , büyü , enchantment çeşitliliği aşırı fazla. Özellikle her silahın kendine özgü bir skill move seti de olduğunu düşünürsek cidden bu oyun kesinlikle birden fazla kere oynanabilecek bir potansiyele sahip. Zaten çoğunuz bilirsiniz Souls oyuncuları LoL oyuncuları gibi. Bu oyuna hayatlarını veriyor. Oyun da onların bu isteklerine cevap veriyor. New game+ a giriştiğinizde map'ler aynı kalsada map'lerdeki düşman çeşitliliği , sayısı ve güçleri orantılı olarak artıyor. Aynı zamanda daha yüksek seviye item'larla sizi ödüllendirerek gelişme hissinizi elinde tutuyor. Boss'ların hepsi birbirinden orjinal. 1-2 tane ucuz tasarlanmış boss hariç. Zor olmalarının yanı sıra aynı zamanda oldukça kolay. Çünkü o kadar güzel tasarlanmışlar ki (1-2 boss dışında) yenememenizin sorununun siz olduğunu anlıyorsunuz. Diyorsunuz ki ya levelim az ya da bir şeyleri yanlış yapıyorum. Mesela Smelter Demon diye bir boss vardı. O kadar çok öldüm ki hatırlamıyorum bile artık kaç kere. Sonra dedim ya bu reis alev ve fiziksel saldırılar yapan bir çar o zaman ona göre bir kalkanla savaşayım. Buna göre ekipman değiştirince girdiğim en kolay savaşlardan birine dönüşüverdi aniden. Bunun gibi yani. Kısacası oyunu zor diye kenara atmamak lazım. Tüm mobların ve boss'ların skill move'larını ezberleyip zayıf yönlerini bularak ilermeniz gerekiyor. Oyun kısacası mükemmel. Ama 1-2 sıkıntısını saymam gerekirse oyun tasarımı bakımından aşırı rehber odaklı. Bir şey nerededir ne işe yarar diye bakmadan oynayamıyorsun bu oyunu. Direk düz bir çizgide ilerlemiyor çünkü. Her yer birbirine bağlanıyor. Oyun başında olduğun yere oyun sonunda tekrar gitmen gerekiyor gibi gibi. Bu yüzden ya not alarak oynamanızı ya da rehberleri gerektiğinde incelemenizi öneririm. Şimdi diyorsunuzdur "Kardeşim ben rahatlamaya geldim ağır iş mi yapıyoruz oyun mu oynuyoruz." diye. Haklısınız ama bir düşünün bu oyunun verdiği tatmin hissini. Piyasada en iyi tatmin ve güçlenme hissini veren oyun bu. Başta g*t zoruyla kaçtığınız ya da ucu ucuna kestiğiniz bir düşmanın oyun sonunda size neredeyse hiç hasar vuramaması sizin de onu sinekmişcesine teklemeniz o kadar güzel bir hissiyat ki. Bu şekilde işte. DLC'lerden biraz bahsetmem gerekirse oyun map'ine bağlantısız yeni bir map açıyorlar ve kendileri o şekilde ilerliyorlar. Ama o kadar kaliteli DLC'ler ki. Size tamamiyle yeni düşman çeşitliliği ve boss'lar sunuyorlar ki oyunun en iyi boss'larının neredeyse hepsi DLC boss'ları. Dark Souls'un herkesin iyi olduğunu bilip oynamamasının tek sebebi oyunun bir eşik seviyesinin olması. Oyuna alışasaya kadar oyundan hiçbir şey oyundan hiçbir şey anlamıyorsunuz. Ama o eşiği geçtikten sonra oynadığınız en keyifli oyun haline geliyor. Akşam düşünüyorsunuz şunu şöyle mi yapsaydım şu silahı mı çekseydim diye. Uyurken aklınıza gelecek kadar bağlanıyorsunuz oyuna. Kısacası almayı düşünenler için son sözlerimi edeyim. Bu oyun diğer oyunlara benzemez. Diğer her oyunda bir iki detay ve hikaye dışında hatırladığınız hiçbir şey olmaz uzun zaman sonra. Ama bu oyun farklı. Her bir boss'un size kattığı ve bazısını yıllarca bazısını sonsuza kadar hatırlayacağınız hikayeler veriyorlar size. Bu yüzden kaliteli ve mükemmel bir oyun.Kesinlikle öneriyorum. 🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Jun 25, 2024
Spec Ops: The Line
7
User Score
dogukansapmz
Jun 25, 2024
Spec Ops: The Line normalde oynadığımız aksiyon oyunlarından değil. Zaten amacı da bu değil. Çıktığı zamandan ötürü olsa gerek çok iyi oyun mekaniklerine sahip değil. Aksiyonu biraz zayıf. Kolla oynamadım belki o yüzden olabilir ama istediğiniz yere özellikle siperdeyken gidemiyorsunuz. Bazen istediğiniz yere nişangahı götüremiyorsunuz. Bu gibi minik sıkıntıları var. Onun dışında düşman çeşitliliği süresine göre bence yeterli. Silahlar da oldukça fazla. Yapay zeka mükemmel değil. Bu yüzden kaliteli bir deneyim almak için olabildiğince üst zorlukta oynamanızı öneririm. Neyse genel bilgileri anlattığımıza göre bu oyunu özel kılan şeyler hakkında konuşalım. Spec Ops: The Line diğer aksiyon oyunlarında anlatılmayan , savaşın kötü yerlerini gösteriyor bize. Oyun bize bazı seçimler sunuyor ve her bu seçim bize sunulduğunda cidden bizi büyük düşüncelerin arasında bırakıyor. Bu seçimlerin bazılarında insan olarak kalmamız gerekiyor. Bazılarında ise insanlığımızı çöpe atıyoruz. Öyle seçimler yani. Aşırı etkileyici sahnelere sahip. Bazı yerlerde kendimizi şaşırır görürken bazı yerlerde üzgün bazı yerlerde ise eğlenirken buluyoruz. Kısacası her türlü duygunun iç içe olduğu bir oyun bu.Kendi tarzıyla oldukça öne çıkan bir yapım. Yaptığı bu işi de çok iyi becermiş. İyi ki de becermiş. Öneriyorum.🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Jun 19, 2024
Tunic
8
User Score
dogukansapmz
Jun 19, 2024
Tunic souls-like türünün en iyi örneklerinden biri. Gerek gameplay'i gerek oyun akışı oldukça güzel. Düşman çeşitliliği yeterli derecede. Sanat tasarımı cidden mükemmel. Boss'lar oldukça hoş , zorlu ama imkansız hissettirmiyor bu yüzden çok iyi. Aynı anda kullanabileceğimiz yani gamepad ya da klavyede kullanabileceğimiz item sayısı 3 ama savaş ortasında bile değiştirebiliyorsunuz. Genel item çeşitliliği de oldukça iyi. Sadece kılıç kalkan ilerlemiyoruz oyunda. Grapling hook'tur , donduran kılıç tarzı bir şey , asa vb. vb. şeylere sahibiz. Tunic oldukça özgür bir oyun. Gerekli şeyleri yaptığın sürece daha oyunda kılıcını almadan son mekanlara gidebiliyorsun. Bunlardan başka olarak Tunic klasik souls-like oyunlarının üstüne kendine özel oldukça orjinal şeyler katıyor. Mesela daha önce hiç görmediğim bir sistem -ilk demiyorum emin değilim-. Oyunda hiçbir şeyi bilmeden başlıyoruz. Ama hiçbir şey. Yazıları bile okuyamıyoruz. Hiçbir mekaniği bilmiyoruz. Oyun ortasında bulduğumuz sayfalarla az biraz fikre sahip oluyoruz bu şey nedir buradan nasıl geçilir gibi. Zaten başta hiç sayfa olmadan başladığımızdan cidden yeni doğmuş bir bebek gibi bırakılıyoruz ortaya. Başka orjinal ve güzel bir yanı. Oyun oldukça gizli yolların üzerine inşa edilmiş. Yani 1-2 tane değil. Tüm oyun onlarla dolu. Tek bakış açısıyla ilerlediğimizden dolayı farketmediğimiz yollar. 15 saat oynamışım daha oyunun başında görmediğim yollar felan var. Bunun üzerine oyun kendini sırlar üzerinde oldukça gizliyor. Mesela sadece d-pad'le üst-alt-sağ-sol-sağ-sol-üst-alt falan yaparak açtığın oldukça fazla kapı var. Bunların hepsi kitapta ipucu olarak falan bulunabiliyor. Yani böyle tatlı bir gizem unsurlarına sahip.İşte Tunic böyle bir oyun. Yakın zamanların en iyi indie oyunlarından biri. Souls-like ve metroidvania seven herkesin bu oyunu oynamasını öneriyorum.🅐🅛🅣🅘🅝
PC
Jun 2, 2024
Mayhem Brawler
6
User Score
dogukansapmz
Jun 2, 2024
Mayhem Brawler şu zamanların öne çıkan biri türü olmayan Beat'em up tarzının çok güzel bir temsilcisi. Küçükken hepimiz oynamışızdır tarayıcılarda bu oyun türünü. O yüzden oynayanı çok güzel bir nostaljiye sokuyor. Mayhem Brawler diğer Beat'em up'ların yaptığı şeyleri yapıp üstüne oldukça güzel şeyler ekliyor. Mesela oyunda bölüm bölüm ilerliyorsunuz ve bu bölümler arasında siz seçim yapıyorsunuz. Dİğer bölüm kaybolmuş oluyor. Böylelikle tekrar oynanabilirliği arttırıyor. Üstüne oyunda 5 farklı oynanabilir karakter , 12 boss , 30 farklı düşman tipi olması oyunun tekrar tekrar oynasan bile sıkılmamana neden oluyor. Bunlar dışında mekanikler oldukça basit. Mortal Combat gibi , ya da başka dövüş oyunlarındaki gibi belirli sıralarda 3-4 butona basayım özel hareket yapayım felan yok. Oldukça basit. Ama basit olması kötü olduğu anlamına da gelmiyor. Aynı zamanda oldukça güzel. Sanat tarzı da çok hoş hem oyunun sanat tarzında hem de hikaye anlatım tarzında. Hikaye anlatımı sanki bir comic okuyormuşcasına ilerlerken oyun tarzı da aynı şekilde 90'lardan bir comic sahnesi oynuyormuş gibi. Oldukça güzel. Tek sorunu tek oynayış süresinin 2 saat civarı olması. Oldukça kısa. Bu bir sorun mu , daha uzun olsa daha iyi mi olurdu tam emin değilim ama belirtmek istedim. Sonuçta 2 saat olsa da 5 farklı oynanabilir karakter var , isteyen gitsin baştan başlasın.Sonuç olarak oyun gerçekten güzel. Türk oyunu diye övmüyorum , cidden türünün güzel bir örneği.🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Jun 2, 2024
Ghostrunner
7
User Score
dogukansapmz
Jun 2, 2024
Ghostrunner'ı isminden dolayı aldım. Daha çok cyberpunk temalı bir evrende geçen yarı open-world bir aksiyon oyunu sandım ama alakası yok. Bu oyunun tarzını bölüm bölüm ilerlediğin ve her bölümde hiç hasar almadan geçmen gereken bir platform oyunu olarak tanıtabiliriz. Yani superhot-hotline miami ama platformlusu. Oyun kendisine çok güzel bir dünya kurmuş. Çok güzel bir cyberpunk evreni. Karakterimiz burada böyle kendine verilen görevleri yapan ninja gibi bir şey. Bunlara işte cyberpunk diyorlar. Tabi bunlar insan değil. Robot tarzı bir şeyler. Hikayemizde de bizi yaratan reise karşı çıkarken reis bizi tokat manyağı ediyor ve bozuluyoruz. Sonrasında biri bizi tamir ediyor ve gene reise karşı çıkmaya gidiyoruz tarzı bir hikayeye sahip. Sıradan olsa da kötü değil. Oyunda bizim tek dostumuz var o da kılıcımız. Ama kılıcımız yanında zamanla açılan 4 skill'e daha sahibiz ve oyunda genel mekaniğimiz olan dash ve dash yaparken gelen zaman yavaşlamasıyla önümüze çıkan farklı düşman tiplerini yene yene ilerlemeye çalışıyoruz. Genel yapı bu. 5-6 tane düşman tipi var ama oyun kısa olduğundan oldukça yeterli. Platformlar'da çeşitli olmuş sadece şuraya atla buraya atla değil. Bizi sıkmadan oldukça tatlı bir şekilde yedirmişler.Kısa çerezlik güzel bir deneyimdi. İyi ki oynadım beni baya memnun etti. Platform ve tek hak tarzlı oyunları seven varsa oynasın. Öneriyorum
PC
May 19, 2024
Far Cry 4
7
User Score
dogukansapmz
May 19, 2024
Far Cry'ın dördüncü oyunu. Büyük ihtimal bunu şu anda oynayan biri üçüncü oyunu oynayıp bu oyuna gelmiştir. Ve size üzücü bir şey söyleyeyim. Bu Far Cry serisi cidden dedikleri kadar var. Önceki oyun üzerine hiç düzgün bir yenilik yok. Cidden aynı oyun. Sadece hikayesi farklı. Hikayesi de gene alakamız olamamasına rağmen bir şekilde kendimizi Afrika'nın ortasında buluyoruz. Bu seferki nedenimiz annemizin küllerini doğduğu mekana getirmek.Geri dönüyoruz ve bu mekanı yöneten diktatör abi bizi evine alıyor. Sonrasında evini isyancı grup basıyor ve bizi bir şekilde kurtarıyorlar/kaçırıyorlar. Ne isterseniz artık. Sonrasında öğreniyoruz ki bizim peder bu isyancı güçlerin kurucusu ve bir şekilde bunların tarafında olarak oyuna başlıyoruz. Amacımızsa klasik şekilde bu diktatör abimi outpost'larını felan ele geçire geçire görev yapa yapa tahtından düşürmek. Ana kötü karakterimiz 3. oyundaki villain Vaas gibi çok orjinal değil. Gene var çılgınlığı felan ama oyun dünyasına ismini yazdıracak kadar bir orjinalliği yok. Neyse oyunun hikayesi kısacası böyle. Çok orjinal olmasa da güzel bir kaç yenilikle hikayeyi ilgi çekici hale getirmişler. Mesela isyancı grubu 2 kişi yönetiyor ve bunların arasında bir güç çekişmesi var. Bu ikisi de birbirinden uç insanlar. Biri töre , din diye kafayı bozmuş biri salsak yeni bir diktatör olacak bir kadın. Oyun bunların arasından bizden çeşitli yerlerde seçim yapmamızı istiyor. Ve bu oyunun hikayesinin içine girmene yardım ediyor. Bunun dışında güzel side-story diyebileceğimiz tatlı görevlerimiz var. Önceki Far Cry oyununda olduğu gibi super natural temasına sahip bir kaç kısım var. Bunların dışında her Ubisoft oyununda olan klasik şeyleri kafamıza atan bir FPS oyunu. Git kule aç , collectable topla , outpost bas , random event olarak karşına çıkan şeyleri yap felan. Yani özellikle anlatabileceğim bir mekaniği yok. Klasik bir Far Cry oyunu klasik bir FPS oyunu. Zaten bu Far Cry oyunları aslında çok iyi oyunlar. Ama bu sadece her oyuna kendi çerçevesinde baktığında geçerli. Tek sıkıntıları yeni Far Cry oyunu olarak çıktılarından orjinal olmayan ve rutin bir oyuna dönmesi. Kısacası ben bu oyunu öneriyorum. Ama bir önceki oynadığınız first person shooter oyunuyla arasına biraz zaman koyup oynamanız sizin için daha iyi olur. 🅖🅤🅜🅤🅢
PC
Related Content: ijumpman | fishie fishie | lucha libre aaa heroes del ring | disgaea 4 a promise unforgotten medic | disgaea 4 a promise unforgotten pirohiko ichimonji | four in a row 2010 | zombie square | super sniper hd | the will of dr frankenstein | chuck e cheeseand39s party games alley roller