Beni duygudan duyguya sürükleyen, yer yer güldüren, yer yer gözlerimi dolduran bir film oldu. Öğretmenlik mesleğinde gönlü olan biri olarak geleceğimi bu meslek üzerine inşa etmek istediğime dair bir ateş uyandı yüreğimde. Fakat ülkemizde öğretmenlik maalesef önü açık bir meslek değil. Fakat buna rağmen film bendeki bu isteği kabarttı. Uzun zaman sonra bir filmde gözlerim dolduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Titanik’te bile gözlerim dolmamıştı. Son olarak: “Oh, captain my captain…”
Hakkının 75 puan olduğunu asla ve asla düşünmediğim ve kötü yorumların hiçbirine katılmadığım bir film oldu Titanik. Dramatik ve beni etkileyen bir hikayeyle karşılaşacağımı biliyordum ama bu kadar dramatik olmasını asla beklemiyordum. Ağlamasam da beni muazzam derecede etkiledi film. Dönem kıyafetlerini çok beğendim. 1997 yapım olmasına rağmen çekimlerin şahane olduğunu düşünüyorum. Hele Titanik’in battığı sahneler muazzamdı. Neredeyse 30 sene olacak olmasına rağmen günümüzde dahi hayranlık uyandıran bir film. Beni çok etkiledi. Bıraktığı etkiyi seneler sonra bile hatırlayacağıma eminim.
Efsaneleşmiş klasiklerden Kuzuların Sessizliği.. On yıllar sonra izleyince aynı etkiyi vermiyor fakat günümüzde ortalama üstü bir film diyebilirim. Hannibal dizisini izlemeseydim veya yakın zamanda izlemeseydim daha büyük bir etki bırakırdı muhtemelen. Fakat Hannibal dizisi ve Mads Mikkelsen'in performansı o kadar şahane ki filmi gölgede bırakıyor. Boynuz kulağı geçmişte diyebilirim. :)
Puanım 7,8. Al Pacino’nun tek başına şov attığı bir film olmuş.z Hayatımda gördüğüm en iyi ve en unutulmaz performanslardan biri hiç şüphesiz. Oscar’da almış bu performansıyla, hiç şaşırmadım. Bunun dışında benim gözümde zamanla baba-oğula dönen bir ilişkiyi çok güzel şekilde anlatmış. Güzel işlemiş konuyu. Filmi bu kadar güzel yapan ve bu puanı verdiren etken gene Al Pacino’nun performansıdır yalnız. Filmde sevdiğim iki alıntıyı paylaşayım: “Bir zamanlar görebiliyordum. Ve çok şey gördüm geçirdim. Bunlar gibi, bunlardan genç çocukların kollarının parçalandığını, bacaklarının koptuğunu gördüm. Ama dünyadaki en kötü görüntü kesilip atılmış bir ruhtur. Onun için protez olmaz.” “Charlie’nin bugün burada suskun kalması doğru mu bilmiyorum. Ben ne yargıcım, ne jüri üyesi. Ama size şunu söyleyebilirim. Geleceğini satın almak için kimseyi satmayacaktır! Ve buna dürüstlük denir dostlarım. Buna cesaret denir. Liderlerin hamuru da bunlarla yoğrulur.” Son olarak: HOAH!
Çok tatlı, çok güzel bir animasyon filmiydi. Yer yer güzel mesajlar barındıran, yer yer insanı güldüren, yer yer üzen anlara sahipti. Ben gayet beğendim. Küçükken izleseydim daha çok beğenirdim haliyle. Fakat biraz daha büyük bir yaşta izleyince filmi seyrederken çıkardığımız anlam ve filme bakış açımız daha farklı oluyor. Ve puanda düşüyor doğal olarak. Aslında böyle filmleri her 15 yaşta bir izlemek lazım.
Anakin Skywalker'ın hikayesinin başlangıcı.. Bu üçleme zaten benim en sevdiğim Star Wars üçlemesi. Çünkü Darth Vader benim en sevdiğim kurgusal karakterlerden biri. Bu yüzden fazla açıklamaya gerek yok.. Eski filmlerin eskiliğini de hissettirmeyince tadından yenmiyor vallahi.
İlk filme göre daha çok sevdiğim bir film oldu. Darth Vader'ı çok severim ve bu filmde kendisine dolu dolu yer verilmiş. Meşhur imparatorluk müziğini ise ilk kez duyduğumuz bir film. Yaşını belli ediyor artık, dediğim gibi orijinale sadık kalınacak bir yeniden yapım çok güzel olurdu.
Güzel bir filmdi. Fakat bende Güç Uyanıyor’un yarattığı etkiyi yaratamadı. O filmde çok büyük bir sürpriz faktörü vardı ve filmin seyir zevkini arttırmıştı. Güç Uyanıyor kadar iyi bir film olduğunu düşünmediğim, bende büyük bir etki yaratmadığı ve bazı kısımları saçma bulmamdan dolayı iki puan düştüm. Kötü bir film olduğunu düşünmüyorum ama süper, efsane bir filmde değil.
Filmi şu yüzden sevdim, şu yüzden beğendim tarzı açıklamalarda bulunmayacağım. Bu film benim hayatımda seyrettiğim en iyi, en güzel, en mükemmel, en özel film. Klasik halini defalarca, yönetmen özel versiyonunu defalarca kez izlememe rağmen sıkılmadan, usanmadan tekrar tekrar izlediğim yegane filmdir Kralın Dönüşü. Gelecek hakkında kesin konuşmayı sevmem çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez. Hayatım boyunca izleyeceğim hiçbir film, Kralın Dönüşü'nün benim üzerimde bıraktığı etkiyi bırakamayacak ve asla bu film kadar özel bir yere sahip olamayacak!
Filmi ilk kez seyredişimde, ilk kez bir Star Wars filmi seyretmiştim. Ve yer yer sıkıldığım anlar olmuştu çünkü film çok eski. Annem doğmadan önce çıkmış bir film en nihayetinde. Fakat ikinciye seyredişimde ilk sefere göre filmi daha çok beğendim. Bu filmden sonra neler olacağını, filmden önce neler olduğunu biliyor olmak filmi seyrederkenki zevkimi arttırdı. Darth Vader, müzikleri, karakterleri ve yer yer aksiyon anları ile benden bu puanı alıyor. Bir LOTR değil bana göre. LOTR onlarca yıl sonrada seyredilecek bir film iken Star Wars’ın 4-5-6 filmleri yaşını fazlasıyla belli ediyor. LOTR ile aralarındaki yıl farkından dolayı bu normal. Anakin üçlemesi bugün dahi izlenir (ki o üçlemeyi daha çok seviyorum) fakat Luke’un üçlemesi günümüzde izlenmesi oldukça zor. Orijinale saygısızlık olmayacak bir yeniden yapım gelsede bayıla bayıla izlesek.. (Çok eski geldiği için bu puanı veriyorum. O dönem izlesem daha yüksek puan verirdim.)